T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1631 KARAR NO : 2025/1909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : 2023/392 ESAS - 2025/623 KARAR DAVA KONUSU : Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ : 13.10.2025 İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin .... plakalı aracı davalıdan bir adet traktör aldığını, borcu için aracın kaydına r…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1631 KARAR NO : 2025/1909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : 2023/392 ESAS - 2025/623 KARAR DAVA KONUSU : Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ : 13.10.2025 İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin .... plakalı aracı davalıdan bir adet traktör aldığını, borcu için aracın kaydına rehin konulduğunu, müvekkilinin satış bedelini ödediği halde rehnin kaldırılmadığını ileri sürerek.... plakalı traktör üzerine konulan rehnin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, ispatlanamayan davanın redidne karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN: Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı firmanın faaliyette olmadığını, rehnin kaldırılması gerektiğine ilişkin emsal karar bulunduğunu, kararın hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Taraflar arası uyuşmazlık, traktör satışından kaynaklanan bedel için konulan rehnin kaldırılması isteminden kaynaklanmaktadır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tanımlar başlıklı 3.maddesinde; "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (...) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" düzenlemesi mevcuttur. Aynı Kanun'un 73/1.maddesinde de; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 73.maddesine göre de; tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup HMK'nın 114.maddesine göre aynı zamanda dava şartıdır ve taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Ayrıca görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı TKHK'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Diğer bir deyişle bir hukuki işlemin anılan Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Öte yandan Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Somut olayda; taraflar arasındaki satış sözleşmesi tarımsal amaçlı kullanılan traktörün alım satımına ilişkin olup, davacının yasanın tanımladığı anlamda tüketici sıfatının bulunmadığı, bu nedenle tüketici mahkemelerinin görevli olmadığı; yine davacının tacir olmaması, uyuşmazlığın niteliğine göre mutlak ticari davanın da söz konusu olmaması nedeniyle ticaret mahkemelerinin de görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığı, ticari dava niteliği bulunmadığı, buna göre genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davacının sair yönlerden incelenmeyen istinaf başvurusunun re'sen nazar alınan görev kuralı nedeniyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a,3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.06.2025 tarih, 2023/392 esas, 2025/623 karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/10/2025 günü oybirliği ile karar verildi. .