T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1831 - 2025/1616 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1831 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1616 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/256 E - 2023/439 K DAVANIN KONUSU : Ala…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1831 - 2025/1616 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1831 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1616 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/256 E - 2023/439 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 22/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı idare arasında 26/01/2018 tarihinde Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-1 İçin Çelik Boru Alım İşi, 23/02/2018 tarihinde Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-2 İçin Çelik Boru Alım İşi, 23/02/2018 tarihinde Afyon - Seçköy (Bursa )DGBH Faz-3 İçin Çelik Boru Alım İşi, 09/02/2018 tarihinde Gölmarmara - Salihli- Alaşehir-Kula Boru Alım İşi ile ilgili olarak 4 adet sözleşme imzalandığını, müvekkilinin mal temini işini yüklendiğini, sözleşme kapsamında davalı tarafa 3 adet kesin teminat mektubu verildiğini, sözleşme gereklerinin müvekkili tarafından yerine getirilmesine karşın davalı idarece 26/10/2018 tarihinde bankalara yazı yazılarak teminat mektuplarının müvekkilinin taahhütlerini yerine getirmediği gerekçesiyle nakde çevrilmesinin talep edildiğini ve teminat mektuplarının davalı idare tarafından nakte çevrildiğini, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ihmalinin bulunmadığını, teslimatı yapılan borulara ilişkin herhangi ayıp veya noksanlık bildirilmediğini, fesih gününe kadar müvekkiline herhangi bir uyarıda bulunulmadığını, müvekkiline fesih gerekçesi olarak bankalara yazılan yazılarda belirtilen gerekçeden farklı olarak Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun sözleşmeden önceki yasak fiil veya davranışları düzenleyen 21.maddesinin gösterildiğini, ilgili maddenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 17.maddesinde düzenlenen yasak fiil ve davranışlara atıf yaptığını, davalı idarenin fesih gerekçesinde hangi yasak fiil ve davranışın bulunduğu bildirilmediği gibi 4734 ve 4735 sayılı kanunlarda belirtilen yasak fiil veya davranışın da bulunmadığını, yeterli gerekçe göstermeden yapılan feshin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmeler imzalandıktan sonra 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna dayanılarak kamu ihalelerinden yasaklama kararı verilemeyeceğini, sözleşmeler imzalandıktan sonra ancak 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 25.maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışın varlığı halinde aynı kanunun 26.maddesine göre yasaklama kararı verilebileceğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 25.maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışın da müvekkili nezdinde bulunmadığını, müvekkili tarafından sözleşmelerin davalı idarece tek taraflı ve haksız olarak feshedilmesi üzerine tahakkuk eden miktarlarla birlikte sevk edilmiş ancak hakedişi yapılmayan işlere ilişkin hak edişin yapılarak ödenmesi için davalıya 09/11/2018 tarihli ihtamame keşide edildiğini, ancak ihtarname gereğinin davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalı idare tarafından müvekkiline gönderilen 12/02/2019 tarihli yazıyla sözleşmelerin Yönetim Kurulu kararı ile feshedildiği, davalı idarece işin başında avans ödemeleri yapıldığı, avans ödemelerinin bir kısmının hakedişlerden mahsup edildiği, 43.426.128,04 TL avans bakiyesinin sözleşmenin 13.1.1. maddesi gereğince mahsubu gerektiği, fesih sonrası tasfiye işlemlerinin yapılarak 09/01/2019 tarihinde işlemin onaylandığı, avans bakiyesinin 15 gün içinde ödenmesi gerektiği hususlarının bildirildiğini ve 20/03/2019 tarihinde avans teminat mektuplarının davalı tarafından nakde çevrildiğini, fesih sonrası yapılan tasfiye işlemlerinin de sözleşmelere aykırı olduğunu, sözleşmenin 13. maddesine göre işin tasfiyesi halinde tasfiye kabul tarihinden itibaren avans ödemesinin İdare hesaplarına 30 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ancak tasfiye kabul kararı olmadığı gibi davalı İdare tarafından ödeme için 15 günlük süre verildiğini, davalı İdareye 27/02/2019 tarihinde gönderilen yazı ile duruma itiraz edildiğini, bunun üzerine davalı İdarenin ödeme için 30 günlük süre verdiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle yaklaşık 210.000.000,00 TL zarara uğradığını, bu zararın; müvekkilinin sözleşme gereği sunmuş olduğunu teminat mektuplarının irat kaydedilmesi ve ödenen komisyon bedelleri nedeniyle 25.000.000,00 TL civarında olduğunu, teminat mektuplarının irat kaydedilmesi nedeniyle bankalara ödenen faiz tutarının 5.700.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin feshedilmesi sonucunda istihdam ettiği personele toplam 4.000.000,00 TL kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin kullandığı kredilerden dolayı 21.000.000,00 TL faiz ödemesi yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin çelik boru alım işleri kapsamında işlemek üzere çelik borular satın aldığını, bu boruların başka bir işte kullanılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle yaklaşık 18.700.000,00 TL zararının oluştuğunu, davalı İdarenin hakkedişlerini geciktirmesi nedeniyle kullanılmak zorunda kalınan kredilerin faizlerinin 1.000.000,00 TL civarında olduğunu, halen ödenmeyen ve emanette bekletilen hak ediş tutarının 16.285.000,00 TL olduğunu, davalının haksız olarak cezai şart uyguladığını, sözleşme kapsamında Ereğli'ye sipariş verildiğini, 1.000.000,00 TL ödeme yapıldığını, yaklaşık 1 yıllık iş kaybı yaşayan müvekkilinin bu nedenle 60.000.000,00 TL zarara uğradığını, müvekkilinin prestij kaybının 10.000,000,00 TL civarında olduğunu, gecikme cezalarının hesabında fesih tarihinin esas alınması nedeniyle zararın 4.300.000,00 TL civarında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmadığını, dava değerinin belirli olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası ve kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, davanın mecburi dava arkadaşlığı kuralları gözetilmeksizin açıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A öngörülen dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, sözleşmelerin feshinin ve fesih sonrasında yapılan işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, mevzuat hükümlerine göre davacının ihalelerden yasaklı olmadığına dair teyit alındıktan sonra sözleşmelerin imzalandığını, daha sonra 13/04/2018 tarihindeki yapılan işlem sırasında davacının 11/01/2018 tarihi itibariyle ihalelere katılmaktan yasaklı olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine Kamu İhale Kurumu ile yazışmalar yapıldığını, Kamu İhale Kurumu tarafından verilen cevapta, davacının ... A.Ş. tarafından Kamu İhale Kanunu kapsamında 1 yıl süre ile yasaklandığı, yasaklama kararının 27/09/2017 tarihinde Resmi Gazetede ilan edildiği ve aynı gün yasaklılar listesine kaydının yapıldığı, yasaklama kararının iptali için idare mahkemesinde açılan davada 01/12/2017 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bu kararın kuruma 07/12/2017 tarihinde ulaşması üzerine davacının yasaklılık kararının mahkeme karar tarihi itibariyle sicilden çıkartıldığı, ancak Bölge İdare Mahkemesi tarafından 11/01/2018 tarihli karar ile yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığı, yazının 01/03/218 tarihinde kuruma ulaşması üzerine mahkeme karar tarihi itibariyle davacının yasaklılar listesine tekrar eklendiği yönünde bilgi verildiğini, yazı ekinde gönderilen İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarından davacının kamu ihalelerinden yasaklanma nedeninin 4734 sayılı Kanunun 11/g bendinde yer alan terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kapsamda olduğu MİT Müsteşarlığı tarafından bildirilen yurt dışı bağlantılı gerçek ve tüzel kişilerin ihaleye katılamayacağına yönelik düzenleme olduğunun anlaşılması üzerine mülga Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünden davacının ve sermaye çoğunluk ortağı ... A.Ş. firmalarının terör veya istihbari yapılarla herhangi bir iltisakı olup olmadığı hususlarında bilgi sorulduğunu, yazı cevabında yer alan istihbari bilgiler ve davacının kamu ihalelerinden yasaklanmış olması karşısında sözleşmelerin 4734 sayılı Kanunun 21.maddesi uyarınca feshedildiğini, sözleşmenin Kanunun 21.maddesine göre feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, aynı madde uyarınca fesih işleminin doğal sonucu olarak kesin teminat mektuplarının gelir kaydedilmek üzere nakde çevrildiğini, feshin haklı olduğunu, feshe bağlı tazminat isteminin reddi gerektiğini, davacıya verilen avans ödemelerini garanti eden avans teminat mektuplarının davacının avans ödemelerini iade etmemesi nedeniyle nakte çevrildiğini, davacıya ödenen 56.668.947,13 TL avans ödemesinden toplam 13.242.819,09 TL hakedişin mahsubu sonucunda bakiye 43.426.128,04 TL avans ödemesinin talep üzerine verilen süreye rağmen ödenmediğini, bu nedenle avans ödemelerini garanti eden avans teminat mektuplarının iade edilmeyen avans miktarı kadar kısmının nakde çevrilerek iadenin sağlandığını, sözleşmenin uygulanması sırasında davacının boru tesliminde gecikmesi nedeniyle sözleşmenin 34.maddesine göre gecikme cezaları tahakkuk ettirildiğini, davacının gecikmeleri kabul ettiğini, hakedişleri imzaladığını, taleplerin reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 26/01/2018 tarihinde Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-1 İçin Çelik Boru Alım İşi, 23/02/2018 tarihinde Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-2 İçin Çelik Boru Alım İşi, Afyon- Seçköy (Bursa) DGBH Faz-3 İçin Çelik Boru Alım İşi, Gölmarmara - Salihli- Alaşehir-Kula işi ile ilgili olarak 4 adet sözleşme imzalandığı, davacı ... A.Ş. 'nin, ... ... A.Ş. tarafından 4734 sayılı Kamu İhaleKanunu kapsamında bir yıl süreyle yasaklandığı, bu yasaklama kararının 27/09/2017 tarihliResmi Gazetede ilan edildiği ve aynı gün yasaklılar listesinde kaydının yayınlandığı, sözkonusu yasaklama kararının iptali için açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin2017/3147 Esas ve 01/12/2017 tarihli yürütmeyi durdurma kararının verildiği ve mahkeme kararının 07/12/2017 tarihinde kendilerine ulaştığı ve ... A.Ş. 'nin yasaklılık kaydının mahkeme karar tarihi olan 01/12/2017 tarihi itibariyle sicilden çıkarıldığı ancak Ankara Bölge İdave Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin Y.D. İtiraz No:2018/12 ve 11/01/2018 tarihli kararı ile Ankara 8. İdare Mahkemesinin 2017/3147 Esas ve 01/12/2017 tarihli yürütmeyi durdurma kararının kaldırılarak yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiğinin 01/03/2018 tarihinde kendilerine ulaşması üzerine ... A.Ş. 'nin mahkeme karar tarihi olan 11/01/2018 tarihi itibariyle yasaklılar listesine tekrar eklendiği, sözleşmenin 35, 36, 37.maddelerinde fesihle ilgili düzenlenmelerin bulunduğu, Anayasa Mahkemesi'nin KIK'ın 11/1-g maddesini iptal kararı ile akdedilen ihalelerden olan; FAZ-I ve GÖLMARMARA sözleşmeleri kapsamında, davacı şirket hakkında verilen bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararını 20/05/2020 tarihli Bakanlık Oluru ile kaldırmış olup bu hususun 02/06/2020 tarih ve 31143 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, Danıştay 13. Dairesi'nin 2020/3928 Esas 2021/1416 Karar ve 16/04/2021 tarihli bozma kararı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nin 04/11/2021 tarihli kararında özetle; "..Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile, istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, 27/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen Afyon Seçköy DGBH Faz-1 Için Çelik Boru Alımı ve 28/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen Burhaniye- Edremit Ilçeleri DGBH Faz-1 ve Gölmarmara- Salihli- Alaşehir- Kula Ilçeleri DGBH Faz-1 Için Çelik Boru Alımı ihaleleri dolayısı ile verilen yasaklama kararları yönünden dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu işlemin 30/01/2018 tarihinde gerçekleştirilen Afyon Seçköy DGBH Faz-2 lçin Çelik Boru Alim ve 07/02/2018 tarihinde gerçekleştirilen Afyon Seçköy DGBH Faz3 Için Çelik Boru Alımı ihaleleri dolayısı ile davacılar hakkında verilen yasaklama kararlarına ilişkin kısmının ise iptaline" şeklinde karar verildiği, kararın Danıştay 13. Daire'sinin 07/12/2022 Tarih, 2022/602 Esas, 2022/4360 Karar sayılı kararı ile onandığı, 4734 sayılı Kanunun 21. maddesinde; yüklenicinin, ihale sürecinde Kamu İhale Kanununa göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir, ancak, taahhüdün en az %30'inin tamamlanmış olması ve taahhüdün tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla; ivediliği nedeniyle taahhüdün kalan kısmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması, taahhüdün başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması, yüklenicinin yasak fili veya davranışının taahhüdünü tamamlamasını engelleyecek nitelikte olmaması, hallerinde, idare sözleşmeyi feshetmeksizin yükleniciden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir ve bu takdirde yüklenici taahhüdünü tamamlamak zorundadır. Ancak bu durumda, yüklenici hakkında 26 ncı madde hükmüne göre işlem yapılır ve yükleniciden kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edileceğini, bu ceza hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de tahsil edilebileceği hükmüne yer verildiği, “Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-i İçin Çelik Boru Alım İşi” için sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %25'i, "Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-2 İçin Çelik Boru Alım İşi” için sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %15'i, "Afyon - Seçköy (Bursa) DGBH Faz-3 İçin Çelik Boru Alım İşi”için sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %15'i, Gölmarmara - Salihli- Alaşehir-Kula işi için sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %25'inin avans teminat mektubu sunması karşılığında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 35.3.1. maddesinde yer alan “Yüklenicinin, ihale sürecinde 4734 sayılı Kanuna göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir” hükmünün bulunduğu, Gölmarmara - Salihli- Alaşehir-Kula işi için ise, %80'lik imalat şartının gerçekleşmiş olduğu görülmekle birlikte; aynı zamanda İvediliği nedeniyle taahhüdün kalan kışmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması, Taahhüdün başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması ve davacı Firmanın Kamu İhale Kurumunca, mahkeme kararına dayalı olarak yasaklılık listesine alındığı görüldüğünden sözleşmenin feshi sözleşme ilişkisinin ileriye etkili olarak son bulması olduğu ancak eser sözleşmeleri ani edimli sözleşmeler arasında sayıldığından sözleşmenin feshi kural olarak geriye etkili sonuç doğurduğundan fesih tarihine göre davalı İdarenin sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, davacının hakkedişlerde ihtirazi kaydının olmamasına göre, gecikme cezasından dolayı talepte bulunamayacağı, Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve 2018/90 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile 4/34 sayılı Kanun'un iptal edilmeden önceki 11/g maddesine göre davalı yanca nakde dönüştürülerek irat kaydedildiği beyan edilen teminat mektuplarından davacının 18.582.400,00 TL.tutarında alacaklı olduğu, bu konuda dava dilekçesindeki kısmi talebe göre teminat mektuplarının irat kaydedilmesi sonucunda mektup bedelleri ve mektup komisyonlarından doğduğu ileri sürülen toplam zararın bedeline yönelik talebin kabulü ile 800,00 TL’nin davalıdan tahsiline, sözleşmenin feshi haklı olduğundan diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda talep edilen alacak kalemlerine değinilmediğini, zarar tespiti yapılmadığını, ticari defterlerin incelenmediğini, sunulan uzman raporunun dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda hukuki değerlendirmede bulunulduğunu, itirazlar üzerine alınan ek raporda teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin talebin yerinde olduğu yönünde görüş belirtildiğini, kök ve ek rapor arasındaki çelişkinin eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını göstermekte olduğunu, yeni rapor talebinin mahkemece red edildiğini, fesih sebebi olan Kamu İhale Kanunu 11/1-g maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, müvekkili şirketi kamu ihalelerinden yasaklayan idari işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığını, iptal kararı doğrultusunda bakanlıkça müvekkili ile akdedilen Faz-1 ve Gölmarmara sözleşmeleri kapsamında yasaklama kararının kaldırıldığını, kararın Resmi Gazetede yayınlandığını, Faz-2 ve Faz-3 sözleşmeleri için yargılama aşamasında fesih sebebi olarak ileri sürülen Kamu İhale Kanunun 11/1-g maddesinin müvekkili yönünden geçerli olmadığı yönündeki Danıştay 13. Dairesinin 2022/602 Esas, 2022/4630 Karar sayılı kesin hükmünün dikkate alınmadığını, ilgili kararda müvekkilinin ihale ve sözleşme tarihlerinde yasaklı kabul edilemeyeceğinin kesin olarak hükme bağlandığını, bilirkişi ve mahkeme tarafından bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tüm talepler yönünden davanın reddi gerektiğini, Kamu İhale Kanunu 21.maddeye göre yapılan fesih sonucunda kanun ve sözleşme hükümlerine göre kesin teminat mektuplarının irad kaydedilmesi işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı ile 4 adet sözleşme akdedildiğini, sözleşmelerin imzalanmasından sonraki süreçte mevzuat gereğince yapılan işlemler sırasında davacının ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu bilgisi ile karşılaşıldığını, bunun üzerine Kamu İhale Kurumu ile yapılan yazışmalar sonucunda mahkeme kararlarının tetkikinden davacının Kamu İhale Kanunu 11/g maddesi uyarınca kamu ihalelerine katılmaktan yasaklandığı, kararın 27/09/2017 tarihinde Resmi Gazetede ilan edildiği, 11/01/2018 tarihi itibariyle de yasaklılar listesine tekrar eklendiği hususlarının anlaşılması üzerine ihale ve sözleşme tarihleri itibariyle davacının ihalelere katılmaktan yasaklı olduğunun anlaşıldığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 11/a maddesinde "geçici veya sürekli olarak idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanların" ihaleye katılamaması kuralı gereğince sözleşmenin Kamu İhale Kanunu 21.maddesi uyarınca feshedildiğini, durumun davacıya bildirildiğini, davacının yasaklı olmasına rağmen ihaleye katılmakla sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, kanunda ihaleye katılamayacaklara ilişkin 11.madde, yasak fiil ve davranışlara ilişkin 17.madde, sözleşmeden önceki yasak fiil ve davranışlar nedeniyle fesih ile ilgili 21.madde hükümlerinin sözleşmelerin 34-35-36.maddelerinde de yer aldığını, kanunun 21/1 maddesine göre ihalelere katılmaktan yasaklı olanların sözleşmesinin feshedilerek teminatlarının irad kaydedileceğini, mahkemece feshin haklı olduğu tespit edilmesine rağmen kanunun 21, sözleşmenin 35.maddesi gereğince kesin teminat mektuplarının irad kaydedilmesi işleminin hukuka uygun olduğundan tüm taleplerin reddi gerekirken kısmen kabul kararı verildiğini, kısmen kabul kararının gerekçelendirilmediğini, bakanlık tarafından yasaklılık kararının kaldırılması ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının davaya etkisinin bulunmadığını, dava konusu taleplerin somutlaştırılması yönündeki ara karar üzerine sunulan davacı dilekçesinin yeterli olmadığını, somutlaştırılmayan davanın reddi gerektiğini, davacının teminat mektuplarının irad kaydedilmesi neticesinde mektup bedelleri ve mektup komisyonlarından doğan zarar başlığı altında 800,00 TL talep ettiğini, iki ayrı talep için hangi miktar talep edildiğinin açıklanmadığını ileri sürerek davanın tümden reddi yönünde karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı idare taraıfndan feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, sonucuna göre davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyanın yapılan incelemesine göre, davalı tarafından 27/12/2017- 28/12/2017- 30/01/2018- 07/02/2018 tarihlerinde yapılan ihaleler sonucu taraflar arasında 26/01/2018, 23/02/2018, 23/02/2018 ve 09/02/2018 tarihli çelik boru teminine ilişkin 4 adet sözleşme imzalandığı, davacının davalı tarafa teminat mektupları verdiği, davalının 26/10/2018 tarihli yazısı ile sözleşmeleri 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 21.maddesine dayalı olarak feshettiği, davacı tarafın feshin haksız olduğunu iddia ettiği, davalının ise sözleşme feshinin haklı nedene dayandığını savunduğu, sözleşmeler imzalanırken davacı hakkında yapılan sorgulamada ihalelere girmekte yasaklılığının bulunmaması nedeniyle sözleşmelerin imzalandığı, sözleşmeler imzalandıktan sonra işlemlerin yapıldığı sırada davacı hakkında 11/01/2018 tarihi itibariyle ihalelere girmekten yasaklı olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine Kamu İhale Kurumuna yazı yazıldığı, yazıya verilen cevapla, davacı hakkında ... ... A.Ş. tarafından 1 yıl süre ile kamu ihlalerine girmekten yasaklanmasına ilişkin karar verildiği, kararın 27/09/2017 tarihinde Resmi Gazetede ilan edildiği, kararın iptali için idare mahkemesinde açılan davada 01/12/2017 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verildiği, yazının ilgili kuruma 07/12/2017 tarihinde gönderildiği, kurum tarafından mahkeme karar tarihi itibariyle davacının yasaklılar listesinden çıkartıldığı, kararın istinaf incelemesi sırasında Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu defa 11/01/2018 tarihinde yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığı, yazının ilgili kuruma 01/03/2018 tarihinde geldiği, mahkeme karar tarihi itibariyle davacının tekrar yasaklılar listesine eklendiği, bu süreçte davacı ve davalı arasında davaya konu sözleşmelerin imzalandığı, durumun anlaşılması üzerine davalı tarafından 26/10/2018 tarihinde 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 21.maddesine göre sözleşmelerin feshedildiği anlaşılmıştır. Konuyla ilgili yasal düzenlemelere bakıldığında; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Sözleşmeden önceki yasak fiil veya davranışlar nedeniyle fesih başlıklı 21.maddesinde; "Yüklenicinin, ihale sürecinde Kamu İhale Kanununa göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak, taahhüdün en az % 80’inin tamamlanmış olması ve taahhüdün tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla; a) İvediliği nedeniyle taahhüdün kalan kısmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması, b) Taahhüdün başka bir yükleniciye yaptırılmasının mümkün olmaması, c) Yüklenicinin yasak fiil veya davranışının taahhüdünü tamamlamasını engelleyecek nitelikte olmaması, Hallerinde, idare sözleşmeyi feshetmeksizin yükleniciden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir ve bu takdirde yüklenici taahhüdünü tamamlamak zorundadır. Ancak bu durumda, yüklenici hakkında 26 ncı madde hükmüne göre işlem yapılır ve yükleniciden kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edilir. Bu ceza hakedişlerden kesinti yapılmak suretiyle de tahsil edilebilir." hükmünün bulunduğu görülmüştür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun ihaleye katılamayacak olanlar başlıklı 11.maddesinde; "Aşağıda sayılanlar doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamazlar: a) (Değişik: 20/11/2008-5812/4 md.) Bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanlar. b) İlgili mercilerce hileli iflas ettiğine karar verilenler. c) İhaleyi yapan idarenin ihale yetkilisi kişileri ile bu yetkiye sahip kurullarda görevli kişiler. d) İhaleyi yapan idarenin ihale konusu işle ilgili her türlü ihale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve onaylamakla görevli olanlar. e) (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şahısların eşleri ve üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları ile evlatlıkları ve evlat edinenleri. f) (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilenlerin ortakları ile şirketleri (bu kişilerin yönetim kurullarında görevli bulunmadıkları veya sermayesinin % 10’undan fazlasına sahip olmadıkları anonim şirketler hariç). g) (Ek: 31/10/2016-KHK-678/30 md.; Değiştirilerek kabul: 1/2/2018-7071/29 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 14/11/2019 tarihli ve E.: 2018/90, K.: 2019/85 sayılı Kararı ile) İhale konusu işin danışmanlık hizmetlerini yapan yükleniciler bu işin ihalesine katılamazlar. Aynı şekilde, ihale konusu işin yüklenicileri de o işin danışmanlık hizmeti ihalelerine katılamazlar. Bu yasaklar, bunların ortaklık ve yönetim ilişkisi olan şirketleri ile bu şirketlerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri için de geçerlidir. (Değişik üçüncü fıkra: 30/7/2003-4964/8 md.) İhaleyi yapan idare bünyesinde bulunan veya idare ile ilgili her ne amaçla kurulmuş olursa olsun vakıf, dernek, birlik, sandık gibi kuruluşlar ile bu kuruluşların ortak oldukları şirketler bu idarelerin ihalelerine katılamazlar. Bu yasaklara rağmen ihaleye katılan istekliler ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir. Ayrıca, bu durumun tekliflerin değerlendirmesi aşamasında tespit edilememesi nedeniyle bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa, teminatı gelir kaydedilerek ihale iptal edilir. (Ek fıkra: 31/10/2016-KHK-678/30 md.; Değiştirilerek kabul: 1/2/2018-7071/29 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 14/11/2019 tarihli ve E.: 2018/90, K.: 2019/85 sayılı Kararı ile)" hükmünün, Yasak fiil veya davranışlar başlıklı 17.maddesinde; "İhalelerde aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır: a) Hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap, rüşvet suretiyle veya başka yollarla ihaleye ilişkin işlemlere fesat karıştırmak veya buna teşebbüs etmek. b) İsteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak. c) Sahte belge veya sahte teminat düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek. d) Alternatif teklif verebilme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif vermek. e)11 inci maddeye göre ihaleye katılamayacağı belirtildiği halde ihaleye katılmak. Bu yasak fiil veya davranışlarda bulunanlar hakkında bu Kanunun Dördüncü Kısmında belirtilen hükümler uygulanır." hükmünün bulunduğu görülmüştür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 11/g ve son fıkrası 14/11/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup iptalden önceki düzenlemede; "g) (Değişik: 2.1.2017; 684 sayılı KHK m.3) Terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bildirilen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kapsamda olduğu Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından bildirilen yurt dışı bağlantılı gerçek ve tüzel kişiler." "(Ek fıkra: 31.10.2016; 678 sayılı KHK m.30) Birinci fıkranın (g) bendi kapsamındaki bildirimlere ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir. Söz konusu bent kapsamında olduğu tespit edilen istekliler ihale dışı bırakılır, ancak bunların teminatları hakkında dördüncü fıkrada yer alan hüküm uygulanmaz." hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin sermaye çoğunluğu ortağı olan ... Demir Sanayi A.Ş. hakkında ... ... A.Ş. tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 11/g maddesinde yer alan terör örgütü ile irtibat ve iltisak gerekçesiyle 27/09/2017 tarihinden itibaren Resmi tüm ihalelerden 2 yıl süre ile yasaklanmasına ilişkin kararının iptali için Ankara 8.İdare Mahkemesinde açılan davada, 01/12/2017 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verildiği, yazının ilgili kuruma 07/12/2017 tarihinde gönderildiği, kurum tarafından mahkeme karar tarihi itibariyle ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yasaklılar listesinden çıkartıldığı, yürütmeyi durdurma kararının istinaf incelemesi sırasında Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu defa 11/01/2018 tarihinde yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığı, yazının ilgili kuruma 01/03/2018 tarihinde geldiği, mahkeme karar tarihi itibariyle ... Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tekrar yasaklılar listesine eklendiği, mahkemece 10/04/2018 Tarih, 2017/3147 Esas, 2018/783 Sayılı Kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare 8.İdari Dava Dairesinin 29/11/2018 Tarih, 2018/771 Esas, 2018/1715 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin red edildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 04/02/2019 Tarih, 2019/160 Esas, 2019/191 Karar sayılı kararı ile kararın temyize tabi kararlardan olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin red edildiği görülmüştür. Taraflar arasında 23/02/2018 tarihli Afyon-Seçköy DGBH Faz-2 İçin Çelik Boru Alımı ile Afyon-Seçköy DGHB Faz-3 İçin Çelik Boru Alımı ihaleleri nedeniyle imzalanan sözleşmelerin davalı İdare tarafından feshedilmesi işlemlerinin iptal edilmesi talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali için davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 6.İdare Mahkemesinde açılan davada, 15/12/2022 Tarih, 2021/1990 Esas, 2022/2758 Karar sayılı ilamı ile, davacının yasaklı duruma geldiğinden haberdar olmadan ve yasaklılık sicilinde yasaklı olduğuna dair kaydı bulunmadan ihalelere iştirak ettiği, bu nedenle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 11.maddesine göre ihaleye katılamayacağı belirtildiği halde ihaleye katılmak fiilinin subuta erdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı İdarenin dava konusu işleminin iptaline karar verildiği, kararın davalı İdare tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 27/12/2023 Tarih, 2023/632 Esas, 2023/3293 Karar sayılı ilamı ile, davacının ihalelere katılmaktan yasaklı oldu halde ihaleye katıldığı değerlendirilerek 30/01/2018 tarihinde gerçekleştirilen "Afyon Seçköy (Bursa) DGBH Faz-2 için Çelik Boru Alımı" ve 07/02/2018 tarihinde gerçekleştirilen "Afyon Seçköy (Bursa) DGBH Faz-3 için Çelik Boru Alımı" ihaleleri sonucu imzalanan sözleşmelerin feshedildiği ve sözleşmelerin feshedilmesine dayanak alınan "yasaklı bulunduğu halde ihaleye katıldığı" tespitine yönelik davalı idare işleminin hukuka aykırılığı yargı kararı ile ortaya konulduğu gibi feshe esas alınan yasaklılık kararı da Anayasa Mahkemesinin kararı gözetildiğinde hukuka aykırı hale gelmiş olduğundan, idarenin bu hukuka aykırılığın sonuçlarını ortadan kaldırması gerektiği kuşkusuz ise de, sözleşmelere konu çelik boru ihtiyacı idarece daha sonra gerçekleştirilen ihaleler ile temin edildiğinden, gelinen aşamada idarenin aynı malı tekrar alım yapmasına yol açacak mahiyette ve sözleşmenin feshi işlemlerinin geri alınarak sözleşmenin yeniden canlandırılması anlamına gelecek şekilde yargı kararı verilmesine olanak bulunmadığından, davacının bu yöndeki talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, işbu kararın davalı tarafından gerekçe yönünden temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13.Dairesinin 03/10/2024 Tarih, 2024/887 Esas, 2024/3760 Karar sayılı ilamında belirtilen; "Yukarıda da belirtildiği üzere "yasaklı bulunduğu halde ihaleye katılmak fiili" dolayısıyla uygulanan yasaklama kararlarının, davacının bu durumdan haberdar olmadığından dolayı iptal edilmiş olması, davacının yasaklı olması durumunu ortadan kaldırmayacağından, bu iptal kararları ihale sözleşmesinin yeniden geçerli kılınmasını ve sözleşme ilişkisinin yeni baştan kurulmasını gerektirecek bir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Nitekim, davacı tarafından sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti istemiyle açılan davada, "sözleşmenin feshinin sözleşme ilişkisini ileriye etkili olarak sona erdirdiği ancak eser sözleşmesinin ani edimli sözleşmeler arasında olması nedeniyle uyuşmazlıkta sözleşmenin feshinin kural olarak geriye etkili sonuç doğurduğu, fesih tarihine göre davalı idarenin sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı" gerekçesiyle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2023 tarih ve E:2019/256, K:2023/439 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Bu itibarla, hukuka aykırılığı Mahkemece saptanmış bir ihaleden yasaklama kararının, somut olayın özellikleri de göz önünde bulundurulduğunda mutlaka sözleşmenin davalı idarece haksız feshedildiği sonucuna yol açmayacağı dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır." gerekçelerine yer verilmek suretiyle davalı İdarenin temyiz itirazlarının kabulü ile davanın reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle kararda belirtilen gerekçe ile onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen bilgi, belge ve yasal düzenlemeler gereğince; davalının sözleşmeleri 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 21.maddesine dayanarak bu kanunun atıf yaptığı 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 17. maddesi, 17.maddenin atıf yaptığı aynı kanunun 11.maddesine göre davacının terörle iltisakı nedeniyle ihaleye katılmasının yasaklı olması gerekçesiyle feshettiği, aynı kanunun 11/g maddesinde yer alan terörle iltisaklı olma hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından yargılama sırasında 14/11/2019 tarihinde iptal edildiği, Anayasa'nın 153.maddesi gereğince iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, bu nedenle sözleşme tarihleri ve fesih tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine ve yukarıda belirtilen taraflar arasında görülen idari davada Danıştay kararında kabul edilen gerekçelere göre davacının sözleşmelerin imzalandığı tarihler itibariyle kamu ihalelerine yasaklı olduğu gerçeği karşısında davalının sözleşmeleri feshetmesinin haklı nedene dayandığı, idare mahkemesinde yargılaması devam ediyor olsa da hakkında ihalelere girmekten yasaklılık kararı bulunan davacının ihaleye girmekle feshin sonuçlarına katlanması gerektiği, bu nedenle davalının sözleşmeleri feshetmesinin haklı nedene dayandığı kabul edilmekle davacının dava dilekçesindeki teminat mektupları bedelinin iadesine yönelik talep dışında kalan diğer taleplerin mahkemece red edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, her nekadar mahkemece teminat mektupları bedellerinin iadesine yönelik talep kabul edilmiş ise de; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmesinin 21.maddesinde yasak fiil ve davranışlarda bulunulduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde teminat mektuplarının irad kaydedileceğine yönelik hüküm nedeniyle davalı tarafından kesin teminat mektuplarının irad kaydedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 11/g ve son fıkrasının fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan şekli ile ihaleye katılamayacak olanların ihaleye katılması haline ilişkin düzenleme olduğu, somut olayda ise, ihale sonrası sözleşme imzalanmakla sözleşme imzalandıktan sonra 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 21.maddesine göre teminatın irad kaydedileceğinin belirtilmesi ve ilgili maddede Kamu İhale Kanunu 11/g maddesinin istisna tutulmaması nedeniyle davacının teminat mektuplarına ilişkin taleplerinin de yerinde olmadığı, bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının reddine, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 3-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/256 Esas 2023/439 Karar ve 07/06/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a)Davanın REDDİNE, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ç)6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, d)Davalı ... İle ... A.Ş. kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, e)Taraflarca yatırılan gider avansının talep halinde yatıranlara iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harcın peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf aşamasında davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde yatırana iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kalanının talep halinde yatıranlara iadesine, 11-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 22/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."