11. Hukuk Dairesi 2011/4462 E. , 2011/6474 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 gün ve 2004/578-2008/280 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2009/329-2010/10543 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya …
**11. Hukuk Dairesi 2011/4462 E. , 2011/6474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 gün ve 2004/578-2008/280 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2009/329-2010/10543 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 12.09.2003 tarihli kararı ile SEKA Aksu İşletmesi’nin davalıya satıldığını, 21.10.2003 tarihli Varlık Satış Sözleşmesi’nin 1.maddesi uyarınca bazı varlıkların satış harici tutularak korunmasının davalıya bırakıldığını, anlaşma halinde bu varlıkların da davalıya satılabileceğinin hüküm altına alındığını, 26.10.2003 tarihli tutanakla koruması davalı tarafa bırakılan varlıkların bir kısmının davacı tarafın rızası dışında davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek, toplam 845.820.640.038 TL’nın 13.08.2004 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, teslim edilen odunların kağıtlık odun vasfını yitirmiş odunlar olduğunu, ancak yakacak odun olarak kullanılabileceğini, açık alanda bırakılan odunların yağmur, çamur altında kalması nedeniyle oluşan kayıplardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, istenen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece ,uyuşmazlığın vedia(saklama) sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 12.09.2003 tarihli kararı ile Seka Aksu İşletmesinin davalı şirkete satıldığı, 21.10.2003 tarihli Varlık Sözleşmesinin 1.maddesi uyarınca bazı varlıkların satış harici tutulduğu, bu varlıkların korunmasının davalı tarafa bırakıldığı ve anlaşma halinde bu malların davalıya satılabileceğinin hükme bağlandığı, bu çerçevede 12.420 m3 kağıtlık odun, 132 ton sodyum dityonit, 328 ton fuel-oil, 9,6 ton mazotun 24.10.2003 ve 26.10.2003 tarihli tutanakla korunmak üzere davalı şirkete teslim edildiği, sözleşmeye göre alıcı olan davalının bunların muhafazası ve emniyeti için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, 24.10.2003 tarihli teslim tutanağında dava konusu malların ayıplı ve kusurlu olduğu açıklanmadan, sayılarak teslim alındığının belirtilmesi nedeniyle davalı tarafın aksi yöndeki savunmasına itibar edilmediği, davalı şirketin saklamak üzere teslim tutanağında belirtilen miktar ve nitelikteki malı teslim aldığı kabul edilerek, eksilen mal miktarından davacıya karşı sorunlu olacağı, zararın miktarının tespitinde aynı malları satın almak için davacıya verdiği teklifteki fiyatların baz alınması gerektiği sonucuna varılarak, 634.840,15 YTL’nın 13.08.2004 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce delil tespiti dosyası giderlerinin tarafların haklılık payı oranında paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur. Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.