(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/3733 E. , 2012/11687 K. "" Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki …
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/3733 E. , 2012/11687 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek talebin iptaline ve ödenen paraların istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının süresinde borca itiraz etmediğini, takip dosyasında borcu kabul ederek kısmi ödemede bulunduğunu, imzanın da davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, takibe konu bonodaki icra tehdidi altında borcu kabul ettiğinden menfi tespit davası açma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına yatırılan 2.050 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı alacaklı tarafından 14.07.2010 tarihinde davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emri ve takip dayanağı senet 06.08.2010 tarihinde davacı borçluya tebliğ edilmiş, davacı borçlu ise 24.08.2010 tarihli icra müdürlüğüne verdiği dilekçeyle borcunu kabul ettiğini belirterek borcu taksitle ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Bir başka anlatımla davacı borçlunun takibe itiraz etme imkanı varken borca itirazda bulunmayarak borcu kabul etmiştir. Borcu kabul eden davacının daha sonra kabul ettiği borçla ilgili bonodaki imzayı inkar ederek menfi tespit davası açması, çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırı olduğundan dilenmez. Mahkemece davacının kabul beyanının gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi Adli Tıp Kurumu incelemesine konu edilen senetle takip ve dava konusu senet birbirinden farklı olduğundan bu incelemeye itibar ederek hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY YAZISI- Bonoya dayalı menfi tespit davasında bonodaki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesi halinde, davacının önceden icra takip dosyasına verdiği borcu kabul beyanının davaya etkisi noktasında toplanmaktadır.