Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1475 E. , 2024/2016 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/1475 Karar No : 2024/2016 DAVACI : ... Akaryakıt Nakliyat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : "Grup 8-Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin" özelleştirilmesi ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından verilen ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca irat kaydedilen 150.000,00 ABD Doları tutarındak
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1475 E. , 2024/2016 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2019/1475 Karar No : 2024/2016 DAVACI : ... Akaryakıt Nakliyat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : "Grup 8-Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin" özelleştirilmesi ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından verilen ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca irat kaydedilen 150.000,00 ABD Doları tutarındaki geçici teminat bedelinin irat kaydedildiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu ihalede ilk beş sıradaki istekliler ile sözleşme imzalanmadığından altıncı yüksek teklifi sahibi olarak sözleşme imzalanması için 11/02/2014 tarihine kadar süre verildiği, sözleşme imzalanmadığı için teminatın irat kaydedildiği, en yüksek teklifi veren isteklinin sözleşme için ek süre verilmesi talebinin reddi ve geçici teminatın irat kaydedilmesi işlemine karşı açtığı davada anılan işlemin iptaline karar verildiği, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2016 tarih ve E:2016/1994, K:2016/2349 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, aynı ihalede dördüncü ve beşinci yüksek teklif sahibi isteklilerinin geçici teminatının irat kaydına ilişkin işlemlerin ihalede en yüksek teklif sahibi ile sözleşme süreci sonlanmadan diğer teklif sahiplerinin sözleşmeye davet edilemeyeceğinden bahisle iptallerine karar verildiği ve teminatların iade edildiği, dolayısıyla aynı durumda olduğundan teminatının irat kaydı işlemi yasal dayanaktan yoksun hale geldiği için geçici teminatının yasal faiziyle iadesi talebinin reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, geçici teminatın ... tarih ve ... sayılı Olur işlemi ile irat kaydedildiği, işlem üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtiği için alacağın zamanaşımına uğradığı, alacağın süresinde talep edilmesi gerekirken davacının başkaları ile ilgili işlemlerin sonucunu beklediği, ihale şartnamesine uygun olarak irat kaydı işleminin tesis edildiği, ihale bedelini temin edemediği için sözleşme imzalanamadığı, bahsi geçen iptal kararlarını ihalenin iptaline yönelik olmadığı, diğer teklif sahiplerinin geçici teminatlarının irat kaydı işlemlerinin iptal edilmesinin dava konusu işleme dayanak olamayacağı, iptal kararlarının diğer teklif sahiplerinin hukuki durumunu etkilemeyeceği, faiz borcunun bulunmadığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirket tarafından, "Grup 8-Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin" özelleştirilmesi ihalesine ilişkin olarak verilen ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca irat kaydedilen geçici teminat bedelinin irat kaydedildiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar işlemiş yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; 12. maddesinde; ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu hükme bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin özelleştirme kapsamına alınarak hazırlık işlemine tabi tutulmasına; ... tarih ve ... sayılı kararıyla da anılan santrallerin özelleştirme programına alınmasına ve santrallerin işletme hakkı verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesine karar verilerek, bu kararlar çerçevesinde son teklif verme tarihi 19/02/2010 olan "Grup 8-Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin" özelleştirilmesi ihalesinde nihai pazarlık görüşmeleri 24/05/2010 tarihinde yapılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5.700.000 ABD Doları bedelle en yüksek teklifi veren ... Ortak Girişim Grubuna ihale şartnamesi çerçevesinde işletme hakkının devredilmesine, Grubun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde teminatın idare lehine irat kaydedilmesine, aynı şart ve yükümlülüklerle sırasıyla 5.650.000 ABD Doları bedelle ikinci teklifi veren ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'ye, 4.450.000 ABD Doları bedelle üçüncü teklifi veren ... İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye, 4.350.000 ABD Doları bedelle dördüncü teklifi veren ... Enerji Yatırımları A.Ş.'ye, 4.000.000 ABD Doları bedelle beşinci teklifi veren ... Enerji Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ve en son altıncı teklifi veren davacı şirkete 3.900.000 ABD Doları bedelle işletme hakkının devredilmesine, şirketin sözleşme imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, teminatın idare lehine irat kaydedilmesine karar verildiği; ilk beş teklif sahibi ile sözleşme imzalanamadığından bahisle davacı şirkete 13/12/2013 tarihli davet yapılarak 11/02/2014 tarihine kadar işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması aksi takdirde geçici teminatın irat kaydedileceğinin bildirildiği, verilen sürenin dolması üzerine ... tarih ve ... sayılı olurla teminatın irat kaydedildiği; davacı şirketin 03/04/2019 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurarak, ihaleyi birinci sırada kazanan ... Ortak Girişim Grubu (... Madencilik Ar-Ge İnşaat Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.) tarafından, işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması için ek süre verilmesi konusunda yapılan başvurusunun reddine ve ihale aşamasında verilen teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 05/11/2015 tarih ve E:2011/1714, K:2015/3771 sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verdiği ve bu kararın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2016 tarih ve E:2016/1994, K:2016/2349 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazanan şirketle ilgili olarak sürecin tamamlandığından bahsedilemeyeceği belirtilerek, irat kaydedilen teminatın yasal faiziyle birlikte iadesi yönündeki talebinin dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verdiğimiz 2577 sayılı Yasa'nın dava açma süresine ilişkin hükümleri dikkate alındığında teminatın irat kaydedilmesine ilişkin 11/02/2014 tarihli işleme karşı davacı tarafça 60 günlük süre içinde dava açılmadığı gibi idareye de itirazda bulunulmadığı, bu tarihten itibaren beş yılı aşan bir süre sonra doğrudan tarafı olmadığı bir davada verilen karardan bahisle ilk işleme itiraz edilerek işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakkın tazminen ödenmesi yolundaki başvurunun reddi üzerine açılan davada süre aşımı bulunduğu, davanın esasının incelenemeyeceği, usulden reddinin gerektiği düşünülmektedir. Bununla birlikte Dairesince bu düşünceye itibar edilmeyerek süre hususunun aşılması halinde esas yönünden; aynı ihalede dördüncü ve beşinci sırada teklif veren şirketlerce geçici teminatlarının irat kaydedilmesine ilişkin işlemlere karşı süresinde açılan davalarda Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce verilen kararlar önem taşımaktadır. Anılan kararlarda da belirtildiği üzere; "... anılan ihale sürecinde, en yüksek teklifi veren ve Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında ilk sırada işletme hakkının devredilmesine karar verilen ... Ortak Girişim Grubu (... Madencilik Ar-Ge İnşaat Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.) tarafından, işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması için ek süre verilmesi konusunda yapılan başvurunun reddine ve ihale aşamasında verilen teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 05/11/2015 tarih ve E:2011/1714, K:2015/3771 sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. İdari işlemin iptali ile birlikte, idari işlem ve hukuksal sonuçları ortadan kalkacak ve iptale konu karar hiç alınmamış sayılacaktır. Dava konusu ihale sürecinde, en yüksek teklif sahibinin sözleşme imzalamak için ek süre isteminin reddine ilişkin işlemin iptali ile birlikte, sürecin bu teklif sahibiyle ve bu aşamadan itibaren devam edeceği ve ikinci (ve diğer) teklif sahibine devir işlemlerine geçilemeyeceği açıktır." Bu durumda, en yüksek teklif sahibi ile sözleşme imzalama süreci sonlanmadan diğer teklif sahipleri sözleşme imzalamaya davet edilemeyeceğinden, dava konusu işlemin altıncı yüksek teklif sahibi davacının 11/02/2014 tarihine kadar idarelerine başvurması gerektiği bildirilerek belirtilen tarihe kadar sözleşmenin imzalanmadığı gerekçesiyle geçici teminatının irat kaydedilmesine ilişkin işlem hukuka aykırı olacağından, bu işlemle irat kaydedilen geçici teminatın yasal faiziyle birlikte iadesi istemli başvurunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddi; bu husus Dairece aşıldığı takdirde ise dava konusu işlemin iptalinin gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin özelleştirme kapsamına alınarak hazırlık işlemine tabi tutulmasına; ... tarih ve ... sayılı kararıyla da anılan santrallerin özelleştirme programına alınmasına ve santrallerin işletme hakkı verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesine karar verilmiştir. Bu kararlar çerçevesinde son teklif verme tarihi 19/02/2010 olan ihale sürecinde nihai pazarlık görüşmeleri 24/05/2010 tarihinde yapılan ihale sonucunda, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5.700.000,00 ABD Doları bedelle en yüksek teklifi veren ... Ortak Girişim Grubuna ihale şartnamesi çerçevesinde işletme hakkının devredilmesine, Grubun sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde teminatın idare lehine irat kaydedilmesine, aynı şart ve yükümlülüklerle sırasıyla 5.650.000,00 ABD Doları bedelle ikinci teklifi veren ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'ye, 4.450.000,00 ABD Doları bedelle üçüncü teklifi veren ... İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye, 4.350.000,00 ABD Doları bedelle dördüncü teklifi veren ... Enerji Yatırımları A.Ş.'ye, 4.000.000,00 ABD Doları bedelle beşinci teklifi veren ... Enerji Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ve en son altıncı teklifi veren davacı şirkete 3.900.000,00 ABD Doları bedelle işletme hakkının devredilmesine, şirketin sözleşme imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, teminatın idare lehine irat kaydedilmesine karar verilmiştir. Daha sonra davalı idarece ... tarih ve ... sayılı yazı ile ilk beş teklif sahibinin İhale Şartnamesi'nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme imzalanamadığından bahisle davacı şirkete davet yapılarak 11/02/2014 tarihine kadar işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması gerektiği aksi takdirde 26/08/2010 tarihli Kurul kararı uyarınca geçici teminatın irat kaydedileceği bildirilmiş, verilen sürede davacının sözleşme imzalamaması üzerine İhale Şartnamesi'nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle ihaleye ilişkin sunmuş olduğu 150.000,00 ABD Doları tutarındaki geçici teminatın irat kaydedilmesine yönelik 12/02/2014 tarih ve 130 sayılı Olur işlemi tesis edilmiştir. Davacı şirket tarafından 03/04/2019 tarihli dilekçeyle, ihalede en yüksek teklifi veren ve ilk sırada işletme hakkı devredilmesine karar verilen ... Ortak Girişim Grubu (... Madencilik Ar-Ge İnşaat Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.) tarafından, işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması için ek süre verilmesi konusunda yapılan başvurusunun reddine ve ihale aşamasında verilen teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 05/11/2015 tarih ve E:2011/1714, K:2015/3771 sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2016 tarih ve E:2016/1994, K:2016/2349 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle ihalede en yüksek teklif sahibi ile sözleşme imzalama süreci sonlanmadan diğer teklif sahiplerinin sözleşmeye davet edilemeyeceğinden altıncı yüksek teklifi sahibi olarak idarece belirlenen tarihe kadar sözleşme yapmak üzere başvurmadığından bahisle geçici teminatının irat kaydedilmesinin hukuka uygun olmadığı, teminatının irat kaydı işleminin bahsi geçen iptal kararıyla yasal dayanaktan yoksun hale geldiği ve irat kaydedilen geçici teminat bedelinin irat kaydedildiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edilmiş, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle başvurunun reddine karar verilmesi üzerine işbu işlemin iptali istemiyle 18/04/2019 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına alınan dilekçeyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava açma süresini düzenleyen 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasının (a) bendinde, bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un "İdarî makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinin işlem tarihindeki hâlinde, ilgililerin, haklarında idarî davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idarî makamlara başvurabileceği, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idarî makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği kuralı yer almıştır. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlâl eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu hâlde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kurallarına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği, 6. fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 14. maddenin 3. fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı, 2. fıkrasının (a) bendinde ise, ivedi yargılama usûlünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır. Elektrik Üretim A.Ş.'ye Ait Dere ve İvriz Hidroelektrik Santrallerinin "İşletme Hakkı Verilmesi" Yöntemiyle Özelleştirilmesine İlişkin İhale Şartnamesi'nin 7. maddesinde, ihale sonuçlarının onayına ilişkin ÖYK kararında yer alan teklif sahiplerinin geçici teminatlarının sözleşme imzalandığı tarihe kadar iade edilmeyeceği, komisyon tarafından ihale sonucu verilen nihai kararın onayına ilişkin ÖYK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip, ÖYK kararında işletme hakkının devrinin kendisine yapılmasına karar verilen teklif sahibinin idare tarafından bildirilecek süre içerisinde işletme hakkı devir bedelini/peşinatı yatırmaması ve/veya sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi ve/veya işbu şartnamenin kesin teminat maddesinde belirtilen kesin teminatı vermemesi ve/veya idarece verilen süre içinde sermaye şirketi kurmaması ve/veya Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan lisans alamaması ve/veya işbu şartnamede belirtilen diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde, geçici teminatın idare lehine irat kaydedileceği, bu durumda, ÖYK kararında yer alması hâlinde, diğer teklif sahiplerine sırasıyla sözleşme yapmak için çağrıda bulunularak aynı usul ve şartların uygulanacağı kuralı yer almıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazının değerlendirilmesi; Davacı şirket tarafından geçici teminatının irat kaydedilmesinden yaklaşık 5 yıl sonra 03/04/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruda, ihalede en yüksek teklifi veren ve ilk sırada işletme hakkı devredilmesine karar verilen istekli tarafından, işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması için ek süre verilmesi konusunda yapılan başvurunun reddine ve ihale aşamasında verilen teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada iptal kararı verildiği belirtilmek suretiyle ihale sürecinde irat kaydedilen teminatının faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istenilmiş, bu talebin reddi üzerine açılan işbu davada aynı ihale kapsamında dördüncü ve beşinci sıradaki teklif sahiplerinin teminatının irat kaydı işlemlerinin yargı kararıyla iptal edildiği belirtilmiştir. Bu durumda, bakılan davada, öncelikle anılan ihale işlemlerine yönelik açılan davalarda verilen verilen iptal kararlarının davacı bakımından yeni hukuki durum oluşturup oluşturmayacağının açıklığa kavuşturulması yeni hukuki durum oluşturmaması hâlinde ise bakılan davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerekmektedir. Birinci, dördüncü ve beşinci teklif sahiplerinin geçici teminatlarının irat kaydı işlemlerinin yargı kararıyla iptalinin, davacı şirketin ihale sürecinde idareye verdiği ve sonrasında idare tarafından irat kaydedilen teminatın iadesi istemli başvurusu kapsamında yeni hukukî durum oluşturup oluşturmayacağının incelenmesi; Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi gerekmektedir. Bireysel idari işlemler ise özel durumlara yönelik olarak ismen belirlenmiş bir veya birden çok kişiye ilişkin olup uygulanmakla sona eren işlemlerdir. Bu durumda, idareler tarafından tesis edilen her işlemin değil sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içeren işlemlerinin genel düzenleyici işlem sayıldığı açıktır. Genel düzenleyici işlemler yönünden bu işlemlere karşı açılan davalarda, yargı kararıyla düzenleyici işlemin iptaline karar verilmesi durumunda, genel düzenleyici işlem nedeniyle hakkında işlem tesis edilen kişiler tarafından anılan düzenleyici işleme karşı süresinde dava açmasa dahi, yargı kararıyla verilen iptal kararının sonuçlarından yararlanılması amacıyla idareye yaptığı başvurunun 10. madde kapsamında değerlendirilmesi suretiyle açılan davalarda süre aşımı bulunmadığı Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Bu bağlamda, idarelerce tesis edilen her işlem genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmeyeceğinden, idareler tarafından tesis edilmekle birlikte sürekli, soyut, nesnel olmayan, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermeyen aksine özel durumlara ilişkin olarak bir ve/veya birden çok kişiye yönelik işlemlerin (ihalenin, ihale komisyonu kararlarının, Kurul kararlarının vb.) genel düzenleyici işlem kapsamında değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlığa konu ihalenin 24/05/2010 tarihinde gerçekleştirildiği, 26/08/2010 tarihli Kurul kararıyla davacının en yüksek altıncı teklif sahibi olarak belirlendiği, ihalede ilk beş teklif sahibi sözleşme imzalamadığından 13/12/2013 tarihli yazıyla davacı şirkete davet yapılarak 11/02/2014 tarihine kadar işletme hakkı devir sözleşmesi imzalaması gerektiği aksi takdirde geçici teminatın irat kaydedileceğinin bildirildiği, ancak idarece verilen sürede sözleşme imzalanmaması üzerine ... tarih ve ... sayılı Olur işlemiyle ihalede sunulan 150.000,00 ABD Doları tutarındaki geçici teminatın irat kaydedildiği, ihalede en yüksek teklifi veren ve ilk sırada işletme hakkı devredilmesine karar verilen istekli tarafından, işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanması için ek süre verilmesi konusunda yapılan başvurunun reddine ve ihale aşamasında verilen teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 05/11/2015 tarih ve E:2011/1714, K:2015/3771 sayılı kararıyla söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2016 tarih ve E:2016/1994, K:2016/2349 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, yine dördüncü ve beşinci sıradaki isteklilerin sözleşme imzalamadığından bahisle geçici teminatlarının irat kaydı işlemlerinin Dairemizce iptal edildiği (Dairemizin 17/12/2015 tarih ve E:2013/3244, K:2015/4617; 05/11/2015 tarih ve E:2014/1267, K:2015/3777 sayılı kararları), davacının da bu kararlara istinaden aynı ihalede sözleşme imzalamadığından bahisle irat kaydedilen geçici teminatının iadesini talep ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davalı idarece diğer istekliler hakkında tesis edilen söz konusu ihale işlemlerinin genel düzenleyici işlem vasfında olmadığı, başka bir anlatımla sürekli, soyut, nesnel ve genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermediği dikkate alındığında, dava dışı teklif sahibi şirketler tarafından açılan davalarda söz konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinin anılan davaların tarafı olmayan davacı şirketin teminatının irat kaydı işlemi bakımından yeni hukuki durum oluşturmayacağı açıktır. Bahse konu davalarda verilen yargı kararları, düzenleyici işlemlerin yargı kararıyla iptaline benzer bir hukuki durum oluşturmadığı gibi, karar gerekçesinin davacının teminatının irat kaydına ilişkin işlemin hukuka uygunluğu/aykırılığı yönünden bir değerlendirme de içermediği dikkate alındığında, anılan yargı kararlarının davacının hukuki durumuna etki edecek nitelikte olmadığı, başka bir anlatımla, söz konusu yargı kararlarının gereği hususunda davalı idarece davacının teminatının irat kaydı işlemine yönelik olarak yeni bir işlem tesisini gerektirecek nitelikte bir karar olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, ihale süreci içerisinde davacıya sözleşme imzalanması için süre verilmesi işlemine veya bu sürede sözleşme imzalamadığı için teminatın irat kaydedilmesine yönelik işleme itirazda bulunulmadığı, söz konusu ihale işlemlerine karşı da dava açılmadığı görüldüğünden, davacı tarafından teminatın irat kaydedilmesinin tüm hukuki sonuçlarının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunmayan ihale işlemlerinin iptali istemiyle dava dışı kişiler tarafından açılan davalarda verilen iptal kararlarının yeni hukuki durum oluşturduğundan bahisle, teminatın irat kaydından yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra teminatın iadesi istemiyle yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde kabulü mümkün bulunmadığından, bu başvurunun teminatın irat kaydı işlemine karşı dava açma süresini canlandırmayacağı da tabiidir. Bakılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi; Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Danıştay'da ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresinin altmış gün olduğu, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu, bu usule tâbi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu, özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idarî işlemlerde dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; bir idarî işlem dolayısıyla hakları ihlâl edilen ilgililerin dört farklı yolla tam yargı (tazminat) davası açabilecekleri öngörülerek kişilere seçimlik hak tanındığı, ilgililerin, haklarını ihlâl eden bir idarî işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine, (i) doğrudan doğruya tam yargı davası açmak, (ii) iptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak, (iii) ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği üzerine tam yargı davası açmak ve (iv) bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açmak imkânına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu ihale 24/05/2010 tarihinde gerçekleştirildikten sonra alınan 26/08/2010 tarihli Kurul kararıyla en yüksek teklif sahibi altı isteklinin belirlendiği, bunların sırasıyla sözleşme imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde teminatlarının idare lehine irat kaydedilmesine karar verildiği, ihalede ilk beş teklif sahibi sözleşme imzalamadığından 13/12/2013 tarihli yazıyla davacı şirkete gönderilen davet yazısında sözleşme imzalanması için 11/02/2014 tarihine kadar süre verildiği, sözleşme imzalamaktan imtina edilmesi halinde geçici teminatın irat kaydedileceğinin bahsi geçen Kurul kararıyla bildirildiği, verilen sürede sözleşme imzalanmaması üzerine 12/02/2014 tarihli işlemle davacının 150.000,00 ABD Doları tutarındaki geçici teminatın irat kaydedildiği, ancak bu süreç zarfında davacı tarafından ihale işlemlerinin ve teminatın irat kaydının hukuka aykırı olduğuna ilişkin herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi dava yoluyla anılan işlemlerin iptalinin istenilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, davalı idarece davacıya sözleşme imzalanması için verilen süre içinde sözleşmenin imzalanmaması hâlinde aktarılan mevzuat ve ihale dokümanı uyarınca geçici teminatın gelir kaydedileceğinin açık olduğu, dolayısıyla süresi içinde sözleşme imzalamayan davacının geçici teminatının 12/02/2014 tarihinde irat kaydedildiği, davacı tarafından bu tarihten sonra diğer isteklilerin yaptığı gibi teminatın irat kaydedilmesi işlemine karşı dava açma süresi içinde dava açılması veya idareye başvuru yapılması gerekirken, bu süre geçirildikten yaklaşık 5 yıl sonra davalı idareye yapılan 03/04/2019 tarihli başvurunun da 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bir başvuru olarak değerlendirilemeyeceği ve dava açma süresini tekrar canlandırmayacağı dikkate alındığında, dava konusu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.