T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/09/2023 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇE TARİHİ:25/09/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerl…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/09/2023 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇE TARİHİ:25/09/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, olay günü sürücü ... 'in kullanmış olduğu ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunmakta iken, diğer sürücü ...'in kullandığı ... plakalı otomobil ile çarpışması sonucu yaralandığını, sürücü ... hakkında Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda cezalandırılmasına karar verildiğini, ...'in aracının sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, bu dosyada alınan kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun %60, motosiklet sürücüsü ...'ın kusurunun %40 olduğunun belirtildiğini, yine bu dosyada aktüer raporu alındığını, bu kusur raporu doğrultusunda ... 'in kullandığı ... plakalı motosikletin sahibi olan davalı ... Ltd şirketi ile bu aracın sigorta şirketi olan diğer davalı sigorta şirketine karşı kusur ve aktüer raporuna göre hesaplanan alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız yere itiraz ettiklerini belirterek Antalya 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı davaya haksız ve kötü niyetle yaptıkları itirazlarının iptaline, asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatının davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Gıda İhtiyaç Maddeleri Paz. San ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarına ve davalı sigorta şirketi yönünden araç sahibinin sorumluluğu sebebi ile dava açılmış olduğundan, davanın 2 yıllık bir süre ile zaman aşımı süresi bulunmasından dolayı davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin bozuk olan farı ve diğer bakımlarının yapılması için diğer davalı ...'ın sigortalı veyahut sigortasız olarak çalışmakta olduğu iş yerine motorunu teslim ettiğini motorun yapılması için teslim edilmesine rağmen, davacı ve diğer davalı ...'ın iş yerinin kapanmasından sonra motoru izinsiz bir şekilde aldığını, ... yönünden güveni kötüye kullanma, davacı yönünden ise hırsızlık suçunu oluşturacak şekilde motorsiklet ile gezmeye çıktıklarını, bu olaydan müvekkilinin kati sebeple bilgisinin olmadığını, davacı ve diğer davalının iki arkadaş olup suç işleyerek müvekkilinin motorunu aldığını ve kazaya karıştığını, müvekkilinin kaza sonrasında motorunu teslim almadığını, çekim belgesi aldığını, motoru trafikten men ettirdiğini, ancak bu süreçte davalı ve davacının yaşlarının küçük olması sebebiyle şikayetçi olmadığını belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ... numaralı ZMMS poliçesinden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına kaza tarihi itibariyle azami 20.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının araçta hatır için taşınması söz konusu ise hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, müvekkiline davadan önce bir başvuru yapılmadığından faizin davadan itibaren başlatılması gerektiğini belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; " motorun tamir edilmesi için dava dışı ...'ın çalıştığı tamirhaneye onarım için bırakıldığı, bu sebeple malikin işletenlik sıfatının kalmadığı, tamirhane farazi işleten olduğundan davalı ... Gıda İht. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesince temin edilen kusur, maluliyet ve hesap raporu esas alınıp tazminattan hatır taşıması ile farları yanmayan motora binmeden ötürü (müterafik kusur) %20 'şer nispetinde indirim yapılarak sigortanın öncesinde temerrüde düşürülmediği için takipten faizin işletilmesi gerektiği düşüncesi ile davalı sigorta hakkındaki davanın kısmen kabulü ile icra dosyasına itirazın kısmen iptaline, takibin 40.500,41 TL asıl alacak olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; " Tamirhaneye bırakıldığı iddia edilen aracın işletenliği ile ilgili yapılan tahkikat yetersizdir. 2918 sayılı KTK'nun 3,85 ve 104.maddelerine göre inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu hususta sadece davalı şirket çalışanının ifadesi ile sonuca gidilmesi doğru değildir. Buna göre, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 169 ve takip eden maddeleri uyarınca isticvabı, gerekirse tanıkların bu hususta yeniden ayrıntılı beyanlarının tespiti ile yine dava dışı sürücü ... ile davalı ... firması arasında bir bağ, iş ilişkisi ve benzeri husus olup olmadığının araştırılması, bu hususun ilgili kurum ve kuruluşlardan sorulması, tarafların bu konuda sunacakları belgelerin değerlendirilmesi ile sonuca gidilmesi gerekir. Yapılacak tahkikat ve inceleme sonucunda aracın tamir için bırakıldığı, hiçbir şüpheye mahal olmaksızın tespit edilebiliyorsa işletenliğin değiştiği ve buna göre sigorta şirketinin de sorumlu olmayacağı gözetilmeli, aksi durumda ise kayıt maliki dava şirket ile sigortanın usulü dairesinde sorumluluğuna gidilmelidir." gerekçeleriyle kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece "...motosiklet maliki davalı ... Ltd şirketinin motosikleti tamir için tamirciye bıraktığı, burada çalışan ... 'in motosikleti izinsiz alarak davacı ile birlikte gezmeye çıktıkları ve kazanın bu esnada meydana geldiği anlaşıldığından KTK'nın 104 maddesi uyarınca işleten sıfatının farazi işleten olarak motosikletin tamir için bırakıldığı işyerinin sahibine ait olduğu ve dolayısıyla zarardan bu işletenin sorumlu tutulacağı, motosiklet malikinin ve motosikletin ZMMS sigortasını yapan sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmış, malik ve ZMMS sigortacısı olan davalılara açılan işbu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı ... 'in tamirhanede çalışıp çalışmadığı, motosikletin tamir için bırakılıp bırakılmadığı ile ilgili kolluk araştırması yapılsa da buna dair alınan 01/10/2019 tarihli müzekkere cevabında ... 'in tamirhanede çalışıp çalışmadığı ile ilgili bilgi edinilemediği yönünde olduğunu, davalı tanıklarının davalının savunmasını tekrar eder nitelikteki beyanlarına itibar edilerek husumet nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2021 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı ilamının açık ve anlaşılır olduğunu, ilgili kararda da açıklandığı üzere; hiçbir şüpheye mahal olmaksızın tespit edilebiliyorsa işletenliğin değişeceğini fakat davalılarca bu konunun ispat edilemediğini, davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeniyle meydana gelen maddi zararın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104 üncü maddesi, " Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için ZMSS yapan sigortacı bu zararlardan sorumlu değildir " hükmünü öngörmektedir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yerel mahkemece kaldırma kararı gereklerinin yerine getirilmiş olmasına, dava dışı sürücü ... ile davalı ... firması arasında bir bağ, iş ilişkisinin bulunmadığının ispatlanmış olmasına, tanık beyanları ve dosya kapsamı ile aracın dava dışı tamirhaneye bırakıldığı zamanda kazanın gerçekleşmiş olduğunun sabit olmasına, KTK'nın 104 üncü maddesi gereği araç malikinin işletenlik sıfatının kalkmış, işletene düşen hukuki sorumluluğu poliçeyle üstlenmiş olan davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun son bulmuş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre karara karşı davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.25/09/2025 ...