7. Hukuk Dairesi 2010/4942 E. , 2010/7007 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.11.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ... Örme Tekstil İnşaat San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... Alüminyum Levhacılık San ve Tic.A.Ş. vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları di…
**7. Hukuk Dairesi 2010/4942 E. , 2010/7007 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.11.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ... Örme Tekstil İnşaat San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... Alüminyum Levhacılık San ve Tic.A.Ş. vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere ve olayda kusur sorumluluğunun sözkonusu olup BK 58.maddesi hükmünün uygulanmasının mümkün bulunmamasına göre davalı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. HUMK. 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK. 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Davanın tarafları da sözle veya dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz ederek, yeniden bilirkişi incelemesi ve keşif yaptırılmasını isteyebilirler. Somut olaya gelince; davacı, üzerinde fabrika binası bulunan taşınmazına bitişik olan davalının taşınmazında başlayan inşaat nedeniyle arazisinde kayma, zeminde oturma ve fabrika binasında çatlamalar meydana geldiğini öne sürerek, 700.000,00 TL’nın tahsilini istemiştir. Mahkemece, hasar bedelinin hesaplanması ve davalının kusurunun araştırılması yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ilk raporda, hasarın fore kazık perde sistemi yapılmadan davalı tarafından kazı yapılmasıyla meydana geldiği, hasar bedelinin 1.019.560,00 TL olduğu açıklanmış, davalının itirazı üzerine alınan ikinci raporda ise, davacı fabrika binasının heyelan bölgesinde gerekli önlemler alınmadan yapılması nedeniyle davacının % 100 kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, hasar bedeli de 325.560,00 TL hesaplanmıştır. Davacının itirazı üzerine alınan üçüncü bilirkişi raporunda ise davalının kazı çalışması nedeniyle oluşan hasarın yapısal olmayıp, tamiratla giderilebilecek türden olduğu, davacının % 20, davalının ise % 80 oranında kusurlu, zararın 39.245,00 TL olduğu açıklanmış olmasına rağmen, mahkemece kusursuz sorumluluk ilkesi gereği hasarın tamamından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle son rapora aykırı biçimde, ikinci bilirkişi raporunda belirtilen 325.560,00 TL hasar bedeli benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemece ilk rapora itibar edilmeyerek, ikinci rapor alınmıştır. Ancak ikinci rapor da yeterli görülmeyerek her iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla üçüncü bilirkişi raporu alındığı halde, buna da itibar edilmeyerek daha önce itibar edilmeyen ilk bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumu esas alınıp hüküm oluşturulmuştur. Oysa, daha önce itibar edilmeyen bilirkişi raporu üçüncü bilirkişi raporu ile desteklenmediğine göre, mahkemece eksik olduğu belirtilen hususlarda yeniden uzman bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Davaya konu olayda kullanılan hasar bedelinin ve davalının kusur durumunu tespitin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğunu göstermektedir. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında, bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkemenin yeni bir bilirkişi kurulundan rapor almaksızın kendi hukuki bilgisi ile bilirkişi düşüncesine aykırı biçimde belirlediği hesaplamaya göre karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan olgular göz önüne alınarak hasar bedeli ve kusur yönünden raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarı hesaplatılmalı, gerekirse davalının kusurlu olup olmadığı varsa kusur oranları tespit edilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm verilmelidir. Mahkemece, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, yargılama giderlerinin dava edilenin (müddeabihin) değerine ve davada haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılmaması dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf yararına takdir ve tespit olunan 750,00 TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 07.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.