Hukuk Genel Kurulu 2018/485 E. , 2021/1188 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalının temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca do…
**Hukuk Genel Kurulu 2018/485 E. , 2021/1188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalının temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacılar İstemi: 4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardaki bir kısım payların mirasbırakan ...’a vefat eden eşinden dolayı intikal ettiğini, murisin bu payların satışı için gelini olan dava dışı ...’a vekâletname verdiğini, vekil ...'ın da vekâletname ile kayınvalidesine ait tüm payları eşi olan davalı ...'a devrettiğini, murisin gerçek amacının bağış olduğunu ve diğer mirasçıları miras haklarından yoksun bırakmak istediğini, gerçek bir satış sözleşmesi ve ödenen bedel bulunmadığını, yapılan bağışın satış gibi gösterildiğini, ayrıca tapuda gösterilen bedeller ile taşınmazların gerçek değeri arasında fahiş fark olduğu gibi murisin terekesinden de para çıkmadığını ileri sürerek, davaya konu ... İlçesi, Buruncuk Köyü, 101 ada 58 parsel ile 101 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarda geçersiz sözleşme ile oluşturulan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında taraflar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı cevap dilekçesinde; babasının 1974 yılında vefat ettiğini, o tarihte bütün kardeşlerinin küçük olduğunu, kendisinin ise evin en büyük erkek evladı ve evli olduğunu, bu nedenle annesini yanına aldığını, kardeşlerinin geçimleriyle ilgilenip hepsini ayrı ayrı masraflarını bizzat karşılayarak evlendirdiğini, annesinin ise öldüğü tarihe kadar iltihaplı romatizma hastası olduğunu, sürekli olarak tedavi gördüğünden sık sık doktora götürüp getirdiğini, ilaç ve tedavi giderlerini kendisinin ödediğini, annesinin herhangi bir sağlık güvencesinin bulunmadığını ancak 75 yaşlarında iken yaşlılık aylığı almaya başladığını, hastalığı dışındaki tüm ihtiyaçlarını da kendisinin karşıladığını, vefat ettiği tarihe kadar annesinin akli melekeleri yerinde olsa bile hastalığı nedeniyle son yedi ayını yatağa bağımlı geçirdiğini, bu süreçte tüm bakımını eşinin yaptığını, davacıların ise bir gün dahi gelerek annelerinin hatırını ve bir ihtiyacı olup olmadığını sormadıklarını, annesinin yaşanan tüm bu sürece şahit olması nedeniyle hem kardeşleri hem de kendisi için yaptığı masraflar karşılığında paylarını devretmek istediğini, bu konuda kendisinin bir talebi ve baskısı olmadığını, hatta annesinin zorlaması sonucunda devrin yapıldığını, ne annesinin ne de kendisinin kardeşlerinden mal kaçırmak gibi bir amaçlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: