19. Hukuk Dairesi 2015/9005 E. , 2016/2996 K. "" Davacı-birleşen dosya davalısı... Mad.ve İnş. San.Tic.A.Ş. vek.Av. ... ile davalı-birleşen dosya davacısı... vek.Av. ... aralarındaki birleşen teminat mektubunun iadesi-tazminat davaları hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.11.2014 gün ve 2011/79 E. 2014/446 K. sayılı hükmün davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli gü…
**19. Hukuk Dairesi 2015/9005 E. , 2016/2996 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı-birleşen dosya davalısı... Mad.ve İnş. San.Tic.A.Ş. vek.Av. ... ile davalı-birleşen dosya davacısı... vek.Av. ... aralarındaki birleşen teminat mektubunun iadesi-tazminat davaları hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.11.2014 gün ve 2011/79 E. 2014/446 K. sayılı hükmün davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davacı-birleşen dosya davalısı vek.Av. ... ile davalı-birleşen dosya davacısı vek.Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı-birleşen dosya davacısı .... vekilinin kararı temyiz etmemiş sayılmasına ilişkin 05.05.2015 tarih, 2011/79 Esas, 2014/446 K. sayılı ek kararının tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmediği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi feshedilmiş olup, taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisi kalmadığını, buna rağmen teminat mektubunun müvekkiline iade edilmediğini iddia ederek, davacı tarafından davalıya verilmiş olan 30.000 TL bedelli teminat mektubunun hükmünün kalmaması sebebiyle müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte davanın esastan reddi gerektiğini savunmuştur. Birleşen dosya davacı vekili, davalının süresinden önce ve haksız olarak bayilik sözleşmesini feshettiğini, bu nedenle sözleşme uyarınca kar mahrumiyeti ve cezai şartı davalının ödemesi gerektiğini iddia ederek toplam 30.000 TL'nin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıya herhangi bir cezai şart ve kar mahrumiyeti borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.