11. Hukuk Dairesi 2023/660 E. , 2024/3852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/97 Esas, 2022/1502 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1161 E., 2019/924 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliy
**11. Hukuk Dairesi 2023/660 E. , 2024/3852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/97 Esas, 2022/1502 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1161 E., 2019/924 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette E grubu hisseye sahip ortak olduğunu, davalı şirketin 07.09.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında sermaye arttırımına ilişkin alınan kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sermaye artırım kararının azınlık hissedarların hisselerini eritme amacına yönelik ve şirketin muvaazalı işlemler ile içinin boşaltılması sebebiyle alındığını, aynı yıl içinde iki defa sermaye artırımı yapıldığını, sermaye artırımının gerçek bir ihtiyaca dayanmadığını, şirket yönetim kurulu başkanın şirketin içini boşaltmaya yönelik muvazaalı işlemleri nedeniyle kararın alındığını, sermaye arttırımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğrayacağını ileri sürerek davalı şirketin 07.08.2018 tarihli Genel Kurul Toplantısında sermaye artırımına yönelik alınan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 07.09.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin kararının, şirket ihtiyacına binaen ekonomik tablolardaki değişiklik, dövizin değerlenmesi, tedarikçi borçlarının artması, şirketin ihtiyaç duyduğu finans desteğinin-bankaların kredi imkanlarını kısıtlaması, yatırım amaçlarının destek vermemesi nedeniyle zorunlu olarak alındığını, kararın dürüstlük kurallarına, kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, aynı yıl içinde alınan ilk sermaye artırımı kararının şirketlerin birleşmesinden kaynaklandığını, yönetim kurulu başkanına yönelik iddiaların bu davada dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bilirkişi kurulu raporunda sermaye artırımında geniş takdir hakkına sahip genel kurulun, elde edilecek yararın birden çok biçimde sağlanması mümkün olan hallerde esirgeyici tutum sergilenmesi ve azlığı zor durumda bırakacak artırım ve artırım yöntemlerinden uzak durması gerektiğ, somut olayda, usulüne uygun tutulan şirket ticari defter ve kayıtlara göre, şirketin borca batık olmadığı, ancak oran analizine göre toplam yabancı kaynakların, öz kaynaklara oranının 3,97 olduğu, bu oranın gelişmekte olan ülkelerin oranlarının çok üstünde olduğu, şirketin nakit sermaye artımına ihtiyacı olduğu, iktisadi varlıkların finansmanında şirket yöneticilerinin, yabancı kaynaklar ile öz kaynaklar arasında optimal bir denge kurmak zorunda olduğu, bu oran 1'in üstüne çıktığında alacaklıların güvencesinin azalacağı ve güvence azaldığında kredi temin edilme imkanlarının azalacağı ve kredi koşullarının ağırlaşacağı; bu kapsamda davalı şirket mali tablolarına göre, 07.09.2018 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırım kararının yerinde ve gerekli olduğu, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği görüşüne yer verildiği, rapor gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden davacı taraf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ihtiyaç duymadığı bir dönemde, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum gerekçe gösterilerek sermaye arttırımı kararı alınmasının hukuka aykırı olduğunu, gerçek bir ihtiyaca dayanmayan sermaye arttırımının müvekkili gibi azınlık pay sahiplerini zarara uğratacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazları giderilmediği gibi gerekçeli kararda da bu hususların tartışılmadığını, zira raporda davalı şirketin ekonomik durumu özetlenmekle birlikte, iddialarının neden yerinde olmadığı, yabancı kaynakların öz kaynaklara oranının yüksek olması dışında ülkenin ekonomik durumunun sermaye arttırımını neden gerekli hale getirdiği, ...’nın muvazaalı işlemlerinin şirketin ekonomik durumunu nasıl etkilediği hususlarına herhangi bir açıklık getirilmediğini, somut uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi için bu yönlerden araştırma yapılmasının elzem olduğunu, davalı şirketin aynı yıl içinde iki kez sermaye artırımı yapmasının sermaye arttırımı kararlarının şirketin gerçek ihtiyacına dayanmadığı düşüncesini kuvvetlendirdiğini, bilirkişilerin özkaynak değişim tablosunu açıklarken davalı şirketin araştırılması gereken işlemleri bulunduğuna işaret ettiğini, ancak raporun devamında bu kapsamda herhangi bir açıklama yapılmadığını, sermaye arttırımının gerçek bir ihtiyacın sonucu olup olmadığının, sermaye arttırımı ile elde edilmesi planlanan gelirin şirketin mevcut sermayesi ile muhtemel ihtiyaçlarının ötesine geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, bilirkişilerin bu kapsamda herhangi bir değerlendirme yapmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle alanında uzmanlarından oluşan bilirkişi raporunun takdiri delil olup, mahkemece sunulan deliller değerlendirilerek ve gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunda, davalı şirketin borca batık olmadığı ancak, oran analizine göre toplam yabancı kaynakların öz kaynaklara oranının 3,97 olduğu, bu oranın gelişmekte olan ülkelerin oranlarının çok üstünde olduğu, şirketin nakit sermaye artımına ihtiyacı olduğu; iktisadi varlıkların finansmanında şirket yöneticilerinin yabancı kaynaklar ile öz kaynaklar arasında optimal bir denge kurmak zorunda olduğu, bu oran 1'in üstüne çıktığında alacaklıların güvencesinin azalacağı ve güvence azaldığında kredi temin edilme imkanlarının azalacağı ve kredi koşullarının ağırlaşacağı; bu kapsamda davalı şirket mali tablolarına göre, 07.09.2018 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırım kararının yerinde ve gerekli olduğu belirtilmiş olmakla, alınan sermaye arttırımı kararına davalı şirketin ihtiyacı bulunmadığı, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği yönündeki davacı istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davalı şirket yöneticisi ...'nın davalı ... kötü yönetimi ve şirketin kâr etmesine rağmen şirket kârını muvazaalı biçimde kurduğu başka şirketlere aktardığı, bu surette şirketin içini boşaltıp sermaye arttırımı yapılması ihtiyacı içine soktuğunun ileri sürüldüğü ancak davalı şirket yöneticisi hakkında davacının bu yöndeki iddialarının sorumluluk davasında tartışılacak hususlar olduğu, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının bertaraf edilmediğini, hissedar ve yönetim kurulu başkanlığı sıfatını taşıyan ...'nın şirketi sermaye artırımı ihtiyacı içindeymiş gibi bir tabloya sokmasının başlı başına dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu muvazaalı işlemler ile dava konusu sermaye artırımı arasında bağ olmadığının düşünülemeyeceğini, raporda öz kaynak oranları dışında ülkenin ekonomik durumunun sermaye artırımını neden gerekli kıldığı, muvazaalı işlemlerin şirketin ekonomik durumunu nasıl etkilediği hususlarına açıklık getirilmediğini, üstelik raporda özkaynak tablosu açıklanırken davalı şirketin araştırılması gereken işlemleri bulunduğuna işaret edilmekle beraber raporun devamında bu yönde bir açıklama bulunmadığını, sermaye artırımının gerçek bir ihtiyaca binaen olup olmadığının, artırım ile elde edilmesi planlanan gelirin mevcut sermaye ile muhtemel ihtiyaçların ötesine geçip geçmediğinin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda teknik inceleme görevi aşılarak tespitte bulunulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket genel kurulunun sermaye artırım kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.