4. Ceza Dairesi 2023/16874 E. , 2024/337 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/712 E., 2016/38 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte buluna
**4. Ceza Dairesi 2023/16874 E. , 2024/337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/712 E., 2016/38 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci maddeleri gereği 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karar 08.11.2013 tarihinde kesinleşmiş, 05.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; gazetenin internet sitesinde yazdığı yazının hakaret olmadığı, eleştiri niteliğinde olduğu, ayrıca yazı işleri müdürü olduğu medya kuruluşunda paylaşılan diğer yazılardan hukuki sorumluluğu olmadığı, kendisinin yazmadığı, vesaire ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması ve hapis cezası verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 1/4 artırım yapılmasının hatalı olduğuna, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücretine hükmedilmediğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Şikâyetçinin profesör akademik ünvanı ile görev yaptığı ve aynı zamanda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak çalıştığı, şüphelinin ise gazetede yazı işleri müdürü olduğu, 13.08.2012 tarihinde "Bir genç kızın hayatı karardı" başlıklı manşet altında “Antalya'dan getirilen ve Düzce'de çakma profesör yapılan S.K.” şeklinde, 16.08.2012 tarihinde “Ş.... tarafından çakma prof yapılan K. sadece 1-2 ay görev yaptıktan sonra geçici görev ile tekrar A.... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevlendirildi. Yani sadece çakma prof kadrosu aldı” şeklinde, ve 30.08.2012 tarihindeki köşe yazısında ise ”Hani sizin bu yaptığınız hem şerefsizlik hem utanmazlık diyemiyorum.çünkü yasalar buna izin vermiyor” şeklinde hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Sanık ve Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri ile Sair Yönlerden Yapılan İncelemede Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 13.08.2012 ve 16.08.2012 tarihlerinde katılana yönelik yazılan yazıların, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, 2. Hakaret suçunun internette yayın yapan gazete yoluyla işlenmesi nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleştiğinin gözetilmemesi, 3. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Somut olayda katılanın hukuki statüsüne göre 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kamu görevlisi olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası geregince hüküm kurulması, 4. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti hükmedilmemesi, 5. Kabule göre de; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 ncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 nci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.