11. Hukuk Dairesi 2012/6534 E. , 2013/5221 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2009/146-2011/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6534 E. , 2013/5221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2009/146-2011/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, vesayet altında bulunan davacının ...'da tanınmış eski işadamlarından olduğunu, kurduğu şirketlerin zamanla büyüdüğünü, Öztunçlar Tar. Mak. San. Tic. AŞ, Öztekin Tar. Mak. San. Tic. Aş, Öztekin Oto. San. ve Tic. Aş, Özmetaş Metalurji San. ve Tic. Aş. adlı şirketlerin en yüksek hisseye sahip kurucu ortaklarından olduğunu ve bu şirketlerde yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, dava tarihi itibariyle davacının 78 yaşında olduğunu, beyin ameliyatı geçirmesi sebebiyle rahatsızlandığını, bu nedenle vesayet altına alındığını, hafıza sorunu yaşadığını, 2002 yılında geçirdiği beyin ameliyatı sonrasında sağlık problemlerinin başlamasıyla birlikte davalı şirketten ve yönetiminden uzaklaştırıldığını, diğer davalıların davacının kardeşleri olduğunu, davalıların şirketlerin gelirlerinden davacıya hiçbir ödeme yapmadıklarını, ayrıca şirketlerin gelir ve giderlerini de incelemesine müsaade etmediklerini, oğlunun da şirketlere girmesine izin vermediklerini, şirkete denetçi olarak seçilen ...'in davalıların eniştesi olduğunu, akraba olan şahsın denetçi olarak atanmasının kanunen mümkün olmadığını, davacının akıl zayıflığından faydalanarak ve şirketlerin borçları sebep gösterilerek davalılar tarafından birçok şirket gayrimenkulunun satıldığını ve gayrimenkul satışlarından davacıya para verilmediğini, davalı şahısların davacının şirketteki haklarını vermediklerini ve şirketin 45 yıllık birikimini son birkaç yıl içerisinde erittiklerini, özellikle 2006 yılından itibaren yönetim kurulunun basiretsiz yönetim tarzı nedeniyle davalı şirketin maddi zararlara uğradığını ve pazarlarını kaybettiğini, kredi alamaz hale geldiğini, bu nedenle şirket mal varlıklarının satıldığını, 2006 yılından itibaren de şirket yönetim kurulunun toplanmadığını, bu nedenle pay sahibi olan davacının şirketin kar ve zarar durumu, bilançosu ile faaliyet raporları hakkında bilgi sahibi olmasının imkansız hale geldiğini, davalılarla görüştüklerini ve genel kurulun toplanmasını talep ettiklerini, kabul edilmediğini, bunun üzerine 07/02/2009 tarihinde denetçi ...'e ihtarname çekildiğini, ...'nın 363/1 maddesi uyarınca denetçiden açıklama yapmasının istendiğini, verilen ... günlük süre içinde kendilerine cevap vermediklerini, 20/02/2009 tarihinde de yönetim kuruluna ihtarname çekilerek şüpheli görülen hususlara ilişkin davacı pay sahibi şahsın şirketin tüm ticari defterleri ile diğer belgelerinin incelenmesi konusunda ...'nın 363/... maddesi uyarınca izin istediklerini, bu talebe de herhangi bir cevap vermediklerini, bu şekilde bilgi alma haklarının kısıtlandığını, bu nedenle dava açtıklarını ileri sürerek, ...'nın 363/... maddesi uyarınca şirketin tüm ticari defterleri ile diğer defter ve belgelerin incelenmesi yönünde kendilerine izin verilmesine, ....000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, tarafların kardeş olduklarını, davalı şirketin de aile şirketi olduğunu, ortaklıklarının 40 yıldan beri devam ettiklerini, şirketin adına kayıtlı olan bir kısım gayrimenkullerin ekonomik kriz nedeniyle satmak zorunda kaldıklarını, 01/01/2006, 04/04/2006, .../04/2006, 01/03/2007, .../03/2007, .../05/2008, 22/08/2009 tarihlerinde satılan gayrimenkullerin bedellerinin şirket resmi kayıtlarına girdiğini, satılan bir kısım gayrimenkullerin şahıslar adına kayıtlı olduğunu ve şirketlerin borçlarının ödenmesi nedeniyle satıldığını, bir kısım gayrimenkullerin de şirketler adına kayıtlı olduğunu, şirket borçlarının kapatılması için gayrimenkullerinin satıldığını, gayrimenkullerin satıldığının davacıya bildirildiğini, ... ili, ... kayıtlı, 492 Parsel nolu arsanın davacı adına resmi olarak kayıtlı olduğunu, bu gayrimenkulun satışında taraflar arasında sorun çıktığını, gayrimenkulun gerçekte tüm kardeşlerin ortak malı olduğunu ancak resmiyette davacı ... adına kayıtlı olduğunu ve davacı tarafından arsanın satışı için vekalet verildiğini, vekalet tarihi itibariyle de yaptığı işin anlam ve önemini kavrayabildiğini, arsanın satışından elde edilen paranın şirket borçlarının ödenmesinde kullanıldığını, davacının iyiniyetli olmadığını, manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, bilirkişi marifetiyle şirket kayıtları üzerinde 09/05/2006 tarih ve sonraki döneme ilişkin olmak üzere inceleme yapılmasında herhangi bir sakıncanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davalı şirketin kayıtları ve defterleri üzerinde inceleme taleplerine, noter ihtarnamelerine, ayrıca delil tespiti talebine rağmen davalı şirket defterleri şirkette pay sahibi olan davacının bilgisine sunulmamış olduğundan, bilgi alma hakkının kısıtlandığı, bu durumda da davacının ancak maddi zararının oluşabileceği, manevi zararının oluşmadığı, yargılama sırasında şirket kayıt ve belgeleri, defterleri bilirkişiler tarafından incelendiğinden ve kayıtlar açıklığa kavuşturulduğu gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin reddine, davalı şirketin tüm ticari defterleri ile diğer belgelerin mahkemeye tevdii edilip davacı tarafça incelenmesinin sağlanması yönündeki talep ile ilgili olarak ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (...)Mahkemece, davalı şirket defterlerinin şirkette pay sahibi olan davacının bilgisine sunulmaması sebebiyle, davacının bilgi alma hakkının kısıtlandığı tespit edilip, yargılama aşamasında bilirkişiler tarafından şirket kayıt ve belgelerinin incelendiği ve kayıtların açıklığa kavuşturulduğu gerekçesiyle, davacının şirket defter ve kayıtlarını inceleme talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, davacının yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin (...) no'lu bent dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 5. bendinde yer alan '' toplam 5.113,20 TL yargılama giderinin ....556,60 TL'lik kısmının davacının kendi üzerinde bırakılmasına, geri kalan ....556,60 TL'nin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine'' şeklindeki kısmın hükümden çıkartılarak, yerine ''toplam 5.113,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine'' ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.