T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:01/03/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:13/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:01/03/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:13/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir ederken davalı şirketin sigortalısı olan ... plaka sayılı ... yönetimindeki araç ile çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle yaralandığını, bacağı ve karın boşluğunun zarar gördüğünü, olay sonrası ameliyat olmak zorunda kaldığını ve dalağını kaybettiğini, müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle Denizli ... Hastanesi tarafından düzenlenen raporda %15 oranında fonksiyon kaybı yaşadığının açık olduğunu, bu oranın daha müvekkilinin gerçek iş gücü kaybını göstermediğini, müvekkilinin bahsi geçen kaza nedeniyle maddi açıdan büyük zarara uğrayacağını, yine kaza sonrasında büyük üzüntü duyduğunu, tedavi sürecinde ve vücudunda meydana gelen yaralanmalar nedeniyle acı çektiğini beyan ederek müvekkilinin uğradığı zararın karşılığı olan şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, kaza sonrası manevi açıdan büyük üzüntü yaşayan müvekkilinin yaşadığı üzüntünün bir nebze giderilmesi için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada kusurun davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın bulunduğu sokakta dur levhasının olduğunu, kaza sonrası davacının %15 oranında fonksiyon kaybı raporunun bulunduğunun belirtildiğini, dalak kaybının %15 gibi yüksek bir kayıp oranı vermeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilleri tarafından kazaya karışan aracın tüm klozlar bakımından yüksek teminatlı olarak sigortalama ve kaskolama işlemlerinin yapıldığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tazminat sorumlularının belirlenmesinde ve sorumlu olunacak miktarın belirlenmesinde tarafların kusurlarının ağırlığının önem taşıdığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme aksi kanaatte olur ise tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının iddialarının kabul edilmemekle birlikte söz konusu kazaya karışan aracın en geniş manada çeşitli sigorta kollarında sigorta ettirildiğini, bu sebeplerden dolayı davanın sigorta şirketine ihbarı gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...kaza nedeniyle davacının %19 oranında sürekli nitelikte malül kaldığı, olay sonrasında bir buçuk ay süre ile işten güçten kaldığı, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan ve benimsenen kusur raporunda da belirtildiği üzere davacının gerçekleşen kazada "dur" işaret levhasını dikkate alarak durup, araçların seyir durumlarını yeteri kadar kontrol ettikten sonra geçiş yapması ve ilk geçiş hakkını sağ tarafından gelen davalı sürücü idaresindeki otomobile vermesi gerekirken bunu yapmadığından %80 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ... (...) ise kavşağı dikkate alarak müteyakkız bir şekilde seyretmesi, etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bunu yapmayarak gerçekleşen kazada %20 oranında tali kusurlu olduğu, meydana gelen kazada tarafların kusur durumu, davacının gerçekleşen kazada %80 oranında asli kusurlu olduğu, ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, meydana gelen zararın niteliği göz önüne alınarak..." gerekçeleri ile; "Davanın kısmen kabulü ile; 421,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 30.047,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.468,47 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı ... şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 21/11/2017 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 15.000,00 TL manevi tazminatın 09/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacının maluliyetine ilişkin 28/11/2017 tarihinde 28.585,69 TL ödeme yapıldığını, ödeme tarihi itibariyle müvekkilinin bakiye ödemesinin kalmadığını, mahkemece alınan 09/12/2019 tarihli maluliyet raporunda davacının %19 sürekli sakatlık oranı oluşmasına rağmen bilirkişi raporunda %20 maluiyet oranını dikkate alarak hesaplama yaptığını, en son alınan maluliyet raporunun dikkate alınması gerekirken hata yapılarak maluliyet oranının %20 esas alınarak hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen geçi işgöremezlik tazminatının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda geçici ve sürekli iş göremezlik toplam tazminat sonucundan ödeme tenzil edilerek bakiye tutarın 30.047,25 TL olarak hesaplanmış olmasına rağmen sonuç kısmında bu tutarın bakiye sürekli iş göremezlik olarak belirtilerek, geçici iş göremezlik tutarının bu tutara bir daha eklendiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kişinin bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplandığını ancak bu hesaplamanın hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına dair istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede; 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alındığında TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2511 E.- 2021/2452 K). Öte yandan hesaplamaya ilişkin raporda iyileşme süresi, işlemiş bilinen aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve pasif dönemin ayrı ayrı hesaplanarak hesap hatasının yapılmadığı anlaşıldığından buna ilişkin istinaf başvurusu da yerinde bulunmamıştır. Ancak, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil;11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne uygun olarak alınması gerekmektedir. Buna göre somut olayda, kaza tarihi olan 21/11/2017 tarihinde davacının maluliyet tespitinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre alınması gerekmektedir. Bu kapsamda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 29/11/2019 tarihli rapor ile kaza tarihine göre doğru yönetmelik uygulanmak suretiyle davacının sürekli maluliyeti %19 olarak belirlenmesine rağmen hesaplamaya yönelik rapor ile davacının maluliyetinin %20 oranı baz alınarak hesap yapıldığı mahkemece de iş bu rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır. Öte yandan trafik kazasından zarar görenlerin zarar talepleri, destek ve destekten yoksun kalanların bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye yaşı PMF yaşam tablosuna göre hesaplanmıştır. O halde mahkemece, dosyanın alanında uzman yeni bir aktüerya bilirkişisine tevdi ile, öncelikle dosya kapsamında maluliyete yönelik düzenlenen 29/11/2019 tarihli Adli Tıp Raporu esas alınmak suretiyle davacının maluliyet oranının %19 olduğu gözetilmek ve yine davacının bakiye ömrünün TRH 2010 tablosuna göre hesaplanmak suretiyle davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki veriler doğrultusunda yeterli olup olmadığı belirlendikten sonra ödemenin yeterli olmadığı sonucuna varılması halinde ise doğru veriler kullanılmak suretiyle yeniden hesaplama yapılmasının istenmesi ve özellikle istinaf edenin davalı ... şirketi olduğu, davalı gerçek kişiler yönünden kararın istinaf edilmediği eş deyişle usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurularak hüküm tesis edilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir. Hal böyle olunca; davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...Ş. vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalı ...Ş.'ye İADESİNE, 5-Davalı ...Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Davalı ...Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 2. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 19/04/2022 tarihli ve ... numaralı T. ... Bankası A.Ş. Denizli Şubesi'ne ait 70.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 03/11/2025 ...