T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/173 - Karar No:2026/195 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/173 KARAR NO : 2026/195 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2025/131 D.iş-2025/131 K TALEP : İhtiyati Haciz (Eser sözleşmesinden kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 Eser sözleşmesind…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2026/173 - Karar No:2026/195 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/173 KARAR NO : 2026/195 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2025/131 D.iş-2025/131 K TALEP : İhtiyati Haciz (Eser sözleşmesinden kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyat haciz istemine ilişkin davada ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin mahkemece verilen karara karşı süresi içinde talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili; Müvekkili şirket ile davalı iş ortaklığı arasında akdedilen "11.05.2024 Tarihli Yüklenici Ana Sözleşmesi" ve "10.06.2024 Tarihli Yüklenici ve Alt Yüklenici(Taşeron) Sözleşmesi" çerçevesinde, müvekkili şirketin; Malatya ili Yeşilyurt ilçesi 9. Paket 256 adet hafif çelik konut projesi (P49) kapsamında, projeye ait çeşitli inşaat ve çelik yapı montaj işlerini üstlendiğini, müvekkilinin bu proje kapsamında sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüklerini ifa ettiğini, ancak müvekkilinin dört adet hakediş faturasına istinaden ödenmeyen bakiye 68.340.766,55 TL alacağı bulunduğunu, bu hakedişler dışında da davalılardan alacaklı olduklarını ve bu alacaklara ilişkin haklarını şimdilik saklı tuttuklarını, 11.05.2024 tarihli sözleşmenin 8.maddesinde 10.06.2024 tarihli sözleşmenin ise 4.maddesinde ödemeler hususunun düzenlendiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen karşı tarafın ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, zaten müvekkili edimini yerine getirmemiş olsaydı karşı yanın idareden hakkedişini alamayacak olduğunu ve karşı tarafın idareden 4 adet hakediş aldığı halde müvekkiline ödeme yapmadığını, işin müvekkili tarafından sözleşmeye aykırı yapıldığı hususunda müvekkiline gönderilen herhangi bir ihtarnamenin de bulunmadığını, iş ortaklığını oluşturan şirketler de müteselsilen borçtan sorumlu olduklarından bu şirketler aleyhine de ihtiyati haciz talep ettiklerini, ibraz ettikleri sözleşmeler, faturalar, hakkediş raporları, ihtarneme, karşı tarafça yapılan kısmi ödemeleri gösterir banka dekontları, karşı taraf aleyhine başlatılan icra takiplerine ve dava dosyalarına dair bilgiler ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığının kuvvetle muhtemel olduğunu ve yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olarak davalı iş ortaklığının müvekkili şirkete olan 68.340.766,55TL tutarındaki muaccel borcunun tahsilinin güvence altına alınabilmesi amacıyla davalı şirketlerin taşınır ve taşınmaz malları ile varsa 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine İİK’nın 257.vd.maddeleri gereğince ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: Talep dilekçesi ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de, ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafın ihtiyati haciz isteminin kabulünü gerektirir nitelikte muaccel bir alacak yönünden yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunmadığı, yerleşik içtihatlarda gözetildiğinde talep dilekçesi ekinde sunulan e-faturaların ve hak ediş raporlarının alacağın varlık ve miktarını belirten mutabakat belgesi sunulmaması nedeniyle başlı başına ihtiyati haciz talebinin kabulünü gerektirir nitelikte belge ve delil olarak değerlendirilemeyeceği hususları birlikte gözetildiğinde açıklanan nedenlerle yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin hukuki değerlendirmesinin yanlış olduğunu, gerekçenin şablon olduğunu, ihtiyati haciz taleplerinin dosya münderecatından da anlaşılacağı üzere ilgili sözleşmeler, faturalar, hakediş raporları, ihtarname, fotoğraf vs. deliller dosya kapsamında ayrıntılı olarak sunulmuşsa da mahkeme tarafından dosyaya sunulan deliller detaylı olarak incelenmeden mutabakat belgesi sunulmadığından bahisle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira taraflar arasında sözleşmeler, hakediş raporları, faturalarda açıkça görüleceği üzere alacaklarının varlığının sabit olduğunu, mutabakatın, muhasebe alanında borç ve alacak tutarlarının doğruluğunu teyit etmek amacıyla sıklıkla kullanıldığını, dosya kapsamında sunulan belgeler de dikkatle incelendiğinde borç ve alacak tutarlarının doğruluğu açıkken mahkeme tarafından salt olarak mutabakat belgesi aranması ve eksikliğinden bahisle talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 11.05.2024 tarihli yüklenici ana sözleşmesi ve 10.06.2024 tarihli yüklenici ve alt yüklenici(taşeron) sözleşmesi çerçevesinde üzerine düşen yükümlülüklerini ifa ettiğini, müvekkilince 4 adet hakediş için düzenlenen faturalar toplamının 146.938.584,55TL olduğunu, davalı iş ortaklığının belirtilen bu faturalar kapsamında müvekkili şirkete 59.550.000,00 TL para (bankadan gönderilmek üzere) toplam 7.060.000,00 TL bedelli 2 adet çek, 11.987.818,00 TL’ de mala karşılık olmak üzere toplam 78.597.818,00 TL ödeme yaptığını, buna göre hakediş faturalarına istinaden ödenmeyen bakiye alacağın net olarak 68.340.766,55 TL olduğunu, hakediş faturalarının davalı yanca müvekkilinin banka hesaplarına bu hakedişlere istinaden gönderilen paralara ait dekontlar ve çeklerin, davalı yanın müvekkili şirkete vermiş olduğu hafif çelik ve sair mallara ilişkin düzenlemiş olduğu faturalara göre belirtilen 4 adet hakediş faturasına istinaden alacağın kesin olarak belirli olduğunu, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşmelere istinaden müvekkilinin yapmış olduğu işler gereğince davalı şirketten 4 adet hakediş haricinde başka alacağının da söz konusu olduğunu, 11.05.2024 tarihli yüklenici ana sözleşmesinin 8.maddesi ve ayrıca 10.06.2024 tarihli yüklenici ve alt yüklenici(taşeron) sözleşmesinin 4.maddesi gereğince müvekkilinin hakedişlerinin ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiği belgelerle sabit olmasına rağmen, bu ödeme yükümlülüğünün ihlal edildiğini, dava dilekçesi ekinde davalı yanın idareden hakediş aldığını gösterir 4 tane hakediş raporu olduğunu, bu hakediş raporlarından; 1 numaralı hakediş raporunun 05.07.2024 tarihine kadar yapılan işler için, 2 numaralı hakediş raporunun 04.09.2024 tarihine kadar yapılan işler için, 3 numaralı hakediş raporunun 04.10.2024 tarihine kadar yapılan işler için, 4 numaralı hakediş raporunun 04.12.2024 tarihine kadar yapılan işler için alınmış olup bu hakediş raporlarının bizzat davalı yanın imzası ile kendisine ödendiğini, hakediş faturalarına da dikkat edilirse iş bu faturaların, davalı yanın hakediş raporlarından sonra fatura edilmiş olup bu durumun, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve buna istinaden davalı yanın idareden hakediş aldığını gösterdiğini, müvekkili şirket tarafından 10.04.2025 tarihinde Gaziantep 21. Noterliği’nin 11193 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile belirtmiş oldukları hakedişlerinin ödenmesi için talepte bulunulduğunu, bu ihtarnamenin davalıya usulüne uygun şekilde 14.04.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtarnameye hiçbir yanıt verilmediğini, davalı yanın borcunu ifa etmediği gibi herhangi bir yazılı veya sözlü itiraz da ileri sürmediğini, davalının hakediş faturalarına karşı ya da müvekkilinin yapmış olduğu işlerin sözleşmelere aykırı olarak yapıldığına dair gönderdiği her hangi bir ihtar ya da itirazın da söz konusu olmadığını, sözleşmeler gereğince müvekkilinin yapmış olduğu işler de herhangi bir aksaklık ya da eksiklik olsaydı davalı yanın idareden hakediş almasının mümkün olmayacağını, ... Üst Yapı Anonim Şirketi & ... Yapı İnşaat Anonim Şirketi İş Ortaklığı’nın, ayrı bir vergi numarasına sahip ve ayrı banka hesapları olan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal düzenlemelere istinaden kurulmuş bir yapı olduğunu, bu şekildeki ortaklıklara karşı ihtiyati haciz yapılması ve icra takibi yapılması mümkün olup bu durumun Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/12-763 E ve 2019/344 K sayılı ilamında açıkça hüküm altına alındığını, bu sebeple iş ortaklığına karşı da ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini, iş ortaklığını oluşturan diğer karşı taraf şirketlerin de Türk Borçlar Kanunu gereği müteselsil olarak sorumlu olduğu için bu şirketler aleyhinde de ihtiyati haciz talebindi bulunduklarını, ihtiyati hacizin 257 vd.maddelerinde düzenlendiğini, belirtilen hukuki değerlendirmeler ve Yargıtay kararları nazara alındığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini, sözleşmeler, faturalar, hakediş raporları, ihtarname, davalı yanın yapmış olduğu kısmi ödemeleri gösterir banka dekontları ve faturalar, davalılar aleyhine başlatılan icra takiplerine ve dava dosyalarına dair bilgiler ve sair diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve alacak- borç ilişkisini açıkça gösterdiğini, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmiş olup, borcun varlığı ve tahsil riskinin yüksekliği göz önünde bulundurularak alacağın güvence altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunduklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterlidir. Talep, 11.05.2024 tarihli yüklenici ana sözleşmesi ve 10.06.2024 tarihli yüklenici ve alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedeli alacağının ödenmediği iddiasıyla ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz talep eden tarafça dilekçe ekinde karşı tarafla yapılan sözleşme, sözleşme kapsamında taşeron olarak çalışılabilmesi yönünde TOKİ'nin onayı, karşı tarafla TOKİ arasında düzenlenen ve talebe konu işe ilişkin olduğu anlaşılan hakedişler, bu kapsamda kesilen faturalar ve ödemelere ilişkin banka dekontları, talepte bulunan tarafından bakiye alacak için gönderildiği anlaşılan ihtarname ve tebliğ evrakı ile ihtiyati haciz isteyen vekilinin 12.02.2026 tarihli beyan dilekçesi ve ekindeki icra takiplerine yönelik delilleri de değerlendirilerek ve talebin geçici hukuki koruma niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle, yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak talep hakkında bir karar verilmesi, yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü halinde de yasadaki düzenlemeler kapsamında uygun teminat alınması hususunun da gözetilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerde, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2025 tarih ve 2025/131 D.iş-2025/131 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-İhtiyati haciz talep eden tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak 19.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır