T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1519 KARAR NO : 2025/1200 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/531 (Derdest) DAVA TARİHİ: 20/06/2025 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1519 KARAR NO : 2025/1200 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/531 (Derdest) DAVA TARİHİ: 20/06/2025 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında özel güvenlik hizmeti verilmesine dair iki ayrı sözleşme akdedildiğini, sözleşmeler çerçevesinde müvekkili şirket tarafından taahhüt edilen hizmetlerin eksiksiz ve sorunsuz şekilde ifa edildiğini ancak ifa edilen hizmete rağmen davalının herhangi bir gerekçe sunmaksızın hizmetlerin karşılığı olan 565.662,57 TL tutarındaki cari hesap alacağını ve bu tutara muacceliyet tarihinden itibaren işlemiş olan faizleri ödemediğini, sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, sektör içerisinden aktarılan harici bilgiye göre davalı tarafın alacaklılarından mal kaçırmakta olduğunu, somut olayda likit ve mutabakat ile ikrar edilmiş bir alacağı dahi ödemeyen ve alacağı sürüncemede bırakan davalının bu söylentileri kendi eylemleriyle ortaya koyduğu beyan ederek, takip çıkış miktarı kadar alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sözleşmeler ile üstlendiği edimleri gereği gibi ifa etmediğini, sözleşmelerin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmeye aykırılıkları nedeniyle 23/10/2024, 26/10/2024, 01/11/2024, 02/11/2024 (3 adet), 04/11/2024 tarihlerinde güvenlik görevlilerinin görev sırasında uyuması, sözleşmede belirtilenden az sayıda güvenlik görevlisi bulundurulması, güvenlik personeli yerine temizlik personeli görevlendirilmesi, sivil kıyafetle nöbet tutulması nedenleriyle tutanaklar düzenlendiğini, ayrıca davacının sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışları sonucu oluşan güvenlik zafiyeti nedeniyle hırsızlık olayı meydana geldiğini, müvekkili şirketin birtakım mallarının çalınması sonucu zarara uğradığını, bu nedenle davacı tarafa yansıtma faturası düzenlendiğini, Üsküdar 17. Noterliğinden gönderilen 15/01/2025 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnameler ile sözleşmelerin feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından davacının çalıştırdığı personele ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle ödemeler yapıldığını, yine üçüncü kişilere davacı nam ve hesabına ödemeler yapılmak zorunda kalındığını, bu ödemelerin de davacının varsa alacağından mahsubu gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; "...Fatura konusu mal ve hizmetin karşı tarafa teslim edildiğinin veya cari hesabın karşı tarafça kabulünde olduğuna dair bir belgenin bulunmadığı, ayrıca borçlunun mal kaçırdığına ilişkin iddialarının somut olarak ispatına ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu aşamada mahkememzce ihtiyati haciz isteyenin karşı taraftan muaccel alacağı bulunduğuna ilişkin kanaat edinilemediği alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının alacağa konu faturalara itiraz etmediğini, takibe itirazının mesnetsiz olduğunu, davalı hakkında edinilen bilgilere göre mal kaçırma girişiminde olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için koşulların oluştuğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etimştir.Talep; taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi nedeniyle oluşan cari hesap alacağından kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstem mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin... E. sayılı takip dosyası ile; davacı tarafından 565.662,57 TL asıl alacak, 38.162,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 603.825,42 TL cari hesap alacağının tahsili için takip başlatılmıştır. Takibe dayanak belge olarak; -31/01/2025 tarih ... no.lu, "2025 Şubat Hizmet Dönemi" açıklamalı, 114.201,46 TL bedelli, -31/01/2025 tarih ... no.lu, "2025 Şubat Hizmet Dönemi" açıklamalı, 14.525,57 TL bedelli,-31/01/2025 tarih ... no.lu, "2025 Ocak Hizmet Dönemi" açıklamalı, 1.142.014,62 TL bedelli,-31/01/2025 tarih ... no.lu, "2025 Ocak Hizmet Dönemi" açıklamalı, 131.581,31 TL bedelli,-31/12/2024 tarih ... no.lu, "2024 Aralık Hizmet Dönemi" açıklamalı, 805.861,00 TL bedelli,-31/12/2024 tarih ... no.lu, "2024 Aralık Hizmet Dönemi" açıklamalı, 92.898,00 TL bedelli,-31/01/2025 tarih ... no.lu, "... faturanın iadesi" açıklamalı, 32.877,38 TL (iade faturası) bedelli faturalar sunulmuştur.İşbu dava dosyasında ise yine yukarıda yer alan 31/12/2024 tarihli iki adet fatura dışında diğer faturalar delil olarak sunulmuştur.Davacı tarafından sunulan cari hesap kaydına göre, davalı tarafından bir kısım ödemeler yapılmıştır. Zira davacı tarafından düzenlenen 2025 yılı faturaların toplam tutarının 1.402.322,96 TL, 2024 yılına ait 2 adet fatura da eklendiğinde 2.301.081,96 TL olduğu, davacının takip dosyasında 565.662,57 TL cari hesap alacağı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda tarafların iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde; davacının alacaklı olduğu miktarın yapılacak yargılama ile tespiti mümkün olduğundan, bu aşamada sunulan delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı kanaatine varıldığından, İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/11/2025