11. Hukuk Dairesi 2022/241 E. , 2023/498 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : ....2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/264 E. Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, te…
**11. Hukuk Dairesi 2022/241 E. , 2023/498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : ....2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/264 E. Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalı ...’un murisleri olan...’un davalı şirketin ortağı olduğunu, murisin, davalı ...’a, şirket ortaklığından kaynaklanan işlerin yürütülmesi için 16.02.2001 tarihli bir vekâletname verdiğini, ...’un bu vekâletnameye dayanarak murisin bilgisi ve izni olmaksızın şirkette bulunan hisselerinin tamamını 12.03.2001 tarihinde davalı ...’a muvazaalı bir şekilde devrettiğini ve ...’tan devraldığı hisseleri yalnızca kendisine satacağı yönünde bir taahhütname aldığını, murisin bu işlemi öğrenir öğrenmez söz konusu hisse devrinin iptali için dava açtığını, ancak hisse devrinin şirketçe onaylanmadıkça bir hüküm ifade etmeyeceğini öğrenmesi üzerine davadan feragat ettiğini ve 04.05.2001 tarihinde ...’u vekillikten azlettiğini, davalı şirketin söz konusu azilnameye rağmen 18.08.2002 tarih ve (3) sayılı kararı ile bu hisse devrine muvafakat ettiğini, aynı tarihte alınan (4) numaralı kararla ise ...’un aynı hisseleri ...’a devrine muvafakat ettiğini, ...’un bu suretle muvazaalı bir şekilde devraldığı hisseleri sadece 22 gün sonra 05.09.2002 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle davalılar ... ve Kutlu’ya devrettiğini, şirketin aynı tarihli (5) numaralı kararıyla bu devirlere de muvafakat ettiğini, gerek hisse devirlerinin gerekse de şirketçe bu devirlere muvafakat edilmesine ilişkin kararların muvazaalı olduğunu, zikredilen hususların tüm davalıların malumu olduğunu ileri sürerek şirketin 18.08.2002 tarihli, (3) ve (4) sayılı, 05.09.2002 tarihli, (5) sayılı kararı ile ... Noterliğinin 05.09.2002 tarih, 5823 ve 5824 sayılı hisse devir senetlerinin iptaline, iptal kararları sonucunda boşta kalan 175 hissenin muris adına şirket defterine tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunmuş, müvekkillerinin iyi niyetli üçüncü kişi olduklarını, bedeli karşılığında hisseyi aldıklarından muvazaanın söz konusu olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; yapılan hisse devirlerinde muvazaa bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 24.12.2015 tarih, 2012/251 E. ve 2015/727 K. sayılı kararı ile çıplak payın alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceği, bedeli ödenmemiş veya kısmen ödenmiş olan payların devrinin, devralan kişinin borç yüklenmesi niteliğinde olduğu, bu hâlde borcun nakli işlemi söz konusu olup devir için anonim şirketin onayının gerektiği, muris...'a ait şirket hisse senetlerinin davalı oğlu ... tarafından, babasının kendisine verdiği vekâletnameye istinaden davalılara devrine dair işlemlerin, hisse devirlerinin yönetim kurulu kararı ile onaylanıp pay defterine ayrı ayrı kaydedildiklerinden hukuken geçerli oldukları, bu pay devirlerinin muvazaalı olduğuna dair tanık anlatımları, mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanları doğrultusunda her hangi bir emarenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 14.11.2017 tarih, 2016/4164 E. ve 2017/6152 K. sayılı kararı ile davaya konu hisseler üzerinde muris... mirasçılarının iştirak halinde mülkiyet sahibi olduğu, mirasçıların tereke üzerinde ancak oy birliğiyle tasarruf edebilecekleri, Mahkemece, davanın murisin davacı dışındaki mirasçıların davaya muvafakatin alınması veya terekeye temsilci atanması suretiyle görülmesi gerekirken bu hususun nazara alınmamasının doğru olmadığı, ayrıca davaya konu iddia ve talepler gözetildiğinde huzurdaki davanın dava dışı şirketin huzuruyla görülmesi gerektiği, Mahkemece davacı yana dava dışı şirkete karşı dava açması için önel verilip açılan davanın işbu davayla birleştirilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın muvazaa iddiasını ispat için tanık deliline dayandığı, ancak tanıkların bilgi ve görgüsünün duyuma dayalı olduğu, davacı tarafça iddiayı ispata yarar başkaca delil de sunulamadığı, yapılan hisse devirlerinin şirketçe onaylandığı ve pay defterine de kaydedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin muvazaanın ispatlanamadığına ilişkin gerekçesinin doğru olmadığını, murisin ...’u vekâletten azlettiğini ve bu hususun tüm davalılarca da bilindiğini, yargılama sürecinde ispatlanan maddi vakıaların, hisse devirlerinin muvazaalı bir şekilde yapıldığını şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davaya konu hisse devir sözleşmelerinin ve bu sözleşmelere muvafakat edilmesine ilişkin davalı şirket yönetim kurulu kararlarının iptali ile hisselerin tekrardan davacının murisi adına tescili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sözü edilen hisse devirlerinin muvazaalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 416 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.