İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamındaki 24.725,77-TL asıl alacak ve 5.457,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.182,59-TL'nin tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/51 KARAR NO : 2026/535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2022 NUMARASI : 2020/749 Esas - 2022/827 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/10/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamındaki 24.725,77-TL asıl alacak ve 5.457,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.182,59-TL'nin tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, tersine müvekkilinin davacıdan alacaklı bulunduğunu, müvekkilinin davacıya karşı İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını, davacının o takip kapsamında menfi tespit istemli İstanbul 21. ATM'nin 2020/641 esas sayılı dosyasında dava açtığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, buna göre davacının ticari defterlerinde davalının davacıya 4 adet toplam 344.438,66-TL bedelli fatura düzenlediği, davacının da davalıya toplam 459.100-TL ödediği, 20/03/2018 tarihli 8.500-TL ödeme belgesinin dosyada bulunmadığı, davalının 344.438,66-TL faturalar toplamına önceki dönemden kalan 89.935,57-TL eklendiğinde toplam 434.374,23-TL davacının davalıya borçlu göründüğü, borç kapsamında davacının davalıya 450.600-TL ödeme yaptığı, yani takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 16.225,77-TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise, davacının, davalıdan 24.725,77-TL alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki farkın davacı kayıtlarında yer alan, davalı kayıtlarında yer almayan toplam 130.000-TL bedelli 4 adet çekten kaynaklandığı; ayrıca 8.500-TL bedelli çekin davalı defterinde yer aldığı ve davalının cirosunun bulunduğundan bu bedelin de davalıya ödendiğinin kabul edildiği ve takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 24.725,77-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine ve alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının dosyaya sunduğu dekontlarda takip konusu borca ilişkin açıklama bulunmadığı, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı ve sadece ticari defterlerin incelenmesiyle karar verilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının davalıya karşı 26/08/2020 tarihinde başlattığı davaya konu Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında, 24.725,77-TL asıl alacak ve 5.457,12-TL işlemiş olmak üzere toplam 30.182,59-TL'nin değişen oranlarda avans faiziyle tahsili istenilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Takip dayanağı olarak 30/04/2019 tarihi itibariyle açık hesap alacağı gösterilmiştir. Davalı, davacıya İstanbul 14. İcra Dairesi'nde icra takibi başlattığını, kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu, fakat davacının takipten dolayı menfi tespit davası açtığını ve ayrıca davacının davaya konu takibi başlattığını savunmuştur. UYAP'tan yapılan incelemede, davalının davacıya 19/12/2019 tarihinde başlattığı İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında, 105.274,23-TL asıl alacak ve 8.419,05-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 113.693,28-TL'nin tahsili istenilmiş, takip dayanağı olarak 30/11/2018 tarihli fatura ve açık hesap alacağı gösterilmiş, davacı-borçluya yapılmış tebligata istinaden takip kesinleştirilerek haciz işlemleri uygulanmış, davacı-borçlu ödeme emri tebligatının usulsüz olduğundan bahisle 25/02/2020 tarihli itiraz dilekçesini dosyaya sunmuş ve bu husustaki İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/314 esas ve 2020/332 karar sayılı dosyasında 02/03/2020 tarihli karar ile davacı-borçluya ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu ve tebliğ tarihinin 24/02/2020 olarak belirlenmesine karar verilmiş; icra dairesince itiraz süresinde olduğundan 11/03/2020 tarihinde takibin durdurulmasına ve 16/03/2020 tarihinde de hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca davacı, davalıya karşı 03/12/2020 tarihinde açtığı İstanbul 21. ATM'nin 2020/641 esas ve 2022/49 karar sayılı dosyada, söz konusu icra takibinden dolayı menfi tespit isteminde bulunmuş; mahkemece 31/01/2022 tarihli kararla hükme esas alınmış bilirkişi raporuna göre davacının nihai olarak dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.725,77-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davaya konu icra takibinden ve takibe dayanak 30/11/2018 tarihli fatura ile cari hesapta nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir. Karara karşı davalının (eldeki davanın da davalısı) istinaf başvurusu üzerine, İstanbul BAM 13. HD'nin 2022/1137 E., 2025/62 K. sayılı ve 23/01/2025 tarihli ilamıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş ve kararın belirtilen tarihte kesinleştiği belirlenmiştir. Bu davada hükme esas alınmış 02/12/2021 UYAP havale tarihli bilirkişi raporunda, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacının ticari defterlerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 55.274,23-TL alacaklı göründüğü, Temmuz 2018 BA kayıtlarında davalının davacıya KDV hariç 91.060-TL (KDV dahil 98.345-TL) satış faturasının bildirildiği; davalının hesap ekstrelerine göre, 31/12/2018 itibariyle davacıdan 425.874,23-TL alacaklı göründüğü, davacının ticari defterlerinde kayıtlı, davalıda kayıtlı olmayan davacının davalıya yaptığı 03/08/2018 tarihli 300.000-TL, 07/09/2018 tarihli 6.500-TL ve 6.100-TL ile 18/10/2018 tarihli 8.000-TL banka havale dekontlarının dosyaya sunulduğu, yine davacını davalıya verdiği 31/05/2018 tarihli 25.000-TL ve 31/08/2018 tarihli 25.000-TL bedelli çeklerin de dekontlarla yapılan ödemeler gibi davalıda kayıtlı bulunmadığı, tarafların kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde 30/04/2019 tarihli kayda istinaden davacının davalıdan 31/12/2019 itibariyle davacının davalıdan 24.725,77-TL alacaklı göründüğü tesbit edilmiştir. Davacının 2018, 2019 ve 2020 yılları defterlerinin incelendiği 15/06/2021 tarihli mali müşavir 1. bilirkişi raporunda, 20/03/2018-30/04/2019 tarihleri arasında davacının davalıya toplam 459.100-TL ödeme yaptığı, belgelenmemiş 20/03/2018 tarihli 8.500-TL (çek) düşüldüğünde, 450.600-TL olduğu, buna karşın davalının davacıya kestiği fatura toplamının 344.438,66-TL'ye önceki dönem bakiyesi 89.935,57-TL eklendiğinde 434.374,23-TL tuttuğu, davacının fazla yaptığı 16.225,77-TL kadar alacaklı olduğu görüşü ifade edilmiştir. Davalının 2017, 2018 ve 2019 defterlerinin incelendiği istinabe yoluyla Bursa 2. ATM'den alınmış 06/01/2022 tarihli mali müşavir 2. bilirkişi raporunda, 2017 sonunda davalının davacıdan 89.935,57-TL alacaklı göründüğü, 2018 yılından davalının 344.438,66-TL'lik fatura kestiği, davacının defterlerinin incelendiği raporda dayanağı görülmediği belirtilen 8.500-TL çekin davalıda kayıtlı olduğu, ancak davacının defterlerinde kayıtlı olan 31/05/2018 tarihli 25.000-TL, 31/08/2018 tarihli 25.000-TL, 31/03/2019 tarihli 40.000-TL ve 30/04/2019 tarihli 40.000-TL bedelli toplam 130.000-TL çek ödemelerinin davalıda kayıtlı olmadığı, bu nedenle davalının davacıdan 105.274,23-TL alacaklı göründüğü, davacının defterlerinde de davalıdan 24.725,77-TL davalıdan alacaklı göründüğü, bu farkın (130.000-105.274,23=24.725,77) 130.000-TL çek ödemelerinin davalıda kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tesbitlerine yer verilmiştir. Ek raporda, davalının ticari defterlerinde yer almayan 130.000-TL ve 8.500-TL bedelli çek ödemelerine ilişkin dekontlar dosyaya sunulduğundan, davacının davalıdan 24.725,77-TL alacaklı bulunduğu görüşü bildirilmiştir. Eldeki davaya konu icra takibi tarihi 26/08/2020 ve dava tarihi ise 19/10/2020'dir. Davacı 30/04/2019 tarihi itibariyle, davalıdan 24.725,77-TL asıl ve 5.457,12-TL de işlemiş faiz alacağının bulunduğunu iddia ederek, davalının itirazının iptalini istemiştir. Davalı ise davacıdan 30/11/2018 tarihi itibariyle 105.274,23-TL alacaklı olduğunu, bu hususta 19/12/2019 tarihinde başlattığı takibe karşı davacının 03/12/2020 tarihinde menfi tespit davası açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Söz konusu davada davacının davalıdan 24.725,77-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalıya takip ve açık hesap nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, işbu dosya istinaf aşamasındayken karar 23/01/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Buna göre hem taraflar arasındaki ilişkiye özgü tarafların kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağının belirlendiği kesinleşmiş hüküm, hem de dosyadaki deliller dikkate alınarak hazırlanmış denetime elverişli bilirkişi raporları gözetildiğinde, davacının davalıdan 24.725,77-TL takipteki asıl alacak kadar alacaklı olduğu ispat edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak bakımından devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.689,02-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 422,26-TL harcın mahsubu ile kalan 1.266,76-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 23-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026