İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından karşı taraflar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ D.İş Esas sayılı dosyasında 03/09/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEPİhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkilinin 03.06.2025 tarihli pa…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ D. İŞ KARAR TARİHİ: 03/09/2025 NUMARASI : ... D. İş Esas-... D. İş Karar İSTİNAF EDEN VE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... KARŞI TARAFLAR : 1-........ : 2-........ VEKİLLERİ : Av..... & Av..... TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından karşı taraflar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ D.İş Esas sayılı dosyasında 03/09/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEPİhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkilinin 03.06.2025 tarihli pay devir sözleşmesinden görüleceği üzere ........ Şirketi'ndeki 500 adet sermaye payını nominal değerleri üzerinden toplamda 2.500.000,00 TL bedel ile devraldığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ve devir bedelini devreden ........'a zamanında ve tam olarak ödediğini, işbu devir üzerine kötüniyetli devredenin şirketin içerisini boşaltma girişimlerinde bulunma saiki ile şirket merkezinin bulunduğu iş yerinin anahtarlarını değiştirerek müvekkilinin şirkete girişini engellediğini, şirkete ait tüm evrakları kaçırma girişiminde bulunduğunu, bu hususların müvekkili tarafından ihbarı neticesinde müvekkili hakkında asılsız şikayetlerde bulunarak şirkete ait iş yerindeki tüm malları kaçırmaya çalıştığını, şirket yetkilisinin haksız ve hukuka aykırı tutumları nedeniyle müvekkilinin devraldığı paylardan doğan haklarını kullanamadığını, şirket yönetimine katılamadığını ve şirketin fiili kontrolünü sağlayamadığını, bu durumun hem müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini hem de kendisine ait payların değerinin korunması ve şirket varlıklarının sağlıklı bir şekilde yönetilmesi hususunda ciddi endişeler yarattığını ileri sürerek, ........ Şirketi'nin merkez adresi olan ........ Mah., .... Sk. No:..... Karatay/Konya adresinde keşif yapılarak menkullerin miktar, nevi ve değerlerinin tespitinin yapılması, şirkette bulunan bilgisayarlar üzerinde yapılacak inceleme ile şirketin alacak, borç, envanter ve stok kayıtlarının tespiti, pay defterlerine pay devrinin işlenip işlenmediğinin, ticari defterlerde yapılacak inceleme ile şirket alacak, borç ve stoklarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususlarında ivedilikle delil tespiti yapılması amacıyla bir bilirkişi heyeti atanması, müvekkilin paylarının bugüne kadar pay defterlerine işlenmemiş olması, şirkete girişinin engellenmiş olması sebebiyle telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verilmemesi adına tedbiren tespit istenen şirkete öncelikle yönetim kayyımı atanması, aksi kanaat hasıl olması durumunda denetim kayyımı atanması, karşı tarafın kötü niyetli olarak şirket üzerindeki menkulleri ve gayrimenkulleri, müvekkile devredilen şirket paylarını başkalarına devretme ihtimaline ve bu hususun da yine telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı aşikar olması nedenleri ile de şirket hisselerinin ve şirket üzerine kayıtlı araç ve gayrimenkullerin üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ D.İŞ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "..Talep edenin şirketteki mevcut veya olması gereken (devralınan) hisselerine ilişkin delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebi için yapılan değerlendirmede; Her ne kadar iş bu dosyada talep edenin şirketteki mevcut veya olması gereken (devralınan) hisselerinin üzerine her türlü devri önleyici ihtiyati tedbir şerhi konulması istenilmiş ise de, 6100 Sayılı HMK'nun 390. Maddesine göre, ihtiyati tedbir, dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceğinden, bahse konu talebin Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, 6100 Sayılı HMK'nun 401/4. Maddesine göre, dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevli olduğundan, şirket hisselerine ilişkin delil tespiti talebinin de yine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında değerlendirilmesi gerekmektedir. Talep edenin şirketteki mevcut veya olması gereken (devralınan) hisseleri dışında kalan konulara ilişkin delil tespiti talebi için yapılan değerlendirmede ise; 6100 sayılı HMK'nun 400. Maddesi; "(1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır." hükmünü içermektedir. Talep edenin dilekçesi ve ekindeki belgeler anılan kanun hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde; Yukarıda yer verilen yasa maddesinin açık hükmüne göre delil tespiti talebinde bulunanın, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı olgularını yaklaşık olarak ispatlayarak hukuki yararının varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, şirketteki tüm alacak, borç ve stokların usulüne uygun tutulup tutulmadığının delil tespiti yoluyla yapılmasına imkan bulunmadığı, bu hususun şirket aleyhine açılacak hasımlı davada bilirkişi incelemesi yoluyla her zaman tespit edilebileceği anlaşıldığından delil tespiti talebi yerinde görülmemiştir. Talep edenin şirketteki mevcut veya olması gereken (devralınan) hisseleri dışında kalan konulara ilişkin ihtiyati tedbir talebi için yapılan değerlendirmede ise; Bir şirkete yönetim kayyım atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Bu kural 4721 sayılı TMK'nın 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay 11. H.D. 08/03/2018 tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K) Somut olayda, davalı şirketi temsile yetkili organların bulunduğu ve hali hazırda organ boşluğunun söz konusu olmadığı, asıl olan, şirketin, ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, bu itibarla yönetim kurulunun yetkilerini sınırlandırır biçimde yönetim kayyımı atanamayacağı sonucuna varılarak yönetim kayyımı talebinin reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. H.D. 2017/3136 E. 2019/338 K., Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/1987 Esas, 2022/1077 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/1624 E. 2022/1329 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/43 E. 2021/109 K.) Davacı tarafça ileri sürülen iddialar ve dosyaya sunulu deliller nazarında yapılan değerlendirmede, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasının gerektiği konusunda yaklaşık ispatın sağlanamaması nedeniyle söz konusu talebin de reddi gerekmiştir. Talebin mahiyeti, talep dilekçesinde anlatılanlar ve ekli belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması, tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi ve gözetilmesi için, aleyhine ihtiyati tedbir istenen şirketin tüm taşınmazlarının ve her türlü motorlu araçlarının üzerine iradi devir ve satışı önleyici ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan aleyhine tedbir istenilen şirketin tüm faaliyetlerini durduracak şekilde tedbir kararı verilmesi hak ve menfaat dengesine uygun düşmeyeceğinden, şirketin her türlü taşınırının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi talebinin reddi gerekmiştir. Teminat yönünden yapılan değerlendirme; Şirket ortaklarının ve üçüncü kişilerin menfaatleri gereği, olası muhtemel zararların teminatı olmak üzere takdiren 200.000 TL teminat yatırılması gerektiği..." gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile, aleyhine talepte bulunulan şirket üzerine kayıtlı tüm taşınmazların ve her türlü motorlu araçların iradi devir ve satışının önlenmesine, bu amaçla bahse konu malvarlığına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, sair ihtiyati tedbir taleplerinin ve delil tespiti taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesini tekrarla, anonim şirket yönetiminin, pay devrini pay defterine işlemeyi reddetmesi, genel kurul toplantısı çağrısı yapmaması, müvekkilinin şirkete girişini engellemesi ve şirket kayıtlarına erişimini kısıtlaması, şirketin menfaatlerini zedelediğini ve ortaklık haklarını tehlikeye attığını, bu durumun şirketin organsız kalması durumu olmasa dahi sağlıklı ve şeffaf bir şekilde yönetilmediği ve müvekkilinin ortaklık haklarının korunması için kayyım atanması gerektiğini, hisse devrini yapan ortağın açıkça şirketin içerisini boşaltmaya çalıştığını, şirket yetkilisinin mevcut tutumunun müvekkilinin telafisi güç zararlar görmesine sebebiyet vereceğini, işbu sebeple şirketin yönetimine bir yönetim kayyımı atanması, müvekkilin pay defterine kaydının sağlanması, genel kurul çağrısının yapılması, şirketin günlük işleyişinin denetlenmesi ve müvekkilinin şirketle ilgili bilgi ve belgelere erişiminin sağlanması konularında yetkilendirilmesi, aksi kanaatte olunması halinde, şirketin tüm mali ve idari işlemlerini denetlemek, alacak, borç, stok ve envanter tespitlerini yapmak üzere bir denetim kayyımı atanması, karşı tarafın kötü niyetli olarak şirket üzerindeki menkulleri ve gayrimenkulleri, müvekkiline devredilen şirket paylarını başkalarına devretme ihtimaline binaen ve bu hususun telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı aşikar olması nedeniyle şirket hisselerinin ve şirket üzerine kayıtlı araç ve gayrimenkullerin üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, şirket bilgisayarları, defterleri ve tüm kayıtlarının incelenerek alacak-borç ve envanter tespitinin yapılması amacıyla bir bilirkişi heyeti atanması ve bu bilirkişi incelemesinin tedbiren gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlemiştir. HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Mahkemece 03.09.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkeme kararında da belirtildiği üzere, talep eden tarafça işbu tedbir kararından önce Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında dava açılması, HMK'nın 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkındaki görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak, asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilecek olması karşısında, ihtiyati tedbir talep edenin tedbir talebinin mahkemenin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep edenin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/09/2025 tarih, ... D. İş Esas - ... D. İş Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının karşı taraflardan alınarak talep edene verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebine ilişkin YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-İhtiyati tedbir talebinin mahkemenin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, D)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....