12. Hukuk Dairesi 2021/12145 E. , 2022/204 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki 3.kişiler ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünü…
**12. Hukuk Dairesi 2021/12145 E. , 2022/204 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki 3.kişiler ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı üçüncü kişiler, faaliyet gösterdikleri adreste menkullerinin haczedildiğini, borçluyla organik bağları olmadığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu açıklayarak davanın kabulünü istemişlerdir. Davalı alacaklı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketler arasında organik bağ bulunmadığı, adreslerinin farklı olduğu, haciz adresinde borçluya yapılmış tebligat olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile hacizlerinin kaldırılmasına, davacılar lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesince, " her ne kadar davacı haciz tarihini 18/06/2015 olarak belirtmiş ise de, haczin 17/06/2015 tarihinde saat 18:00'de başladığı ve ertesi günün ilk saatlerine kadar devam ettiği, haczin ertesi güne sarkması nedeniyle haciz yapılan adresin doğru gösterilmesi de göz önüne alındığında dava dilekçesindeki 18/06/2015 tarihinin maddi hataya müstenit olduğu, borçlu şirkete ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edilmediği, haciz adresinin borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi de olmadığı, bu haliyle haczin davacı 3.kişilerin elinde yapıldığının kabulü gerektiği ancak alacaklının kötü niyetli olduğu davacılar tarafından ispatlanamadığından, mahkemece davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile 17/06/2015 tarihinde haczedilen mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, davacıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı ile tazminat açısından davacı üçüncü kişiler tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişilerin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki,6100 sayılı HMK'nin 359/2. maddesinde; " (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir’’ düzenlenmesine yer verilmiştir.