İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/10/2023 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:06/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:10/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muh…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/10/2023 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:06/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:10/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/12/2015 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve %8 oranında daimi malul kaldığı, davalı sürücünün kusuru nedeniyle kazanın vuku bulduğu, davalı ... şirketine yapılan müracaat üzerine iş göremezlik zararına karşılık bir kısım ödeme alındığı, ancak yapılan bu tediyenin gerçek zararı karşılamaya kafi gelmediği, bakiye zarar bulunduğunu beyanla davalı ... şirketine verilen 14/03/2018 tarihli ibranamenin KTK 111/2 madde gereği iptaline ve fazlaya dair hakları saklı tutulması kaydıyla 60.000,00 TL iş gücü kaybı zararı ile 9.431,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 69.431,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 12/05/2023 tarihli dilekçesinde, başlangıçta 60.000,00 TL tutarında istenilen daimi iş göremezlik zararı talebini 192.357,06 TL'ye yükseltmiştir. Daha sonra sunulan 18/09/2023 tarihli dilekçede ise bu kez daimi iş gücü kaybına ilişkin tazminat alacağı tutarını 277.707,56 TL olarak açıklamıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazaya ilişkin davacının müracaatı üzerine %8 maluliyet oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu 06/04/20218 tarihinde 53.118,00 TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, yapılan bu tediye ile poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunun yerine getirildiği ve davacının müvekkili şirketi ibra ettiği, ödemeden itibaren 2 yılı aşkın süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığı ve KTK 111 maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreye uyulmadığı, dava önce zarar tutarının belirlenebilir olduğu halde davanın belirsiz alacak biçiminde açıldığı, bakiye zarar iddiasına ilişkin sunulan evrakta maluliyet rapor tarihinin geçmiş olduğu, dava öncesi usulünce başvuru yapılmadığı, kusurun ve bakiye zarar iddialarının usulünce ispatı gerektiği, SGK tarafından rücuya tabi yapılan ödemelerin mahsubu icap ettiği, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunulabilecek yerde olay tarihinden avans faizi uygulanmasının talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2026 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin adli trafik bilirkişinden temin edilen raporda davalı nezdinde sigortalı aracı kullanan sürücüye 2918 sayılı Yasa'nın 84/b maddesinde düzenlenen kural ihlalinden dolayı kusur yüklendiği, davacı sürücünün ise kusurunun ve kural ihlalini bulunmadığının belirtildiği, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı heyetince hazırlanan sağlık kurul raporunda trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden faydalanmak suretiyle davacının 2015 yılındaki yaşı itibariyle %5,1 oranında, 2021 yılındaki yaşına göre ise %5,2 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, yine yaralanmaya ilişkin ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engel oranının %5 olduğu, iyileşme süresinin ise 18 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, tazminat bilirkişi raporunda davalı yanın tam kusur durumu, davacının ATK raporunda saptanan %5 daimi maluliyet oranı ile 18 ay geçici iş göremezlik süresi, asgari ücret düzeyindeki geliri, TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresine göre öncelikle ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılan hesaplamada tediye tutarının gerçek zarar miktarını karşılamadığı tespit olunduktan sonra raporun devamında güncel veriler nazara alınarak ve dava öncesi sigorta şirketinin yaptığı ödeme tutarı güncellenip mahsup edilerek neticede 21.621,90 TL geçici ve 98.447,82 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 120.069,72 TL bakiye maddi zarar hesaplandığı, itiraz üzerine düzenlenen ek raporda ise bu kez davacı için 9.431,00 TL belgeli tedavi gideri, 21.621,90 TL geçici ve 192.357,06 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 223.409,96 TL maddi zarar tespit edildiği, en son düzenlenen ek raporda ise tedavi gideri ile geçici iş göremezlik zararı yönünden önceki ek rapordaki tutarların aynen korunduğu, daimi iş göremezlik zararı tutarının ise 277.707,56 TL olarak revize edildiği, en son temin edilen tazminat bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edildiği, davacının kask takmamasının maluliyetinin oluşmasında yahut artmasında etkisi bulunmadığından kasksızlığın müterafik kusur olarak değerlendirilmediği, öte yandan riziko tarihi itibariyle trafik sigorta poliçesinin azami tutarının 290.000,00 TL ile sınırlı olduğu, dava öncesi sigorta şirketinin poliçe kapsamında 53.118,00 TL ödeme yaptığı ve böylece 236.881,06 TL bakiye poliçe limiti kaldığı, davacı tarafça ıslah dilekçesinde daha fazla zarar için tazmin isteminde bulunulduğundan poliçe limiti tutarı yönünden davanın kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden oluşan toplam 236.881,06 TL maddi tazminatın 06/04/2018 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine ödeme tarihindeki veriler itibariyle tam ve yeterli olan hesaplamaya istinaden 14/03/2018 tarihli ibraname neticesinde ödemenin gerçekleştirildiğini, davanın ise 16/06/2020 tarihinde açıldığını, bu halde KTK 111/2 maddesi gereği ibradan sonraki 2 yıllık süre içerisinde ibranın iptali istenmediğinden hak düşürücü süre aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aksi durumda dahi hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak yapılması icap ettiğini, ödemenin yeterliliği bakımından da progresif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, böylece tediye tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterliliğinin usulünce denetlenmediğini, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Kurulunca düzenlenmediğini, tazminat hesaplamasının sigorta genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, dava öncesi bakiye zarar iddiası ile müvekkili şirkete usulünce başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin temerrüt tarihinden yasal faiz ile sorumlu olduğunu, yine geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderine ilişkin zarar kalemlerinin poliçe teminatı kapsamında yer almadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını ve iş göremezliğe maruz kaldığını belirterek bu kazadan mütevellit oluşan zararına karşılık geçici ve sürekli iş görmezliği ile yaptığı tedavi giderleri için bir miktar maddi tazminatın karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut dosyada, davacının maluliyetine ilişkin olarak Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, yine somut dosyada ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, oysa ki kaza tarihi dikkate alındığında maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlemesi gerektiği açıktır. O halde somut dosyada maluliyet oranı yönünden sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte olmayan mevzuata göre düzenlendiğinden, bu maluliyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulması yoluna gidilemez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan, davacının maluliyet durumu ve oranı yönünden, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ek rapor alınması ve alınacak ek raporun sonucuna göre değerlendirme yapılıp gerekirse yeniden hesap (aktüer) raporu da alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. 2-İlk derece mahkemesinin kabulüne göre ise; dosya içerisindeki nüfus kayıtlarından davacının kaza tarihinde öğrenci olduğu ve kaza tarihinde herhangi bir çalışmasının olduğu yönünde dosya kapsamında bilgi ve beyanında bulunmadığının anlaşılmasına göre, öğrenci olan ve fiili bir çalışması bulunmayan davacının olay nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep etmesi mümkün olmadığından, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönden de talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 27/10/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, (492,00 TL + 3.554,00 TL) 4.046,00 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 6-İlamın icrasının geri bırakılması için davalı tarafından Denizli İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın talebi halinde davalıya iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade ve teminatın geri verilmesiyle ilgili işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 06/04/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...