T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/449 - 2026/643 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/449 KARAR NO : 2026/643 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19.10.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/449 - 2026/643 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/449 KARAR NO : 2026/643 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19.10.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/539 E., 2020/417 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 26.03.2026 YAZIM TARİHİ : 26.03.2026 Davacı ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: ... Genel Müdürlüğünün hizmet binası ile işletmekte olduğu hava limanlarındaki güvenlik hizmetlerinin piyasaya ihale yoluyla yaptırıldığını, müvekkili tarafından yapılan ihalenin davalı şirketlere verildiğini, davalının çalıştırdığı işçilerin iş akdinin feshedilmesi üzerine müvekkiline üst işveren sıfatıyla dava açıldığını, dava dışı işçilerin müvekkili bünyesinde çalıştıkları dönemde ihaleyi yürüten şirketlerin davalı şirketler olduğunu, dava dışı işçiler tarafından müvekkili aleyhine çeşitli mahkemelere açılan davalar neticesinde verilen kararların ilamlı icra takibine konu edildiğini, müvekkili tarafından bu dosyalara ödemeler yapıldığını, müvekkilinin davalılar bünyesinde istihdam edilen işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını iddia ederek, ödenen bu tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti vekili özetle: Açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dışı işçilerin asıl işveren konumunda olan ...'ye bağlı olarak müvekkili ile diğer davalılardan ... Güvenlik ortak girişiminde çalıştığını, müvekkili ile ilgili olarak ihale süresinin sonlanması nedeniyle dava dışı işçilerin müvekkilindeki çalışmalarının 31.05.2012 tarihinde sona erdiğini, dava dışı işçilerin ihaleyi yeni alan ... Güvenlik isimli şirkette çalışmalarını devam ettirdiklerini, müvekkilinin dava konusu iş ile ilgili olarak taşeron konumunda bulunduğunu, asıl işverenin davacı olduğunu, iş ve işçi hakkındaki tüm kararların davacı tarafından verildiğini, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından müvekkilinin sorumlu olduğu kabul edilse dahi bu sorumluluğun borcun tamamını kapsamadığını, müvekkilinin işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sorumlu olması gerektiğini, dava dışı işçilere ihbar tazminatı ödemesi yapılmış ise müvekkilinin son alt işveren olmaması nedeniyle dava dışı işçilere ödenen ihbar tazminatlarından sorumlu olmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Özel Güvenlik Ltd. Şti. ve ... Özel Güvenlik Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. vekili özetle: Davanın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçiler ile müvekkilleri arasında bir iş sözleşmesi imzalandığını, işçilerin uygulamada davacının işçisi olarak çalıştığını, işbu dava ile dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatının müvekkillerinden talep edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, müvekkillerinin dava dışı işçilerin son işvereni olmadığını, işçilerin iş akitlerinin müvekkilleri tarafından feshedilmediğini, müvekkillerinin, yalnızca kendi çalıştırdıkları döneme ilişkin kıdem tazminatının 1/2'sinden sorumlu tutulabileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; ... Genel Müdürlüğünün hava limanlarındaki güvenlik hizmetlerinin hizmet alım sözleşmeleri ile davalı şirketlere verildiği, davalı şirketin çalıştırdığı dava dışı işçilerin iş akdinin feshedilmesi üzerine açılan davada dava konusu işçilik alacaklarının üst işveren sıfatıyla dava dışı 11 işçi ile ilgili olarak ... Genel Müdürlüğüne üst işveren sıfatıyla açıldığı, dava dışı işçilerin müvekkili kurum bünyesinde çalıştıkları dönemde ihaleyi yürüten şirketlerin davalı şirketler olduğu, dava dışı işçiler tarafından müvekkili kurum aleyhine çeşitli mahkemelere açılan davalar neticesinde verilen kararların Kayseri İcra Müdürlüklerinde ilamlı icra takibine konu edildiği, davacı kurum tarafından bu dosyalara ödemeler yapıldığı, her bir alt işveren dönemine karşılık gelen kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ve alacaklar brütten nedte çevrilerek icra takibine her bir alt işveren yönünden alt işverenlerin sorumlu olduğu miktaralar belirlenmiş, İhbar tazminatları İş Kanunu gereğince son işvrenin sorumlu olduğu nazara alınmış, dava dışı işçilerin asıl işveren işyerinde çalıştığı, alt işverenlerin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna ilişkin Hizmet alım sözleşmesinde hüküm bulunmamakla yarı yarıya sorumluluklarının bulunduğu ve dava dışı işçilerin tabi olduğu hizmet alım sözleşmesinde çalışılan dönemlere ilişkin yapılan hesaplamada Davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti 149.382,15 TL Davalı ... Özel GÜvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'nin 79.860,58 TL Davalı ... Özel GÜvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'nin 21.436,38 TL alacak hesaplandığı, icra dosyaların değişik işçilik alacakları taleplerini ve ödeme günlerinin farklılıkları ile davalı şirketlerin ödeme yapmasına yönelik ihtarların davacı tarafça yapılmadığı ve alacak miktarının yargılama gerektirdiği anlaşılmakla avans faize dava tarihinden itibaren..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşme kapsamında yapılacak işleri gösteren teknik şartnameler, projeler ve idari şartnameler ile sözleşmeler incelendiğinde, davalının sözleşme kapsamında yapması gereken işlerin sabit olduğunu, her türlü işçilik alacağından sorumlu olduğu hükmü yer aldığını, davalılara hizmet alım sözleşmesi neticesinde yapılan hak ediş ödemelerin tüm işçilik alacaklarını kapsar nitelikte olduğunu, davalı şartnameleri incelemeden teklif vermiş ise, davalının ihmal ve kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, brüt işçilik alacaklarında müvekkili tarafından kesinti yapılarak dava dışı işçilere ödenmemesi halinde dahi yapılan kesinti ile ilgili yerlere ödenecek olan bir tutar olduğunu, bilirkişiden alınan raporun denetlenebilir olmadığını, brüt üzerinden ödeme yapılması sebebiyle nete çevirmek suretiyle takip talebi hazırlayarak hesaplama yapıldığını, bu hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, ayrıca müvekkilinin hesaplarına haciz konulmaması için kapak hesaplamasında belirtilen tutarın icra dosyasına yatırıldığını, bu durumda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı ile müvekkili arasında imzalanan ihale sözleşmesinde her türlü sorumluluğun yüklenici firmalarda olduğunun açıkça yazıldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... Özel Güvenlik...Limited Şirketi ve ......Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya konu rücu taleplerinin önemli bir kısmının zamanaşımına uğradığını, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklarının ihale bedeline dahil olmadığını ve idarenin ödemediği bir bedelin müvekkillerine rücu edilemeyeceğini, kıdem tazminatından sorumluluğun üst işveren olan kamu idaresine bırakıldığını ve bu düzenleme ile müvekkillerinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, dava dışı işçilerin son işvereninin müvekkilleri olmadığını ve iş akitlerinin müvekkilleri tarafından feshedilmediğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkillerinin sorumluluğu kabul edilse dahi yalnızca kendi çalışma dönemine ilişkin kıdem tazminatının en fazla yarısı ile sınırlı olabileceğini, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun genel işlem şartı niteliğindeki düzenlemelere dayanılarak hatalı şekilde düzenlendiğini, kıdem tazminatı hesabının işyeri devri anındaki ücret ve çalışma süresi esas alınmadan yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından açılan iş davalarının müvekkillerine ihbar edilmediğini ve savunma ile delil sunma imkânı tanınmadan yapılan ödemelerin rücu edilemeyeceğini, hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalılardan rücuen tahsili taleplidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları) Öte yandan; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin 22.1. maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Genel Şartnamenin altıncı bölümünde "çalışanların özlük hakları" başlıklı 38. maddesinde ücret ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin 22.1. maddesi uyarınca öncelikle uygulanması gereken "ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri" kapsamında, 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesindeki "25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü işçiyi çalıştıran işverene yükletilmiş, işçiye kıdem tazminatı ödenmesinin koşulları düzenlenmiştir. Somut olayda, Yargıtay 23. Hukuk ve 6. Hukuk Dairelerinin yukarıda belirtilen kararları doğrultusunda, dava dışı işçilerin davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı üst işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalıların dava dışı işçinin kendileri yanında çalıştığı dönem için belirlenen tazminat tutarının işçilerin brüt ücretlerin net ücretlere çevrilerek yapılan hesaplamayı esas alarak karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiğinden, tarafların sair istinaf nedenleri incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.6 madde gereğince kabulüyle, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/539 E., 2020/417 K. sayılı 19.10.2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine: Alınması gereken 6.919,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.729,90 TL harcın düşümü ile kalan 5.189,70 TL harcın istinaf yasa yoluna başvuran davalılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 26.03.2026 Başkan Üye Üye Katip