T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/817 - 2025/1145 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/817 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1145 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/566 E - 2023/178 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 13/10/2025 YAZILDIĞI TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/817 - 2025/1145 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/817 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1145 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/566 E - 2023/178 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 13/10/2025 YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözlü sözleşme ilişkisi kapsamında müvekkili şirketin davalı şirketten muhtelif ebatlarda ikinci el tünel kalıp ve direk ekipmanları satın aldığını, fatura bedelinin müvekkili tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, müvekkiline teslim edilen tünel kalıpların Kastamonu'da dava dışı kiralayan şirkete ait şantiyede kullanılırken dava dışı Müflis ... Yapı Proje İnş. Har. Müh. Hiz. Mad. Dan. Gıda San. Ve Tic. A.Ş.nin borcu nedeniyle haczedildiğini, müvekkilinin TTK 217 maddesi uyarınca satış bedeli olarak ödediği paranın iadesini talep etme hakkını kazandığını, söz konusu alacağın ödenmesi talebini Ankara 22. Noterliği'nin 17/06/2019 tarih ve 4720 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talep ettiğini, ihtarnamenin 01/07/2019 tarihinde muhatabın çalışanına tebliğ edildiğini, 3 günlük sürenin 04/07/2019 tarihinde dolduğunu, bu tarih itibariyle temerrütün vaki olduğunu beyanla davanın kabulüne, şimdilik 10.000,00 TL alacağın 04/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05/12/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 1.420.000,00 TL üzerinden ıslah ve eksik harcı ikmal etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı yüklenici ... Yapı Proje İnş. Har. Müh. Hiz. Mad. Dan. Gıda San. ve Tic. A.Ş ile inşaat yapımı konusunda 16/05/2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, ... A.ş ve ... A.Ş'nin uzun yıllardır pek çok ihalelerde girişim ortağı olarak iş yaptıklarını, iki şirketin müvekkilini toplantıya çağırdığını, ... A.Ş'nin o tarihte yaptıkları ihaleli işlerden dolayı müvekkilinin inşaatına devam edemeyeceğini ifade ettiğini, ... A.Ş ve ... A.Ş'nin müvekkilinin peşin olarak yaptığı ödemenin iadesi yerine de kendilerinin nişaat sahasında bulunan tünel kalıplarının alacaklarına mahsuben vermeyi teklif ettiğini, müvekkilinin tünel kalıplarının peşin ödediği inşaat bedeli karşılığında almaya istekli olmadığını, yapmış olduğu ödemenin iadesini istediğini, aksi takdirde teminat mektuplarını paraya çevireceğini beyan ettiğini, ... A.Ş'nin müvekkiline ... A.Ş'den tünel kalıpları alacağına mahsuben alması halinde kendi şirketlerinden olan davacı ... A.Ş'nin hem müvekkilininden bunları satın alacağını ve hem de müvekkilinin inşaat işini yanı şartlarla yapacağını ifade edip inşaatı biran önce bitirmek zorunda olan müvekkilinin ikna edildiğini, tünel kalıplarının alacağa mahsuben satıldığını, sonradan öğrendiklerine göre ... A.Ş'nin bunları ... A.Ş'ye kiraladığını, sözleşmenin yazılı olarak feshedildiğini, davacı ile dava dışı ... A.Ş'nin bir kısım kurucu ve ortaklarının aynı kişiler olduğunu, iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, ... A.Ş'nin ... A.Ş ile de bağı bulunduğunu, 03/10/2018 tarihinde yapılan haciz mahallinde ... A.Ş'ye ait evraların bulunduğunu, mahalde bulunan şantiye şefinin "Burası .../... A.Ş adi ortaklığıdır" dediğini ve bu hususların haciz tutanağına işlendiğini, üç şirketin birbirleri ile yakın ilişkilerini ve ... A.Ş ile organik bağı olan davacının ... A.Ş'nin borcunu bilebilecek durumda olduğunu açıkta gösterir nitelikte olduğunu, kalıp tünel sözleşmesi ve haciz tutanağı incelendiğinde adreslerin aynı olduğunu, tünel kalıpların davacı ile organik bağı bulunan ...'ın inşaat sahasında olduğunu, davacının kağıt üzerinde bunları satın aldığını, üçüncü kişinin satım konusu mal üzerinde ileri sürdüğü hakkın zaptı sağlayacak nitelikte, yani ayni bir hak ya da üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek hali getirilmiş bir kişisel hak olması gerektiğini, üçüncü kişinin ileri sürdükleri hakların satım sözleşmesinin kurulmasından önce kazanılmış ve sözleşmenin yapılması sarasında da mevcut olmadığını, üçüncü kişinin hakkının varlığı halinde bile bu hakkın davacı tarafından akdin kurulması zamanında bilinmemesi gerektiğini, üçüncü kişinin zapt girişiminin dava yoluyla olması gerektiğini beyanla usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; davalı tarafından davacıya satılan malların 03/10/2018 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alındığı, hacze neden olan hakkın ayni ya da üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek hale getirilmiş kişisel bir hakka dayalı olmadığı, aksine alacak hakkına yani yalın kişisel hakka dayalı olduğu, zapta olanak veren üstün hakların alıcının ileri sürülen hakka karşı savunma olanağının bulunup bulunmadığına göre belirlenmesi gerektiği, davacının dava konusu malların maliki sıfatıyla mülkiyet hakkını haciz alacaklısına karşı ileri sürmesinin mümkün olduğu, ayrıca icra takibinin satım sözleşmesinden sonraki bir tarihte başlatıldığı ve haczin de satım sözleşmesi tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmakla TBK 214 vd maddeleri uyarınca zapt hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, ayıba karşı tekeffül borcunun söz konusu olabilmesi için ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda varolması, mevcut ayıbın gizli olması ve malın değerini veya kullanım amacının ciddi şekilde azaltması veya kaldırması gerektiği, eldeki davada takibin ve haczin satılanın davacıya tesliminden sonra yapıldığı, haciz işleminin satım sözleşmesinin kurulduğu anda mevcut olmadığı, her ne kadar dava dışı ... Yapı Proje İnş. Harita ve Müh.Hizm. Mad.Danış Gıd.San. ve Tic. AŞ'nin dava dışı şirkete olan borcundan dolayı satım sözleşmesinden önce borcun varlığı nedeniyle malların ayıplı olduğu kabul edilebilir ise de bu halde de ayıp ihbarının uyuşmazlık halinde kanıtlanmasının şekle tabi olduğu, tanık anlatımı ile ispatının TTK'nın 18/3 maddesi gereği mümkün olmadığı, davacının haciz işleminden yaklaşık 8 ay sonra yazılı ihbarda bulunduğu ve süresi içinde yapılmış bir ayıp ihbarı da bulunmadığından ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması şartlarının da oluşmadığı, öte yandan dava dışı ... Yapı Proje İnş. Harita ve Müh.Hizm. Mad.Danış Gıd.San. ve Tic. AŞ'nin borcu nedeniyle haczedilen mallar nedeniyle davacının kendi akidi olan davalıya başvurabileceği düşünülse dahi haciz işlemi sonrasında davacının istihkak prosedürünü gereği gibi işletmediği, istihkak davası açmadığı, davacı vekilinin 10/10/2022 tarihli icra müdürlüğüne başvurusu sonrasında yasal yollara başvurmadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; dava konusu tünel kalıpların haczinin davalı şirkete ihbar edildiğini, ancak davalı şirketin sessiz kaldığını, bu şekilde müvekkilinin mağduriyet yaşamasına neden olduğunu, haczin davalıya ihbarı neticesinde teslim edilen çekler davalının muvafakatı ve haciz sorununu çözeceği vaadiyle güvenilerek uzun vadeli çeklerle değiştirildiğini, haciz işleminden sonra davalı ile görüşmeler neticesinde ödenmeyen çeklerin iptal edildiğini, davalının dava dışı ...'ın ekonomik durumunun borca batık olduğunu bilerek kasten müvekkilinin zararına hareket ettiğini, mahkemece istihkak davası açılmadığından bahisle taraflarına kusur addetmesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davalı tarafından davacıya satılan mallarda hukuki ayıp olup olmadığı, davacının sorumlu olup olmadığı, kusurlu olup olmadığı, ödenen bedelin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davalı tarafından davacıya satılan malların 03/10/2018 tarihinde haczedilerek muhafaza altına alındığı, hacze neden olan hakkın ayni ya da üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek hale getirilmiş kişisel bir hakka dayalı olmadığı, aksine alacak hakkına yani yalın kişisel hakka dayalı olduğu, davacının dava konusu malların maliki sıfatıyla mülkiyet hakkını haciz alacaklısına karşı ileri sürmesinin mümkün olduğu, ayrıca icra takibinin satım sözleşmesinden sonraki bir tarihte başlatıldığı ve haczin de satım sözleşmesi tarihinden sonra yapıldığı, TBK 214 vd maddeleri uyarınca zapt hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, ayıba karşı tekeffül borcunun söz konusu olabilmesi için ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda varolması, mevcut ayıbın gizli olması ve malın değerini veya kullanım amacının ciddi şekilde azaltması veya kaldırması gerektiği, eldeki davada takibin ve haczin satılanın davacıya tesliminden sonra yapıldığı, haciz işleminin satım sözleşmesinin kurulduğu anda mevcut olmadığı, dava dışı ... Yapı Proje İnş. Harita ve Müh.Hizm. Mad.Danış Gıd.San. ve Tic. AŞ'nin dava dışı şirkete olan borcundan dolayı satım sözleşmesinden önce borcun varlığı nedeniyle malların ayıplı olduğu kabul edilebilir ise de bu halde de ayıp ihbarının uyuşmazlık halinde kanıtlanmasının şekle tabi olduğu, tanık anlatımı ile ispatının TTK'nın 18/3 maddesi gereği mümkün olmadığı, davacının haciz işleminden yaklaşık 8 ay sonra yazılı ihbarda bulunduğu ve süresi içinde yapılmış bir ayıp ihbarı da bulunmadığından ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması şartlarının da oluşmadığı, dava dışı ... Yapı Proje İnş. Harita ve Müh.Hizm. Mad.Danış Gıd.San. ve Tic. AŞ'nin borcu nedeniyle haczedilen mallar nedeniyle davacının kendi akidi olan davalıya başvurabileceği düşünülse dahi haciz işlemi sonrasında davacının istihkak prosedürünü gereği gibi işletmediği, istihkak davası açmadığı, davacı vekilinin 10/10/2022 tarihli icra müdürlüğüne başvurusu sonrasında yasal yollara başvurmadığı anlaşılmakla, mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 24.479,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.864,50 TL harcın istinaf eden davacıya iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 13/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."