İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; TİİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca takipte kesinleşen miktar olan 721.847,55 TL üzerinden, mahkeme aksi ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1780 KARAR NO : 2025/1976 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 10/10/2025 NUMARASI : 2025/738 Esas (Derdest) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; TİİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca takipte kesinleşen miktar olan 721.847,55 TL üzerinden, mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde ise takdir edilecek tutar üzerinden, dava sonunda çıkacak alacağımızın semeresiz kalmaması ve dava süresince davalı şirketin borçlanması dolayısıyla malvarlığına başkaca hacizlerin gelmesi kuvvetle muhtemel bulunduğundan İİK. 257 ve devamı maddeleri gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesine, Karar verilmesini sayın mahkemenizden saygıyla vekaleten arz ve talep ederim." demiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 10.10.2025 tarihli ara karar ile "...TMK 1010 maddesi gereğince davalıdır şerhi talebinin mahiyet itibariyle ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi ancak uyuşmazlık konusu üzerine tedbir konulabileceğini belirtmiştir. Her ne kadar davacı yanca davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara şerh konulması talep edilmiş ise de taşınır ve taşınmaz malların mülkiyeti dava konusu olmadığından şerh talebi yerinde değildir. Bu nedenle talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar mahkeme bu aşamada alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğunu belirtmişse de, kanaatlerince bu tespitte yanıldığını, nitekim dosya kapsamında bulunan cari hesap ekstresi, dayanağı olan irsaliyeli faturalar her türlü bilgi belgenin dosyada mübrez olduğunu, söz konusu faturalar müvekkili ticari defterlerine de işlenmiş olup, vergi ve mizan beyannamelerinin de ekte sunulduğunu, faturaya yönelik ihtiyati haciz yargılamasında ispat seviyesi belirlenirken mahkeme tarafından borçlunun menfaatini koruyan düzenlemenin de göz önünde bulundurularak ihtiyati haciz taleplernin teminatlı bir şekilde kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İhtiyati haciz ve davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların kaydına tedbiren satılamaz/devredilemez şerhi konulması taleplerimizin reddine ilişkin mahkeme kararına itirazlarının kabulüne, İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca takipte kesinleşen miktar olan 721.847,55 TL üzerinden, mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde ise takdir edilecek tutar üzerinden, dava sonunda çıkacak alacağımızın semeresiz kalmaması ve dava süresince davalı şirketin borçlanması dolayısıyla malvarlığına başkaca hacizlerin gelmesi kuvvetle muhtemel bulunduğundan İİK. 257 ve devamı maddeleri gereğince teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep, cari (açık) hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki derdest itirazın iptali davasında, davalıya ait taşınır ve taşınmazlar üzerine dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir mahiyetinde Türk Medeni Kanunu'nun 1010.maddesi uyarınca"davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesi ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 10.10.2025 tarihli ara karar ile taşınır ve taşınmaz malları üzerine devrin önlenmesine yönelik şerh konulması talebinin ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati tedbirler, hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemlerdir. Özel düzenlemeler bir kenara bırakılacak olursa ihtiyati tedbirlere ilişkin temel düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ve devamı maddelerinde yer almaktadır. 6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "HMK'nın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka uygun değildir. Bu nedenle somut olayda mahkemece davalıya ait taşınır ve taşınmazlar hakkında dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir mahiyetinde TMK 1010.maddesi uyarınca "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesi isteminin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ticari faturalar ve mizan beyannameleri ile istinaf dilekçesi ekinde e-irsaliyeler sunulmuş ise de davacının dayandığı faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin söz konusu fatura ve irsaliyelerde davalıdan sadır olmuş bir kayıt/imza bulunmamaktadır. Bu haliyle ihtiyati haciz talebi hakkında karar verildiği aşama itibariyle alacağın varlığı ve miktarı tespite muhtaç olup, ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalıya ait taşınır ve taşınmazlar hakkında "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.