11. Hukuk Dairesi 2011/10807 E. , 2012/18031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2009/26-2011/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/10807 E. , 2012/18031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2009/26-2011/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin TÜRKAK ve uluslararası kapsamda akredite olarak belgelendirme hizmetleri sunan yabancı ortaklı şirket olduğunu, davalının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının kendi web sayfasında potansiyel müşterilere yönelik olarak “Uyarı nedenlerimizi okumanızı rica ederiz” başlığı ile bilgilendirme yazısı yayımladığını, ancak davalının kasten müvekkilini kötülemek ve ticari itibarını zedelemek istediğini, haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek söz konusu yazının 1,6,7,8 ve 10. maddelerinin yayından kaldırılmasına, haksız rekabet yaptığına ilişkin mahkeme ilanının davalının web sayfasının aynı bölüm ve sayfasında aynı punto ile yayınlanmasına ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin web sayfasında yer alan yazının piyasadaki tüketicileri bilinçlendirme amacı taşıdığını, yazının içeriğinde davacının ticaret unvanına yer verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının web sayfasında yayınlanan yazının 6.maddesinde yapılan açıklamadan sonra davacının Türkiye temsilcisi olduğu 1224 numaralı BM Trade Certification Şirketi'nin örnek olarak gösterilmesinin, 1. ve 7. maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 akreditasyonunun ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi internet sayfasında kendisi aleyhine bir ilanı yayınlamak zorunda bırakmanın yasal olarak mümkün olmayıp, davacının hükmün gazetede ilan edilmesine yönelik bir talebinin bulunmadığı, yazının etkisini göstereceği 2009 yılında davacı şirketin kar elde ettiği, manevi tazminat yönünden BK. m 49'da belirtilen yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemenin kar elde edildiğinden bahisle manevi tazminat talebinin reddi gerekçesi doğru değil ise de, manevi tazminat yönünden BK'nun 49. maddesi şartlarının gerçekleşmemiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı, dava dilekçesinde mahkemece verilecek hükmün davalı internet sayfasının aynı bölümünde aynı puntolar ile yayınlanması suretiyle ilanına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün ilanına yönelik talep yukarıda yazılı gerekçe ile reddedilmiştir. TTK'nun 61. maddesinde, ''Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebiyle, masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şekil ve şümulünü hakim tayin eder.'' denilmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar davacı ilanın şeklini kendisi belirleyerek talepte bulunmuş ise de, bu talebin esasen bir ilan talebi niteliğinde olup, ilanın şekli ve şümulünün hakim tarafından takdir edileceği değerlendirilerek ve takdir yetkisi kullanılarak kararın ilanına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilan talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.