12. Hukuk Dairesi 2012/23140 E. , 2012/40259 K. "" MAHKEMESİ : Karaman İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacalı tarafından…
**12. Hukuk Dairesi 2012/23140 E. , 2012/40259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karaman İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacalı tarafından üç adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlulardan H. Ö..'nun süresinde başvurusu ile senet üzerinde yer alan imzaların şirket adına atıldığını, kendi adının sonradan senet üzerine yazılmış olduğunu, bu nedenle kefil olarak sorumluluğu olmadığını, ayrıca böyle bir borcun da olmadığını ileri sürerek borca itiraz etmiştir. Mahkemece borçlunun imza örnekleri temin edilerek imza incelemesi yaptırılmış, Adli Tıp Kurumundan buna ilişkin olarak alınan rapor doğrultusunda imzaların borçlunun eli ürünü olduğu anlaşılmış ise de isminin eli ürünü olmadığından bahisle itirazın kabulü ile takibin iptaline ve alacaklı aleyhine inkar tazminatı ile para cezasına hükmedilmiştir. Somut olayda, borçlunun dava dilekçesinde imza inkarı olmadığı gibi, aksine keşideci şirket yetkilisi olduğu için bonoları imzaladığını dile getirmiş, ancak isminin sonradan kefil olarak bono üzerine yazıldığını, eğer imzalardan kefil olarak sorumlu tutulacak ise, keşideci asıl borçlu adına imza kalmayacağından kendisinin de sorumlu olmayacağını ileri sürmüştür. Mahkemece, borçlunun bu başvurusu “borca itiraz” şeklinde nitelendirildiği halde imza inkarı varmışcasına imza incelemesi yaptırılmıştır. TTK.nun 690. maddesi göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK.nun 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bono tedavüle çıkarken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur. Öte yandan, TTK.nun 688/7. maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi tanzim edenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. TTK.nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken 589.maddesi gereğince şirketin münferiden temsile yetkili temsilcinin şirket adına atmış olduğu imza dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK.nun 690.maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 613 ve 614/1.maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadının yazılması gerekli değildir.