T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/264 - 2026/295 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/264 KARAR NO : 2026/295 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 07/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 NUMARASI : 2025/…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/264 - 2026/295 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/264 KARAR NO : 2026/295 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 07/09/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 NUMARASI : 2025/504 Esas - 2025/819 Karar DAVACI : POLESAN ALÜMİNYUM PROFİL İMALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :TUNİCHİ AUTOMOTIVE ENGİNEERİNG MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi HÜKÜM : Kararın kaldırılması gönderme İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın yetkisizliğine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden şirket ile davalı şirket arasında alüminyum profil ve kalıp imalatına dayalı bir ticari ilişki (eser sözleşmesi) bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu mal ve hizmetleri teslim ederek faturalarını düzenlediğini, davalının bu faturaları kabul edip kayıtlarına işlemesine rağmen ödeme yapmadığını; alacağın tahsili için başlatılan Kocaeli İcra Dairesi’nin 2024/22010 E. sayılı takibine davalının yetki ve borç yönünden haksız itiraz ettiğini, para borçlarında alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olması nedeniyle Kocaeli icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin başka bir firmaya devrolması nedeniyle kararın devralan şirket yönünden verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkil şirketin adresinin Bursa olması sebebiyle davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunduğunu, icra takibine konu edilen iki faturadan 33.645,11 TL bedelli olanın banka kanalıyla ödendiğini ve dekontunun mevcut olduğunu, 39.325,20 TL bedelli faturanın ise teslim edilmeyen ve üzerinde anlaşma sağlanmayan "kalıp bedeline" ilişkin olduğunu, bu faturaya karşı iade faturası kesildiğini, üretim aşamasındaki kalıp maliyetinin ürün bedeli dışında ayrıca talep edilmesinin ticari teamüllere aykırı olduğunu savunarak; haksız davanın reddine, bedeli ödenmiş ve mesnetsiz alacaklar için takip başlatan davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davalının yetki itirazının kabulü ile davanın mahkememizin yetkisizliğine, Yetkili mahkemenin Bursa Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararında '' Eser sözlesmesi ile ilgili bu uyusmazlıkta davalının ikametgahının ve akdin ifa yerinin davalının ikametgahı olan Nilüfer / Bursa adresi olduğu'' şeklinde hatalı değerlendirmede bulunarak yetkisizliğin ilişkin hatalı değerlendirmede bulunduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında alüminyum profil ve kalıp bedelinden kaynaklanan mal ve hizmet alımı (eser sözleşmesi) sebebiyle ticari iş ilişkisi söz konusu olup müvekkil mal ve hizmeti davalıya teslim etmesine rağmen işbu mal ve hizmetlere ilişkin bedel müvekkile ödenmediğini, müvekkil tarafından imal edilen malların müvekkil şirketin adresinde davalıya teslim edildiğini beyanla; Yerel mhkemenin yetkisizliğine ilişkin kararının ortadan kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi kararı verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK 3. Değerlendirme ve karar Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, Davalının yetki itirazının kabulü ile davanın mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Bursa Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı, yüklenicisi olduğu alüminyum profil ve kalıp imalatı işini ifa ederek takip konusu faturalarını düzenlediğini, fatura alacağın tahsili için Kocaeli İcra Dairesi’nin 2024/22010 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalı tarafından başlatılan takibe itiraz edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (HGK.’nun 28/03/2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20/03/2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K.). Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102)” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 27.11.2013 gün 2013/1606 K. sayılı kararı) İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK.'nun 50. maddesinin yollaması ile HMK. genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK.'nun 6. maddesine göre, genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesine göre ise, sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Takibin konusu para borcu olduğunda ise, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nun 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Somut davada; uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Davacı, taraflar arasında davalının Nilüfer / Bursa adresinde gerçekleştirilen alüminyum profil ve kalıp imalatı işini işlerine ilişkin sözleşmeye dayalı alacak için takipte bulunmuş olup, buna göre davalının para borcundan oluşan edimi yönünden borcun ifa edileceği yer, davacı takip alacaklısının ikametgâhının bulunduğu Başiskele/Kocaeli olduğuna ve icra takibi de bakiye iş bedelinin ödetilmesi istemiyle yapıldığına göre HMK'nın 10 uncu maddesi gereğince Kocaeli İcra Daireleri de özel yetkiye sahip olduğundan davacının Kocaeli İcra Dairelerinde takip yapması yerindedir (Aynı nitelikte: YHGK 03.05.2023 tarihli 2022/449 E. , 2023/395 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2025 tarihli, 2025/3558 E. , 2025/4270 K. Sayılı ilamı). Mahkemenin usulden red kararı isabetsiz olmuştur. Mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile usulden red kararı verilmesi doğru olmamıştır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarih, 2025/504 E., 2025/819 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nun 359/3.maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile 20/02/2026 tarihinde karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır