T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1402 - 2026/445 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1402 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/445 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 ESAS NO : 2024/732 E 2025/448 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1402 - 2026/445 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1402 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/445 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 ESAS NO : 2024/732 E 2025/448 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3050 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, müvekkilinin 663 sayılı KHK'nın Ek 2. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olarak kurulduğunu, Covid-19 salgını mücadele kapsamında başta sağlık çalışanları olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından ihtiyaç duyulan cerrahi maske, FFP3/ FFP2/N95 maske ve koruyucu tulum ihtiyaçlarının Sağlık Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olarak davalı şirket tarafından tedarik edildiğini, davacı ile 25/03/2020 tarihinde sağlık çalışanları ve özellikle doktorların kullanacağı N95 maske mal alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme yürürlük süresi boyunca davacının teslim ettiği N95 maske ürünlerine yönelik sağlık çalışanları tarafından davalıya iletilen ihbar ve şikayetler dikkate alınarak 03/04/2020' de Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'ne test amacıyla numune gönderildiğini, 09/04/2020 tarihli test sonuçları konulu yazı ile davacının N95 maske markası olan ... ürünlerine ilişkin ürünlerin filtre malzemesi nüfuziyeti ile solunum direnci deneylerine tabii tutulduğunu, numunelerin beyan edilen koruma seviyelerini sağlamadığı ve güvenli olmadığını, ürünlerin yapısı dikkate alındığında güvenli hale getirilmesine de imkan bulunmadığını, nihai kullanıcıya ulaşmasının engellenmesi için depolarında bulunan ürünlerin bertaraf edilmesi dahil koruyucu tedbirlerin ivedilikle alınması hususunun kendilerine bildirildiğini, öte yandan numune gönderilen Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıkları Daire Başkanlığı Muayene Komisyonu tarafından düzenlenen raporda Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü raporuna atıf yapıldığını, her iki sonucun 01/09/2020 tarihinde Ankara 54. Noterliği'nin 30753 yevmiye nolu işlemi ile davacıya gönderildiğini ve ayıplı olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin fiyat farkı faturasının ticari defterlerine işlenmesinin talep edildiğini, davacı tarafın ihtarname ile faturayı kabul etmediğini bildirdiğini, 10/09/2020 tarihli cevabı ihtarname ile talebin yenilendiğini, davalı yetkilileri tarafından imzalanan herhangi bir mutabakat formu bulunmadığını, N95 maske vasfına haiz olmayan gizli ayıplı ürünlerin davalı deposunda muhafaza altına alındığını ve son olarak 15/01/2021 tarihinde davacıya ait 167.000 adet ... marka maskenin imha edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasındaki sözleşmenin 4.4 ve 9. maddeleri kapsamında davacının ağır kusuru ile gizli ayıplı olarak teslim edilen ürünlerin güvenli hale getirilmesi imkanı bulunmadığından toplum sağlığı bakımından imhası yoluna gidilmesi karşısında davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve davacının ürün bedelinin ödenmesi talebinin yerinde olmadığı, davalı yanın cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinin bulunmadığı, ikinci cevap dilekçesinde yapılan kötü niyet tazminatı talebinin ise savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğundan HMK'nun 141/2 maddesine göre savunmanın genişletilmesi için ya diğer tarafın açık muvafakati bulunmalı veya ıslah yoluyla tazminat talep edilmesi gerekmekte olup davalı yanın bu yönde ıslah talebi olmadığı gibi ikinci cevap dilekçesinde yapılan talebe davacı yanın acık muvafakati de bulunmadığından davalı yanın usulüne uygun olarak getirilmiş kötü niyet tazminatı talebi bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Davalı yanca numune olarak gönderilen ... marka maskelerin müvekkili tarafından üretilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, satıcının ağır kusurundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili tarafından yapılan teslimatın aluid mi yoksa ayıplı ifa mı olduğuna yönelik değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, yasal süre içerisinde ayıp bildiriminde bulunulmadığını, Katılma yoluyla istinaf eden- davalı vekili tarafından; Mahkemece müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmemesinin doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2021/3050 E. sayılı takip dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, alacaklı ... Medical İnş. Gıda Turz. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından borçlu ... Uluslararası Sağlık Hiz. A.Ş. hakkında faturalara istinaden 1.713.420,00 TL alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda "davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 3 adet 2.341.075,50 TL tutarındaki faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 07/04/2020 tarihinde yapılan 627.655,50 TL tutarındaki ödemenin de her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 31/08/2020 tarihli 1.713.420,00 TL fiyat farkı faturasının davalı yasal defterlerinde kayıtlı iken davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, fiyat farkı faturasının davalı tarafından 06/04/2017 tarihli ihtarname ekinde davacıya gönderildiği, davacı tarafından 04/09/2020 tarihli ihtarname ekinde iade edildiği, son olarak davalı tarafından 06/04/2017 tarihli ihtarname ekinde davacıya gönderildiği, mahsubu sonrasında davalının davacıya borç ya da alacağının bulunmadığının kayıtlı olduğu, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün Sağlık Bakanlığı'na yazdığı 09/04/2020 tarihli yazı içeriğinde maske numunelerinin FFP3/ FFP2/N95 maske vasfına haiz olmadığı, gerekli koruma seviyelerini sağlamadığı, bu hali ile ürünlerin güvenli olmadığı ve ayrıca ürünlerin yapısı gereği de güvenli hale getirilemeyeceği tespitinin yapıldığı, buna göre teslimin aliud teslim olduğu, sözleşmenin 4.4 maddesinde davacının sattığı ürünlerin testlerinin her aşamada yapılacağı ve davacının test sonuçlarından sorumlu olacağı hükmünün yer aldığı, davalının bu maddeye göre talepte bulunmadığı, 22/04/2020 tarihli yazısı ile sözleşmenin 9.1 maddesine göre sözleşmeyi tek yanlı feshettiği, teslimin aliud olduğu kanısına varılır ise davalının sözleşmeyi feshinde haklı neden bulunduğu, davacının bu malın bedeli olan 1.713.420,00 TL'yi davalıdan talep edemeyeceği" ifade edilmiştir. Davacı yan, davalıya 25/03/2020 tarihli sözleşme gereğince N95 türünde maske teslim ettiklerini, ürün bedeline ilişkin düzenlenen faturaya dayalı alacaklarının ödenmediğini iddia etmiş, davalı yan ise sözleşme kapsamında davacı tarafından teslim edilen ürünlerin kamu sağlığını tehlikeye düşürecek nitelikte gizli ayıplı olduğunu, test raporları sonucunda Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Muayene Komisyonu yazısı üzerine davacıya ait 167.000 adet gizli ayıplı ürünlerin imha edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında imzalanan 23/03/2020 tarihli sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya N95 maske satımının kararlaştırıldığı, sözleşme gereğince teslim edilen maske numuneleri üzerinde Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yapılan testler sonucunda 09/04/2020 tarihli yazı ile ürünlerin koruma seviyelerini sağlamadığı ve güvenli olmadığı, "ürünlerin yapısı dikkate alındığında güvenli hale getirilmesine de imkan bulunmadığı, bu doğrultuda 4703 sayılı Kanun' un 11. maddesinde gösterilen tedbirlerin göz önünde bulundurulması gerektiğinin davacıya bildirildiği, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün 04.05.2022 tarihli yazısında aralarında davacının da bulunduğu sözleşme imzalanan şirketlerden alınan numunelerin incelenerek ürünlerin başta sağlık çalışanları ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına teslimi halinde son kullanıcılar açısından geri dönülemez sonuçların doğması riskine binaen FFP3/FFP2/N95 maske koruma seviyelerini sağlamayan ve bu hali ile güvenli olmayan ürünlerin sağlık tesislerinin kullanımına sunulmadığı ve geri iade edilmekte olduğu ifadelerinin yer aldığı ve nihayet 15/01/2021 tarihli tutanak ile davacı tarafından davalıya teslim edilen 167.000 adet N95 maske vasfına haiz olmayan ayıplı koruyucu ekipman da dahil olmak üzere davalı deposunda bulunan ilgili ürünlerin imha edildiğine dair tutanak tutulduğu anlaşılmış olup davalı tarafından davacıya gönderilen 22/04/2020 tarihli yazı ile sözleşmenin feshedildiği, davalının 01/09/2020 tarihli ihtarnamesi ile fiyat farkı faturasını davacıya gönderdiği, davacı tarafından faturanın kabul edilmeyerek iade edildiği hususları dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemiz' in 2022/901 Esas 2024/1014 Karar sayılı 20.09.2024 tarihli kararında “…Mahkemece Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün 04/05/2020 tarihli yazısının davalı şirkete ne zaman tebliğ edildiği, 20/05/2020 tarihli teyitleşmenin davalının sorumluğuna etkisi üzerinde durularak somut olayda imha edilen ürünlere ilişkin TBK 225. maddede düzenlenen "satıcının ağır kusuru" nun bulunup bulunmadığı hususunda denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle kaldırılmış olup, mahkemece dosya kapsamında kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmış, yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı yanın istinaf itirazlarının incelenmesine gelince somut olayda davalı yanca kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı yanın takibinde haksız olduğu yargılama aşamasında anlaşılmış olup, ancak takipte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden bu gerekçe ile davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde kötüniyet tazminatına dair değerlendirme yapılması doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile kötüniyet tazminatına dair ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, 3-Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/732 Esas, 2025/448 Karar ve 19/06/2025 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 4-a-Davanın REDDİNE, b-Davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine, c-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 20.693,84 TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.078,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, ç-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 248.476,20 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, g-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davcıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davalıya iadesine, 7-Davalı tarafça yapılan 480,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 10-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 10/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."