T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/148 - 2025/1300 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/148 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/613 E 2024/870 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 05/11/2025 YAZILDIĞI TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/148 - 2025/1300 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/148 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/613 E 2024/870 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 05/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davalı şirketin 06/06/2024 tarihinde geçici konkordato mühleti içerisine girmesi ve ödeme/takip yasağı içerisinde bulunması nedeniyle emtia bulmakta güçlük geçtiğini, konkordato mühleti içerisinde olmasına karşın ticari faaliyetlerine devam etmek mecburiyetinde olduklarını belirtmesi üzerine de müvekkili şirketten ürün talebinde bulunduğunu, yapılan anlaşma gereği kararlaştırılan ürünlerin 14/06/2024 tarihinde teslim edilerek 14/06/2024 tarihli 303.210,00-TL bedelli DOA2024000000796 numaralı faturanın tanzim edildiğini, devam eden süreçte ise davalı tarafından ödeme taleplerinin olumlu karşılaşmadığını belirterek, müvekkili şirketin karşı yandan 14/06/2024 tarihli 303.210,00-TL bedelli DOA2024000000796 numaralı faturaya dayalı alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 100,00-TL'sinin 14/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; dava tarihinde müvekkiline konkordato kesin mühleti verildiğini, davacının bir alacağı var ise alacağını kaydettirmesinin gerekli ve yeterli olduğunu, davacının bu yöntemi seçtiğini ve konkordato davasına bakan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/396 E. Sayılı dosyasına müdahale talebinde bulunarak alacak kaydı yaptırdığını, davanın hukuki yarar dava şartı olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca mallar teslim edilmediğinden müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün doğmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; 2004 sayılı İİK'nın 308/b. maddesi, alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilecekleri hükmünü haiz olup yukarıda belirtildiği üzere Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/396 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen konkordato sürecinde davacının eldeki davaya konu alacak hakkında alacak kayıt başvurusunda bulunduğu ve alacak kayıt sürecinin devam ettiği, bu süreç sonunda alacağın kabulü halinde davacının konkordato projesi dahilinde alacağını tahsil edeceği tabii olup alacağının itiraza uğraması halinde ise İİK'nın 308/b maddesi kapsamında dava açma olanağının bulunduğu, mevcut hukuki durum karşısında davacının dava tarihi itibariyle eldeki davanın ikamesinde hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın HMK’nın 114/1.h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; taraflar arasındaki akdi ilişki tesisinin geçici mühlet kararından sonra olduğunu, konkordato mühletinden sonra 14.06.2024 tarihinde fatura konusu malları satın aldığını, davalı yanca fatura alacağı inkar edilmesi nedeniyle hukuki yarar mevcut olduğunu, mahkemece yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davalı hakkında verilen geçici mühlet kararından sonra düzenlenen faturaya göre davalının borçlu olup olmadığı, davacının alacağını dava yolu ile isteyip istemeyeceği, dava konusu alacağın konkordato projesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacının alacağının tespiti ve tahsili isteminde hukuki yararının olup olmadığına ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalı şirketin 06/06/2024 tarihinde geçici konkordato mühleti içerisine girdiği, davacı iddiasına göre davalı ile yapılan anlaşma gereği kararlaştırılan ürünlerin 14/06/2024 tarihinde teslim edilerek 14/06/2024 tarihli 303.210,00-TL bedelli DOA2024000000796 numaralı faturanın tanzim edildiği, davacı tarafından faturaya dayalı alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 100,00-TL'sinin 14/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, Davalı hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/396 Esas sayılı dosyasında 06/06/2024 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği, davacı tarafından dava konusu fatura alacağının ödenmesi için 05/08/2024 tarihinde kayıt başvurusunda bulunulduğu, mahkemece 05/09/2024 tarihli ara karar ile alacak kayıt talepleri kesin mühlet içerisi içerisinde olacağından alacak kayıt taleplerinin bu aşamada reddine karar verildiği, takiben aynı tarihli karar ile davalı şirket hakkında 05/09/2024 tarihinde İİK'nın 289/3. maddesi gereğince 1 yıllık konkordato kesin mühleti verildiği ve dosyada en son 20/09/2024 tarihli ara karar ile İİK'nın 289/4. maddesi gereğince alacaklılar kurulunun oluşturulup konkordato tasdik sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu edilen alacağın tahsili için iş bu davanın 09/09/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Yerel mahkemece; 2004 sayılı İİK'nın 308/b. maddesi, alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilecekleri hükmünü haiz olup yukarıda belirtildiği üzere Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/396 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen konkordato sürecinde davacının eldeki davaya konu alacak hakkında alacak kayıt başvurusunda bulunduğu ve alacak kayıt sürecinin devam ettiği, bu süreç sonunda alacağın kabulü halinde davacının konkordato projesi dahilinde alacağını tahsil edeceği tabii olup alacağının itiraza uğraması halinde ise İİK'nın 308/b maddesi kapsamında dava açma olanağının bulunduğu, mevcut hukuki durum karşısında davacının dava tarihi itibariyle eldeki davanın ikamesinde hukuki yararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın HMK’nın 114/1.h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 301. maddesine göre, konkordato projesinin hazırlanıp alacakların bildirilmesi ve tahkikinden sonra, komiser tarafından yapılacak ilanda yer alan alacaklının bir başka deyişle, konkordato projesine alacağı kaydedilen alacaklının alacağına borçlunun itiraz etmesi halinde bu alacak “çekişmeli alacak” vasfını kazanır. İcra ve İflas Kanunu'nun 302/IV. bendi gereği mahkeme, çekişmeli alacağın hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına yaklaşık ispat ölçüsünde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak karar verecektir. Çekişmeli alacağın oylamaya katılmasına ve katılacağı orana karar veren mahkeme, İİK’nın 308/b-II. bendi gereği tasdik kararında konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebileceği gibi çekişmeli alacağın oylamaya hiç katılmamasına da karar verebilir. Ancak ne yönde karar verilirse verilsin bu karar bağlayıcı olmayıp tasdik kararının ilanından itibaren İİK’nın 308/b-I. bendi gereği alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararından itibaren bir ay içinde dava açabilir. İİK'nın 308/5 maddesi ile çekişmeli alacaklılar hakkında dava ile özel bir düzenleme gelmemiştir. Alacağı itiraza uğrayan alacaklı tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir. Buna karşın alacakları itiraza uğrayan alacaklıların genel hükümlere göre her zaman dava açmaları mümkündür. Bu durumda alacakları itiraza uğrayan alacaklıların bir ay içinde dava açmaları halinde çekişmeli alacak olarak İİK'nın 308/b maddesinden yararlanacağını, bir aylık süre içinde dava açmaması halinde ise davanın genel hükümlere tabi olacağını ve çekişmeli alacak olarak bu hükümden yararlanamayacağını söyleyebiliriz. Çekişmeli alacaklar hakkındaki açılacak dava, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama usulleri ve ispat hukuku kuralları bakımından genel hükümlere tabi olacaktır. Örneğin çekişmeli alacak kira sözleşmesinden kaynaklanmakta ise uyuşmazlık sulh hukuk mahkemesi’nde, işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık ise iş mahkemesinde, ticari olmayan bir alacağa dayalı uyuşmazlık ise asliye hukuk mahkemesinde, ticari nitelikte bir alacak ise asliye ticaret mahkemesinde görülecektir. Kanun koyucu burada her uyuşmazlığın uzman mahkemelerde görülmesine ilişkin genel ilkeye bağlı kalmıştır. Genel hükümlere tabi olma sadece bu konularda söz konusudur. Buna karşılık, alacağın tahsili genel hükümlere tabi değildir. Yukarıda değinildiği üzere tasdik edilen konkordato genel olarak bütün alacaklılar için mecburi ve bağlayıcı olduğundan çekişmeli alacağın mukadderatı da konkordato hükümlerine tabidir. Bir başka deyişle çekişmeli alacak hakkında karar veren mahkeme, konkordato projesini göz önünde bulundurarak alacağın tasdik edilen vade, tenzilat ve diğer ödeme koşullarına göre tahsil edilmesi yönünde hüküm kuracaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Davacı genel hükümlere göre alacak davası açmıştır, ancak mahkemece açılan davanın konkordato projesine dahil edilmiş gibi ve alacağın incelenerek itiraza uğramadan esasen kayden kabulüne karar verilmiş gibi yanılgılı değerlendirme ile İİK 308 /b uyarınca dava açma olanağı bulunduğundan bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak İİK 308/b uyarınca davanın açılabilmesi için konkordatonun tasdik edilmesi ve bu tasdik kararının ilan edilmesi, davacının ilandan itibaren bir ay içinde bu davayı açması gerekir, davalı tarafından inkar edilen alacak hakkında konkordato projesine dahil edilip edilmediği yönünde bir karar verilip verilmediği araştırılmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Alacak konkordato projesine dahil edilmedi ise çekişmeli hale gelen alacak hakkında davacı tarafından konkordato projesi kapsamına alacağın dahil edilmesi yönünde itiraz edilip edilmediği ve nihayetinde itiraz edildi ise alacak hakkında ne karar verildiğinin araştırılmadığı, alacağın çekişmeli hale geldiğinin belirlenmesi halinde çekişmeli alacak davasının ön koşulu olan ''Konkordatonun tasdiki'' koşulu ortadan kalktığından, mahkemece yapılacak iş dava konusu alacak ile ilgili alacağın konkordato tasdik projesi kapsamında kalıp kalmadığı, alacağın kabulü yönünde bir karar verilip verilmediğinin sorulması, alacağın konkordato projesi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak alacağın akıbeti araştırılarak neticesine göre açılan davaya genel alacak davası olarak davaya devam edilip edilmeyeceğinin ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının yapılacak araştırma neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/613Esas, 2024/870Karar ve 10/12/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 05/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."