11. Hukuk Dairesi 2012/10903 E. , 2013/9375 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/02/2012 tarih ve 2011/406-2012/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10903 E. , 2013/9375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/02/2012 tarih ve 2011/406-2012/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı; dava dışı Holigan Turizm Gıda ve Şans Oyunları Hizmetleri Ltd. Şti'nin kurucu ortağı ve müdürü iken 31.10.2007 tarihinde hissesinin tamamını dava dışı ...'e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, hisse devrinin ortaklar kurulunda onaylandığını ve şirkete yeni müdür atandığını, böylelikle ortaklık sıfatı ve müdürlük görevinin sona erdiğini, ancak müdürlük görevinin sona erdiğinin tescil ve ilanı için davalı kuruma yaptığı başvurunun davalı kurumca reddedildiğini, oysa müdürlük görevinin fiilen ve yasal olarak sona erdiğinden ayrıca istifa etmesinin gerekmediğini ileri sürerek, davalı kurumun red kararının iptaline, müdürlük kaydının ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müdürlük yetkisinin kaldırıldığına dair ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gibi, istifa ettiğine ve bunun şirkete bildirildiğine dair bir kaydında olmadığını, davacının ana sözleşme ile on yıllığına müdür olarak atanmış olup, ortaklık sıfatının sona ermesinin müdürlük görevinin de sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki davacının müdürlük yetkisinin sona erdiğine dair şirketin yetkili organları tarafından yapılmış bir bildirimin de olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olarak ana sözleşme ile müdürlüğe atanan davacının müdürlük görevine ortaklar kurulunca son verilemeyeceği, ancak davacının hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yerine dava dışı ortağın müdür olarak seçildiği, böylelikle ortak sıfatı sona eren davacının müdürlük görevinin de sona erdiği, ortak sıfatı sona erdikten sonra ortaklar kurulunca dışardan müdür olarak da seçilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava dışı şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, dava dışı limited şirketteki payın devri nedeniyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının on yıllığına şirket müdürlüğüne atandığı, şirketteki tüm hisselerini dava dışı yeni ortağa devrettiği, ortaklar kurulunca devrin kabulüne ve pay defterine işlenmesine, şirket müdürlüğüne dava dışı ortak Yasemin'in seçilmesine karar verildiği, kararın 08.11.2007 tarihinde tescil ve 13/11/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, şirkette hissesinin kalmadığını, dolayısıyla müdürlük sıfatının da kendiliğinden sona erdiğini belirterek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep etmiş, Ticaret Sicil Memurluğunca yukarıda özetlenen gerekçelerle davacının istemleri reddedilmiş, davacı yanca anılan kararın iptali istemiyle iş bu dava açılmıştır. TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31 nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının öncelikle dava dışı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerektiğinden, doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na dava açarak talepte bulunması usul ve yasaya aykırı olup, mahkemece, bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.