T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/106 - 2026/226 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/106 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/170…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/106 - 2026/226 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/106 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/170 E., 2025/838 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 04/02/2026 YAZIM TARİHİ : 05/02/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacının, ... Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, taraflar arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının 202 yılı üretim dönemi için 569.432,48 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu faturanın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu sebeplerle, faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, ilk aşamada sunulan teklif mektubunun, sonrasında farklı bir hesap şeklini ihtiva eden Anlaşmanın imzalanmasıyla, hükümsüz kaldığını, serbest iradeyle imzalanan anlaşmanın basiretli tacir olan davalıyı da bağlar nitelikte olduğunu belirterek 569.432,48 TL bedelli fatura nedeniyle davacı şirketin ödediği KDV dahil 418.689,71 TL'nın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İdari yargının görevli olduğunu, davalı tarafından RES katkı payı faturalarının doğru hesaplandığını ve tüm ilgili şirketlere aynı şekilde gönderildiğini, davacı şirketin, imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu belirterek davanın yargı yolu ve hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "....RES Katkı Payı Anlaşması'nın 3. Maddesinde, RES Katkı Payı tutarının şirket tarafından ...'a kilovat saat başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş, bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan yıllık Tüketici Fiyat Endeksi'nin çarpılması sonucu bulunacağına ilişkin formül yer almaktadır. Sözleşmenin 3. Maddesindeki RES Katkı Payı tutarının hesaplanmasında TÜFE oranının çarpan olarak esas alınması, sözleşmeyle belirlenen birim fiyatın ve katkı payı tutarının enflasyona karşı korunmasının amaçlandığı maddenin amaçsal yorumundan anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sadece her yıl için sözleşmede belirlenen birim fiyata bir önceki yıl TÜFE oranının uygulanması halinde birim fiyatın ve katkı payı tutarının enflasyon karşısında giderek azalacağı, bu durumun ise TÜFE' nin çarpan olarak taraflarca sözleşmede kabul edilmesine ilişkin iradelerine aykırı olacağı kanaatine varılmakla, RES Katkı Payı tutarının hesaplanmasında esas alınacak birim fiyatın, önceki yıllarda TÜFE oranında arttırılması suretiyle bulunacak miktar olması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu esaslara göre (birim fiyatın 4,78 Kr / kWh olarak esas alınması ve takip eden yıllarda birim fiyatın TÜFE oranında arttırılması) bilirkişi tarafından raporda yapılan hesaplamaya göre; dava konusu fatura yönünden 418.689,71 TL katkı payının fazladan davalıya ödendiği, sözleşme kapsamında yapılan bu ödemenin istirdadını talep etmekte davacının haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne....." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hesaplamanın yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, davacının hesaplama şekli ile bağlı olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve ilk derece mahkemesince hatalı hesaplama yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, RES Katkı Payı alacağına ilişkin faturadan kaynaklanan alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 28.600,69 TL istinaf harcından peşin alınan 21.193,09 TL'nın mahsubu ile bakiye 7.407,60 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.04/02/2026 Başkan Üye Üye Katip