T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1504 - 2026/1003 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1504 KARAR NO : 2026/1003 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :... NUMARASI :... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilde…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1504 - 2026/1003 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1504 KARAR NO : 2026/1003 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :... NUMARASI :... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numaralı trafik poliçesi ile sigortalı bulunan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ... Mahallesi... bulvarını takiben kuzeyden güneye seyir edip, ... Cadde dönel kavşağına girip, kavşaktan güneye geçiş yaptığı esnada aracının sol ön kısmı ile aynı noktada .... Cadde üzerinden batıdan doğuya seyir edip,... dönel kavşağına giriş yapan elektrikli bisiklet sürücüsü ... idaresindeki elektrikli bisikletin sol yan kısımlarına çarpması ile bu çarpmanın etkisiyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybeden ... idaresindeki ... plakalı aracın sağ ön lastik kısımları ile kavşağın güneyinde bulunan yaya kaldırımı bordur taşlarına çarpıp elektrikli bisiklet ile çarpıştığı noktada 38.2 metre güneyde durması neticesinde trafik kazası meydana gelmiş ve ilgili kazada ... vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, devamında ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında kusura ilişkin bilirkişi raporu alındığını, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... e. sayılı dosyasında kusur incelemesi hatalı olarak yapıldığını, yargılama aşamasında yapılacak keşif sonrası bu durum ortaya çıkacağını, kaza sigortalı aracın kusuruyla gerçekleştiğini, müvekkilleri dava konusu kaza sebebiyle oğulları ...'ın desteğinden yoksun kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, arz olunan nedenlerle müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkilleri lehine bilirkişi raporundan sonra ıslah etmek ve harcı tamamlanmak üzere şimdilik ... için 500 TL ve ... için 500 TL olmak üzere toplam 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı, sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, davacı müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, aktüerya hesaplamasında dikkat edilmesi gereken husus ölüm tarihi itibariyle müteveffanın yaşı olduğunu, müteveffanın gelir durumunun ispatı ise davacılara düştüğünü, Hazine Müsteşarlığı tarafından, 14.05.2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında mahkemece yaptırılacak tazminat hesaplamalarında TRH 2010 kadın/ erkek mortalite tablosu dikkate alınması gerektiğini, arz olunan nedenlerle davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davacıların maddi tazminat taleplerinin değer arttırma doğrultusunda kabulüne, A)Davacı anne ... için ...'ın ölümünden kaynaklı 264.309,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, B)Davacı baba ... için ...'ın ölümünden kaynaklı 145.690,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davacı tarafça KTK 97 uyarınca sigorta şirketine hiçbir şekilde müracaat edilmediğini, hesaplamaya esas alınan sigortalı araç sürücüsüne atfedilmiş %40 kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta teamüllerine uyulması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müteveffa sürücünün kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini bu sebeple destek talebinde bulunan davacıların tazminat hakkının bulunmadığını, ... yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartları’nın amir mevzuat olarak uygulanması suretiyle TRH 2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, PMF 1931 bilimsel olarak Ülkemiz gerçekleri ile bağdaşmadığını ve hesaplamada net asgari ücret kullanılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacılar lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, her iki tarafa da hükmedilecek olan vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği aşikar iken tam vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; Davalı sigorta şirketi vekili davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, 2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesi belirtilen sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartı incelendiğinde, işbu başvurunun yazılı şekil şartı dışında başka bir şekil şartına bağlanmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafça hastane evrakları ve trafik kazasına ilişkin sair belgeler ekinde olmak üzere ... tarihinde davalı şirkete başvuru yapılmış olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin başvuru şartına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde; ... günü saat 17:37 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari otomobil ile ... Bulvarını takiben kuzeyden güney istikametine seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta, aracının sol ön kısımlarıyla, seyrine göre sağındaki kavşak kolundan ... Caddeyi takiben batıdan doğu istikametine seyirle gelip kavşağa giriş yapan sürücü ... idaresindeki elektrikli bisikletin sol yan kısımları ile çarpışması neticesinde dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece alınan ... ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarihli raporunda; "Sürücü ..., sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri dönel kavşak başında kendisine hitaben bulunan “DUR” ve “Soldan Gelen Araçlara Yol Ver” levhalarına uyarak durup kavşaktaki trafiği iyice kontrol etmesi ve solundan yaklaşan ticari otomobile ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta solundan gelen ticari otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda (%60 oranında) kusurludur. --- Sürücü ..., sevk ve idaresindeki ticari otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyrederken olay yeri dönel kavşağa yaklaşımı sırasında yeterince müteyakkız bulunmadığı hızını kavşak şartlarına göre ayarlamadığı, yüksek seyir hızıyla yaklaştığı kavşakta seyrine göre sağındaki kavşak kolundan gelen elekrikli bisikletin sol yan kısımlarıyla çarpışmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda (%40 oranında) kusurludur." şeklinde kanaat belirtilmiştir. ATK kusur raporu dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu olup mahkemece itibar edilmiş olması yerindedir. Müterafik kusura yönelik yapılan istinaf incelemesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Dosya kapsamından, davacının kaskının takılı olmadığı yönünde delil olmadığı, kaldı ki davaya konu kazanın ... tarihinde meydana geldiği, o tarihte elektrikli bisiklet sürücüleri için kask takma zorunluluğunun bulunmadığı, bu zorunluluğun 04.11.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği değişikliğiyle getirildiği göz önüne alındığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır. Hesap raporuna yönelik istinafın incelenmesinde: Anayasa Mahkemesinin ... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve ... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile rapor tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla rapor bu yönüyle doğrudur. Davacılar, ölenin anne ve babaları olup yerleşik uygulamalar ve yasal karineler gereği destek alacaklısı konumunda bulunmakta olup aksi durumun davalı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu yönde bir delil sunulmadığından Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinafı yerinde bulunmamıştır. Vekalet ücretine yönelik istinafın incelenmesinde: Mahkemece dava kabul edilmiş olup davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden (davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan her biri için ayrı ayrı) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece toplam dava değeri üzerinden davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olup karar davalı lehine olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.007,10-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 7.002,00-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 21.005,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.31.03.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.