T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/556 - 2026/800 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/556 KARAR NO : 2026/800 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/10/2023 NUMARASI : 2022/472 E. - 2023/412 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/556 - 2026/800 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/556 KARAR NO : 2026/800 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/10/2023 NUMARASI : 2022/472 E. - 2023/412 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/10/2023 tarih ve 2022/472 E. - 2023/412 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2021/086132 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... tarafından müvekkilinin markalarının kullanımının sadece 03. sınıf "parfüm" emtiasında ispatlandığı gerekçesiyle kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise 2022-M-14791 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markalarının yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, başvurunun SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle SMK'nın 6/6. maddesi koşullarının da oluştuğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davacı yanın davasına dayanak gösterdiği "..." ibareli 2000/02374, 2008/69641, 2011/97459 ve 2013/13019 tescil numaralı markalarının başta şampuan ve sabun emtiaları olmak üzere kullanılmaması nedeniyle iptali istemli olarak Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/489 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını; bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin adına tescilli olan özgün markasını kullandığını, tarafların markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı ürünlerinin davacı yana ait mağazalarda satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gibi taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluşmadığı; bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaatinin oluştuğu; davacı tarafın "şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmamış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararına karşı sadece müvekkilinin dava açtığını, mahkemenin markaların benzer olmadığı yönünde bir değerlendirme yapmasının çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, markaların benzerliği hususunun müvekkili lehine kesinleştiğini, her iki taraf markasında "..." ibaresinin öne çıkartıldığını, rapora itirazları karşılanmaksızın sözlü yargılama aşamasına geçilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ciddi kullanımının ispat edilemediği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili defterlerinin ciddi kullanım yönünden incelenmediğini, hükümsüzlük davası yönünden ayrıca inceleme yapılmadığını, mal ve hizmet benzerliğinin de bulunduğunu, çekişmeli emtia yönünden tüketicilerin dikkat seviyesinin düşük olduğunu, dava konusu markasının müvekkilinin ticaret unvanını da ihlal ettiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, kötüniyet değerlendirmesinin hatalı yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin hükümsüzlük talepli dava yönünden de mesnet markaların kullanılmadığını ileri sürdüğü, davacı şirketin ise dosyaya sunduğu delillerle, markalarını parfümler emtiasında kullandığını ispatladığı; taraf markaları arasında emtia benzerliği gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma ihtimalinin de bulunmadığı; benzer olmayan mal ve hizmetler kapsamında SMK'nın 6/6. maddesine dayalı itirazını ispatlar delil sunmadığı, davacı vekilince bilirkişi raporuna itirazları karşılanmadan sözlü yargılama aşamasına geçilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, davacı tarafın tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını da kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.