11. Hukuk Dairesi 2015/11750 E. , 2016/9156 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ . Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../01/2015 tarih ve 2014/201-2015/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2015/11750 E. , 2016/9156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ . Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../01/2015 tarih ve 2014/201-2015/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 1912 yılında kurulan "....." olarak bilinen içkinin üretim ve dağıtımını denetleyen ve anılan içkinin üretim özelliklerini koruyan ticari bir birlik olduğunu, bu birliğin ... nezdinde tescilli "..... coğrafi işaretinin de sahibi ve denetim organı olduğunu, davalı şirketin bu coğrafi işaret ile karışma ihtimali bulunan "...." ibaresinin 33. sınıfta yer alan emtia bakımından tescili için ...'ye başvurduğunu, yapılan itirazlarının ise reddedildiğini, oysa çekişmeli başvurunun müvekkili adına tescilli coğrafi işaretle karıştırılması ihtimali bulunduğu gibi ayrıca anılan ibarenin .........'da kullanılan yerel .... dilinde ".... ..." anlamına gelen "..." sözcüğünden dönüşerek bugün yaygın biçimde kullanıldığı üzere "...." olarak bilindiğini, esasen orjinal halinde de anılan bölgede ve yerel dilde bu kullanımının bulunduğunu, KHK'nın .../...-c hükmü anlamında ürünün üretildiği coğrafi bölge ve kaynağını ifade ettiğini, bu nedenle de tesciline imkan bulunmadığını ileri sürerek ... ......... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; “....” sözcüğünün 556 sayılı KHK'nın .../...-c hükmü anlamında tanımlayıcı bir ibare olarak kabulüne imkan bulunmadığını, zira ortalama düzeydeki tüketici bakımından doğrudan doğruya coğrafi kaynak ya da ürünün cinsini türünü bildiren, karakteristik özelliğini ifade eden bir işaret olmadığını, özellikle "...." kelimesinin ülkemizde kullanımı ve bilinirliğinin oldukça düşük bulunduğunu, davacı adına tescilli "...." ibareli coğrafi işaretle de farklı bulunduğunu, bu nedenle coğrafi işaretler benzer olduğundan bahisle yapılan itirazın da yerinde bulunmadığını, bu nedenle ......... kararında bir isabetsizlik olmadığını da belirterek davanın reddini istemiştir. . Diğer davalı .... vekili; başvurunun bütün itibariyle "...." coğrafi adıyla ve ürünle bir benzerliğinin ve karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.