7. Hukuk Dairesi 2013/322 E. , 2013/4686 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle davacının paydaşı bulunduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 128 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma t…
**7. Hukuk Dairesi 2013/322 E. , 2013/4686 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle davacının paydaşı bulunduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 128 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davaya konu taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka ./... 2013/322 - 2013/4686 S/2 bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek davanın kısmen kabulü ile anılan taşınmazlar üzerindeki muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının mülkiyet tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'ın temyizi bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 1 numaralı bendindeki "...kabulü ...", "...mülkiyetinin ...'e ait olduğunun..." sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine sırasıyla "...kısmen kabulü..." ve "...davacı tarafından meydana getirildiğinin..." sözlerinin yazılmasına, 2. bendindeki “...445,50 TL nin...”, 3. bendindeki “...513,40 TL...” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına yerine sırasıyla “red ve kabul oranına göre 222,75 TL harcın davacıdan, 222,75 TL harcın... ” ve “...red ve kabul oranına göre 256,70 TL...” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün 4. bendinden sonra gelmek üzere 5. bend olarak "Red ve Kabul oranına göre; Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesap edilen 1200 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'a verilmesine" söz ve rakamlarının yazılıp eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalıya iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.