11. Hukuk Dairesi 2020/5841 E. , 2021/4106 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.01.2019 tarih ve 2018/400 E- 2019/17 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.06.2020 tarih ve 2019/478 E- 2020/559 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı …
**11. Hukuk Dairesi 2020/5841 E. , 2021/4106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.01.2019 tarih ve 2018/400 E- 2019/17 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.06.2020 tarih ve 2019/478 E- 2020/559 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan malzeme almak için anlaştığını ve alacağı malzemelere karşılık olarak dava konusu 20.12.2016 tarihli 25.000.- TL, 20.11.2016 tarihli 25.000.- TL ve 20.10.2016 tarihli 25.000.- TL bedelli çekleri keşide ederek davalıya verdiğini, ancak davalının mal teslim borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının müvekkilinden satın ve teslim almış olduğu mallar karşılığında çeklerin alındığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 07/09/2018 tarihli celsede mazeret dilekçesi gönderdiği, ancak mahkemece mazeretin belgelendirilmediği gerekçesi ile dosyanın 1. defa işlemden kaldırılmasına karar verildiği, daha sonra dosyanın yenilenmesi üzerine tekrardan yargılamaya devam edildiği, 07/11/2018 tarihli celsede davacı vekilinin yeniden mazeret dilekçesi sunduğu ve bu nedenle ön inceleme duruşmasının yapılamadığı, 09.01.2019 tarihli celsede de davacı vekilinin üst üste 3. kez mazeret dilekçesi göndererek duruşmanın ertelenmesini talep ettiği, dava tarihinin 14/04/2018 olduğu gözetilerek Anayasanın yargılamanın mümkün olan süratte bitirilmesi gerektiği yönündeki emredici kuralından hareketle davacı vekilinin belgelendirilmeyen mazeretinin reddine karar verildiği, bu suretle HMK'nın 320/4 maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş dosyaların 1 defa yenilebileceği belirtildiği, davacı tarafın davayı iki defa takipsiz bıraktığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gün ve saatinin taraflar vekillerine tebliğ edildiği, 07.09.2018 tarihli ön inceleme duruşması için davacı vekilince 03.09.2018 tarihli mazeret dilekçesi sunulduğu, mahkemece, tevsik edilmeyen mazeretin reddine karar verilerek takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 10.09.2018 tarihli yenileme dilekçesi üzerine, mahkemece, dava dosyası yenilenerek, 07.11.2018 tarihine yeni duruşma günü verilerek taraflara tebliğ edildiği ve fakat davacı vekili tarafından 02.11.2018 tarihli mazeret dilekçesi gönderildiği, davacı vekilinin mazereti mahkemece kabul edilerek duruşmanın 09.01.2019 tarihine bırakıldığı, bu tarihteki duruşma için de davacı vekilince mazeret dilekçesi gönderildiği, ancak bu kez tevsik edilmediğinden mazeretin reddine karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekilince, istinaf aşamasında mazeretine dayanak mahkeme tutanakları sunulmuş ise de, ilk derece mahkemesine göndermiş olduğu mazeret dilekçesinde sözü edilen tutanak ve belgeleri eklemediği gibi, üst üste verilen mazeret nedeniyle ön inceleme duruşmasının dahi tamamlanamadığı da gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.