11. Hukuk Dairesi 2008/11148 E. , 2010/2127 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2008 tarih ve 2006/390-2008/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11148 E. , 2010/2127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2008 tarih ve 2006/390-2008/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette azınlık pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 31.05.2006 tarihli olağan ve olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararının geçerli olmadığını, anılan genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının kanuna ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu, ortaklığın mali durumu gerektirmediği halde alınan sermaye artırımı kararı ile müvekkilinin pay oranının küçültülmesinin amaçlandığını, şirketin sermaye artırımına ihtiyacının olmadığını, ayrıca TTK’nun 348 nci maddesine dayalı özel denetçi tayin edilmesine ilişkin istemlerinin de sözkonusu genel kurulda reddedildiğini, özel denetçi atanması için gerekli koşulların oluşmuş bulunduğunu ileri sürerek, 31.05.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların toplantı yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının usulsüzlüğü nedeniyle iptaline, bu nedenle iptaline karar verilmediği takdirde esas sermaye artırımına ilişkin kararın kanuna ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline ve özel denetçi tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının hiçbir yasal temele dayanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre çağrıda yapılan usulsüzlüğün başlıbaşına genel kurul kararlarının iptalini gerektirmediği, sermaye artırımının şirketin hacmine göre uygun olduğu, herhangi bir kötüniyet unsurunu barındırmadığı, davacının özel denetçi tayinine yönelik istemi konusunda kesin ve inandırıcı bir delilin de dosyaya sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.