Hukuk Genel Kurulu 2006/21-5 E. , 2006/33 K. "" Mahkemesi : Muğla 1.Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesi Günü : 1.6.2005 TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, davacı şirketin Bağ-Kur sigortalılarına yaptığı tıbbi malzeme satış bedellerinin temlik sözleşmelerine dayalı olarak davalı Bağ-Kur’dan tahsili istemine ilişk…
**Hukuk Genel Kurulu 2006/21-5 E. , 2006/33 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Muğla 1.Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesi Günü : 1.6.2005 TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, davacı şirketin Bağ-Kur sigortalılarına yaptığı tıbbi malzeme satış bedellerinin temlik sözleşmelerine dayalı olarak davalı Bağ-Kur’dan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire; yukarıda metni yazılı gerekçe ile yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermiş, yerel mahkemece göreve ilişkin bozma ilamına direnilmiştir. Uyuşmazlık; görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Borçlar Kanununun 162-172. maddeleri arasında düzenlenen alacağın temliki, ister sözleşmeye, ister kanun hükmüne yada yargı kararına dayansın, üçlü ilişkiye dayanan hukuki bir yapıyı ifade eder. Yasa, temlik için yazılı şekil şartını yeterli görmektedir. Alacaklı, bir borç ilişkisinden doğan alacağını üçüncü bir kişiye (temlik alan/temellük edene) devretmekte, alacak, temlik edenden üçüncü kişiye geçerken borç ilişkisinin aktif süjesi değişmekte, temlik eden borç ilişkisinden çıkarak onun yerine alacaklı sıfatıyla, alacağı devralan üçüncü kişi geçmektedir. Temlik, mevcut bulunan bir alacağın varlık ve tutarını üçüncü kişiye aktaran bir işlem olup, yeniden borç doğurmaz (Yargıtay 4. HD. 13.4.1972 gün ve 1976 E-3333 K.) . Temlik ile birlikte üçüncü kişi, alacağı tamamen veya kısmen, alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisinin koşullarıyla iktisap etmektedir. Burada değişen sadece borç ilişkisinin tarafı (süjesi) olup, konusu (objesi) değildir. (A.Kılıçoğlu-Borçlar Hukuku, 4. Bası, Syf.596 vd.) Alacaklı, alacağını üçüncü kişiye olan borcunu ifa amacıyla temlik edebileceği gibi, borçludan olan alacağını tahsil amacıyla da temlik edebilir. Alacağın bir ivaz karşılığında temlik edilmesi halinde Yasa (BK. 169/I. md.) temlik edene bir garanti (sağlama, tekeffül) borcu yüklemektedir. Temlik eden, her şeyden önce alacağın temlik zamanındaki varlığından sorumlu bulunmaktadır. Alacağın tahsil amacıyla temlik edilmesi halinde de (BK. 170. md.) temlik edene bir garanti borcu öngörülmüştür. Temellük eden (üçüncü kişi), borçluya karşı, alacağın kendisine temlik edildiğini ve alacağın varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Üçüncü kişi bunu ispat edebilmek için, alacaklının elinde bulunan ve alacağın varlığını gösterir bilgi ve belgelere dayanabilecektir. Üçüncü kişi ile borçlu arasındaki ilişki, alacaklı ile borçlu arasında borcun doğumuna yol açan borç ilişkisine dayanmaktadır.