TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2022 NUMARASI : 2021/96 Esas 2022/796 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2021 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı dav…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/362 Esas 2025/1242 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/362 KARAR NO : 2025/1242 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2022 NUMARASI : 2021/96 Esas 2022/796 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2021 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine yönelik itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kredi borcunun şirket sahibi tarafından ödenerek kapatıldığını, hesap kat ihtarının müvekkillerine ulaşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 9. maddesinde faiz tahakkuk tarihlerinin belirlendiği, 10. maddesinde taahhüt ve borçlarından herhangi birisinin hiç yerine getirilmemesi veya eksik ya da zamanında yerine getirilmemesi halinde temerrütün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için akdi faizi, temerrüt tarihinde ise bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyeceğini, Ankara 25. Noterliğinin 28/08/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin asıl borçluya 29/08/2019 tarihinde ulaştırıldığı ve bir günlük süre tanındığı, diğer davalılara gönderilen ihtarnamenin ise 29/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla davalılar yönünden takip tarihinde temerrüdün oluştuğunun kabulü gerektiği, TCMB verilerine göre borçluların temerrüt tarihi itibariyle bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan ortalama faiz oranı olan %20,30 şeklindeki oran esas alınarak hesaplaan temerrüt faizi oranının %30,45 şeklinde belirlendiği, davacının takip tarihi itibarıyla 6.416,79 TL asıl alacak, 2.130,95 TL işlemiş akdi kredi faizi, 106,55 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 8.654,29 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına itirazlarının kısmen iptali ile takibin 6.416,79 TL asıl alacak, 2.130,95 TL işlemiş akdi faiz, 106,55 TL BSMV olmak üzere toplam 8.654,29 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %30,45 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı olan 1.730,85TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız icra takibine konu edilen borcun itfa edildiğini, sunulan dekonttan da açıkça anlaşılacağı üzere, davacı vekiline ... tarafından "... adına" açıklaması ile 11.500,00 TL borç 02/12/2021 tarihinde haricen ödenerek itfa edildiğini, davacı vekili ...'ya gönderilen 11.500,00 TL borç, diğer borçlu ... tarafından kapatıldığından ve ne ... ne de ... ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, diğer borçlu tarafından borcun tamamının kapatılarak itfa edilmiş olmasına rağmen davanın devam ettiğini, bu nedenle kurulan hüküm eksik incelemeye dayandığını, bununla beraber kapatılmış olan bir borcun haricen tahsil bildirimi ile icra dosyasına bildirim zorunluluğu bulunmasına rağmen bu hususun davacı tarafından yerine getirilmediğini, alacaklı vekilinin, bu borç ödemesini ilgili icra dosyasına bildirmekle yükümlü bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/4230 (yeni Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2023/109718) sayılı icra takip dosyası sureti, banka dekontları, davalı şirket kredi ödeme planları, hesap hareketleri, 18/10/2019 tarihli borç tasfiye sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 13/09/2021 tarihli kök, 10/05/2022 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/4230 (yeni Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2023/109718) sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 9.740,01 TL nakit alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a bila tebliğ olduğu, diğer davalı borçlulara 22/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 24/06/2020 tarihinde borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının, itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı ile davalı şirket arasında 06/07/2012 tarihli 200.000,00 TL limitli olarak akdedildiği, diğer davalıların sözleşmede 250.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, davalıların kefaletlerinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalı şirketin kredi hesabı kat edilerek davalılara gönderilen 28/08/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 12.784,50 TL'nin 24 saat içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İhtarname davalı şirketin sözleşme dışı adresine 29/08/2019 tarihinde bila tebliğ olduğu, diğer davalılara ise 29/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, TC Merkez Bankası verilerine göre davalı borçluların temerrüt tarihi itibariyle bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan ortalama faiz oranı %20,30 olup, gks hükümleri uyarınca temerrüt faizi oranının, borçluların temerrüt tarihi itibariyle bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan ortalama faiz oranı olan %20,30'un %50 fazlası olan %30,45 şeklinde belirlendiği, davalıların 31/08/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 6.146,79 TL asıl alacak, 2.130,95 TL işlemiş faiz, 106,55 TL BSMV olmak üzere toplam 8.384,29 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Alınan ek raporda, temerrüt faiz oranı %30,45 kabul edilirse takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 6.146,79 TL asıl alacak, 2.130,95 TL işlemiş faiz, 106,55 TL BSMV olmak üzere toplam 8.384,29 TL alacaklı olduğu, temerrüt faiz oranı takipte talep edildiği şekilde %40 kabul edilirse takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 6.146,79 TL asıl alacak, 2.799,28 TL işlemiş faiz, 139,96 TL BSMV olmak üzere toplam 9.356,03 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçluların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise borcun ödendiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, dava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2020/4230 (yeni Ankara 5. Genel İcra Dairesi 2023/109718) sayılı icra takip dosyası üzerinde Uyap üzerinden yapılan inceleme sonucu davacı alacaklı vekili Avukat ... tarafından icra dosyasına gönderilen 31/07/2024 tarihli elektronik imzalı talep yazısında dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılmasını talep ettiği görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ise de, istinaf aşamasında takip dosya borcunun haricen tahsil edilmesi nedeniyle dosyanın kapatılmasının alacaklı davacı vekilince talep edilmesi karşısında istinaf aşamasında davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. İstinaf aşamasında konusuz kalan işbu davada dava tarihi itibarıyla davacının davalılardan dava konusu takip nedeniyle toplam 8.654,29 TL alacaklı olduğu, takip dosya borcunun istinaf aşamasında haricen ödeme ile kapatıldığı, davacının dava tarihi itibarıyla davasında kısmen haklı bulunduğu gözetilerek davadaki haklılık durumu kapsamında yargılama giderleri, harç, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, karar tarihinden sonra, istinaf aşamasında takip konusu borcun haricen ödenmesi sonucu davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacağın toplam 9.740,01 TL ise de, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan 8.654,29 TL alacaklı bulunduğu, davacının dava tarihi itibarıyla davasında kısmen haklı olduğu gözetilerek davadaki haklılık durumu kapsamında yargılama giderleri, harç, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/2022 tarih 2021/96 Esas 2022/796 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından peşin yatırılan 117,64 TL ile icra dosyasına yatırılan 48,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 449,06 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 117,64 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 48,70 TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 408,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.008,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 887,04 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 8.654,29 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 1.085,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davacının sorumlu bulunduğu 163,20 TL'sinin davacı tarafından istinaf aşamasında yatırıldığı gözetilerek bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 1.196,80 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davalılar tarafından yatırılan 147,79 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, 2-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 91,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 10,14 TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -