İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin festivaller düz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1319 KARAR NO:2026/177 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/02/2022 NUMARASI:2019/484 Esas - 2022/79 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2026 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin festivaller düzenlemekte olup, bugüne kadar düzenlemiş olduğu başarılı festivallerle müzik dünyasında başarıyla anıldığını, davalı şirketin ve davalı şirketin yayını olan ... gazetesinde yazı yazan diğer davalı ... 04.08.2019 tarihli yazısında "..., ..., ..., ...,... festivalleri ile ..., ..., ...,... isimli pek çok festivalini yaratıcısı ve organizatörü olduğun, "Ortalık festivalden geçilmiyor. Bu festivaller tek bir şirket tarafından ... tarafından yapılmaktadır." şeklinde haber yaptığını, davalıların müvekkili şirket hakkında Festival gibisin tekel kurmak istiyorum. ... rekabet hukukunu eyledin viran, Kapalı devre bir ekosistem, Yarattığınız sistemler,kullandığınız yöntemler, ...'dan ...'e ...-... başlıklı yazıları ile müvekkilini suçladığını, müvekkili şirketi tekelcilikle, haksız rekabetçilikle ..., festivallerde kötü yiyecek sunmakla, müşterilerini kazıklamakla, cebindeki kuruşa göz dikmekle vb. gerçek dışı suçlamalarda bulunarak kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunu; davalı ...'nın yazısında müvekkili şirketin düzenlediği festivallerin boykot edilmesini, festivallere gidilmemesinin, sanatçıların festivallere katılmamasını, festivale gitmemeye teşvik ettiğini belirterek; müvekkili şirket aleyhine yapılan haksız rekabet nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın 04.08.2019 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... Gazetesinin günlük siyasi bir gazete olduğunu, çok deneyimli yazı işleri kadrosu olduğunu diğer davalı müvekkilini ise ekonomi doktoru olduğunu, davalı gazete ve internet sitesinde davaya konu haberin yayınlandığını, davaya konu haberde esasen müzik festivallerindeki tekelleşmenin uluslararası örnekler verilerek eleştirildiğini, davaya konu yazının bu durumun sektörde haksız rekabete oluşturduğunu, davacı ve şirket hakkında ve benzeri iddilara Ekşi Sözlük başta olmak üzere birçok sosyal medya sitesinde yayımlandığını, davaya konu haberin gerçek ve güncel olduğunu, yayımlanmasında kamu yararı olduğunu, bunun kamusal bir figür olmanın kaçınılmaz sonucu olduğunu ve hukuka aykırı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu gazete yazısının haksız rekabet hükmülerinin çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu yazının basın özgürlüğü kapsamında olduğun belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,Hukukumuzda, haksız rekabet hükümlerinin amacı, sadece rakiplerin menfaatlerinin ve rakipler ile müşterileri arasındaki ilişkilerin korunması değildir. Haksız rekabet fiili rakibin şahsiyet haklarının ihlal edilmesinden ibaret değildir. Haksız rekabet hükümleri rakiplerin, müşterilerin, diğer tüm piyasa katılımcılarının, toplumun menfaatlerini ve ülke ekonomisini koruyan hükümlerdir. Bu noktada anlaşılmaktadır ki, gerek Kanunun kaynağı olan İsv. HRK, gerek TTK Tasarısı, Kanunun (TTK’nın haksız rekabete ilişkin maddelerinin) uygulanması için rekabet ilişkisinin gerekliliğinden açıkça vazgeçmiştir. Eş söyleyişle haksız rekabetin failinin rakip olması gerekmeyecektir. Benzer yaklaşım İsviçre Federal Mahkemesi tarafından “Central Perk” kararında da benimsenmiştir. Buna göre, “şüphesiz, fiili gerçekleştiren kişinin rakip olması gerekli değildir. Sadece objektif olarak müşteri elde etmek bakımından bir işletmeye avantaj veya dezavantaj sağlamaya ya da pazar payını azaltmaya veya arttırmaya yönelik fiiller engellenmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık bakımından inceleme yapıldığında, davalı tarafın davacı ile rekabet etmiyor olması veya davalılardan bir tanesinin tacir dahi olmaması haksız rekabetin gerçekleşmeyeceği sonucunu doğurmayacaktır.Bu durumda davalı şirketin ve davalı şirketin yayını olan ... gazetesinde yazı yazan diğer davalı ... 04.08.2019 tarihli yazısında "..., ..., Samsun, erikli, ... festivalleri ile ..., ..., ..., ... isimli pek çok festivalini yaratıcısı ve organizatörü olduğun, "Ortalık festivalden geçilmiyor. Bu festivaller tek bir şirket tarafından ... Organizasyon tarafından yapılmaktadır." şeklinde haber yaptığını, Davalıların müvekkili şirket hakkında Festival gibisin tekel kurmak istiyorum. ... rekabet hukukunu eyledin viran, Kapalı devre bir ekosistem, Yarattığınız sistemler, kullandığınız yöntemler, ...'dan milyonfest'e ...-... başlıklı yazıları ile davacıyı karşı suçlamalarda bulunarak kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunu; davalı ...'nın yazısında davacı şirketin düzenlediği festivallerin boykot edilmesini, festivallere gidilmemesinin, sanatçıların festivallere katılmamasını, festivale gitmemeye davet etmesi eylemleri değerlendirildiğinde, dava konusu köşe yazısında yer alan ifadelerin TTK m. 55/1-a (1) hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.TTK'da hak sahibinin haksız rekabet nedeniyle TBK m. 58 ilkeleri çerçevesinde manevi tazminat İsteme hakkı da öngörülmüştür. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile taktiren 10.000.-Tl manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, haksız rekabetinde menine, fazla istemin reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazlarına konu kararın verildiği yargılamada bilirkişiye gidilmiş olmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinden ... hakkında açılan ceza davasının bekletici mesele yapılmamış olmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu gazete yazısının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, aksi yöndeki hukuki nitelemeye dayanan kararın hukuka aykırı olduğunu, karara konu haber basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde ve de hukuka uygun olduğunu, müvekkilleri aleyhine tazminat hükmü içeren kararın da hukuka aykırı olduğunu, kamusal konularda ve şirketlere yönelik eleştirilerin sınırlarının geniş yorumlanması gerektiğini, kararın bu yönden de hukuka aykırı olduğunu, davacı tüzel kişi olup manevi zararı ancak manevi zararının da maddi karşılığının, dolayısıyla zararın gösterilmesi gerekli oduğunu, kararın müvekkilleri ve basın üzerinde caydırıcı etki doğruma ihtimali bulunmadığını, bu yönden de ortadan kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/484 Esas 2022/79 Karar sayılı hukuka aykırı kararının incelenerek ortadan kaldırılmasına ve de devamında davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; istinaf yoluna sadece manevi tazminat miktarının düşük olması nedeni ile başvurduklarını, davalılar söz konusu yazı ile müvekkili şirketi kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunmuş, şirketin düzenlediği festivallerin boykot edilmesi istenmiş, festivallere gidilmemesi çağrısında bulunulmuş, sanatçıların festivallere katılmaması gerektiği açıkça yazılmış, festivale gitmemeye davet edildiğini, müvekkili şirket tekelcilikle suçlanmış bu yazı nedeni ile pek çok kişi tarafından sosyal medya hesaplarında müvekkiline karşı bir karalama kampanyası başlatıldığını, müvekkili şirketin tekelci olmadığı ortaya çıkmış olsa da, aklanmış olsa da piyasa içerisinde böyle bir soruşturma geçirdiğinden ticari itibarının zedelendiğini, tüm bunlar karşısında Mahkeme tarafından belirlenen 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin oldukça düşük kaldığını, ilk derece Mahkemesi İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/484 Esas 2022/79 Karar sayılı kararının incelenerek sadece manevi tazminatın düşük olması nedeni ile ortadan kaldırılmasına neticede davanın tüm talepleri ile birlikte kabulüne karar verilmesini, davalı tarafın istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, davalı ... Gazetesinin 04.08.2019 tarihli sayısında ve internet sitesinde yayımlanan davalı ... tarafından yazılan köşe yazısında davacı hakkında yer alan ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiği ve davacının kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasına dayalı manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının basın özgürlüğünün sınırlarını aşıp aşmadığı, haksız rekabet ve davacının kişilik haklarını ihlal edici nitelikte bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalılardan ... Gazetesinin 04.08.2019 tarihli sayısında ve internet sitesinde yayımlanan davalılardan ... tarafından kaleme alınan köşe yazısında, "..., ..., ..., ... festivalleri ile ..., ...,..., ...isimli pek çok festivalini yaratıcısı ve organizatörü, "Ortalık festivalden geçilmiyor. Bu festivaller tek bir şirket tarafından ... Organizasyon tarafından yapılmaktadır. “..., ..., ..., ... gibi zibilyon tane festival…”, “atanamamış ... ...”, “... tekeli, yeni girişimciler için fırsat eşitliğini ortadan kaldırıyor”, “ortada çok açık bir içerdekiler ve dışardakiler durumu var”, “piyasada bir sürü satıcı var, ama sadece bir tane alıcı var (...)”, “... rekabet hukukunu eyledin viran”, “...küstah ve karikatür bir tip olduğu için şimşekleri üzerine çekiyor.”, “fakat bunlar (davacı şirketin festivallerine yönelik) herhangi bir yenilik ve kalite içermeyen, vasat bir kakafoni…”,“ben artık bu festivallere gitmiyorum, üstüne para verseler de gitmem”, “rekabeti ortadan kaldırıp gençlerin cebini boşaltacak her şeyi yapıyorlar”, “genç müzikseverler bu tezgahı boykot edebilirler, kimse gitmezse festival batar” , “yayında ve yapımda emeği geçen herkes cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalır, çakma ... tekeli kırılır, kartel dağıtılır” , ifadelerinin kullanıldığı görülmüştür.TTK.'nın 58.maddesi uyarınca haksız rekabetin basın yayın yoluyla işlenmesi halinde haksız rekabetin tespiti davası basında yayınlanan haberin sahipleri ve ilan veren kişiler aleyhine açılabilir. Gazete haberlerinin davalı ... tarafından hazırlandığı anlaşılmaktadır. Haksız Rekabet TTK.'nın 54.maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşterilen arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Aynı Yasa'nın 55.maddesinde haksız rekabet oluşturacak çeşitli fiiller örnek kabilinden sayılmıştır. Buna göre dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleriyle diğer hukuka aykırı davranışlar haksız rekabet oluşturur. Bu bağlamda, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet oluşturmaktadır. İlk derece mahkemesi bu yasal düzenlemeler bağlamında, kabul kararına konu haberlerin haksız rekabet oluşturduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında, davalı ...'nın yazısında kullandığı söz konusu ifadelerin ve yazıda, davacı şirketin düzenlediği festivallerin boykot edilmesini, festivallere gidilmemesinin, sanatçıların festivallere katılmamasını, festivale gitmemeye davet etmesi eylemleri değerlendirildiğinde, dava konusu köşe yazısında yer alan ifadelerin TTK m. 55/1-a (1) hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiştir. Anayasa'nın 28 .maddesi uyarınca basın hürdür, sansür edilemez. ... kurmak izin almak ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. Devlet basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Basın hürriyetinin sınırlandırılmasında Anayasa'nın 26 ve 27. madde hükümleri uygulanır. AİHS.10.maddesinde ifade özgürlüğü teminat altına alınmıştır. Bu hakkın haber alma verme özgürlüğünü de kapsadığı vurgulanmıştır. Aynı maddenin 2.fıkrasında bu hakkın ne şekilde sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Buna göre demokratik bir toplum ilkelerine uygun olarak bu hakkın yasayla sınırlandırılmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Basın Kanunu'nun 3.maddesine göre, basın özgürdür. Bu maddenin 2.fıkrasına göre basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere basın özgürlüğü ve kamunun bilgi alma hakkı temel hak ve özgürlük niteliğinde olmakla birlikte, tüm hak ve özgürlüklerde olduğu gibi, bu hak da sınırsız değildir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2009/1008 E. - 2010/3631 K.sayılı, 01/04/2010 tarihli kararında belirtildiği üzere, "...Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma,değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.Gerek yazılı ve gerekse görsel medya bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır". İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.01.2024 tarihli, 2021/197 E., 2024/142 K. Sayılı kararında, ''... sanık aşamalardaki savunmalarında olay tarihinde akademisyen olarak görev yaptığını, ... gazetesinde düzenli olarak yazılar yazdığını tekelleşme ile ilgili bir yazı dizisi yazdığını başka şirketlerde dahil ... Şirketi ile ilgili de yazı yazdığını bu yazıları müzisyenlerinde diğer ilgili kişilerin şikayetleri üzerine yazdığını tamamen halkı bilgilendirme ve gazetecilik ile ilgili bir paylaşım yaptığını, suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş ise de, sanığın ... hakkında...Gazetesi'nin 04/08/2019 tarihli nüshasında yayınlandığı ve yine ...sitesinde ve gazetesinde twitter ve facebook sayfalarında yayınlanmaya devam eden paylaşımında taraf beyanları, ilgili yayın içeriği, 15/10/2020 tarihli rekabet kurulu kararı içeriği, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/484 E. sayılı dosyasını temin edilen bilirkişi rapor içeriği dikkate alınarak sanığın 04/08/2019 yazısı ile başkalarının emeğinden, iş, sonuç ve deneyimleri ile haklı olarak üretmiş olduğu iş ve faaliyetlerini kötüleme ve sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarını veya onların mallarını iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme, gibi dürüstülk kuralına aykırı davranışları içinde bulunduğu ve eylemlerinin TTK m. 55/1a maddesi kapsamında olduğu anlaşılmakla haksız rekabet suçundan, sanık ...'nın üzerine atılı "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet" suçunu işlediği sabit olmakla, CMK 223/5 Maddesi uyarınca mahkumiyetine,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına...'' karar verilmiş, 18.07.2024 tarihinde kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.Somut olayda, davalı ...Gazetesinin 04.08.2019 tarihli sayısında ve internet sitesinde yayımlanan davalılardan ... tarafından kaleme alınan köşe yazıdaki, “..., ..., ..., ... gibi zibilyon tane festival…”, “atanamamış ... ...”, “... tekeli, yeni girişimciler için fırsat eşitliğini ortadan kaldırıyor”, “ortada çok açık bir içerdekiler ve dışardakiler durumu var”, “piyasada bir sürü satıcı var, ama sadece bir tane alıcı var (...)”, “... rekabet hukukunu eyledin viran”, “... bir tip olduğu için şimşekleri üzerine çekiyor.”, “fakat bunlar (davacı şirketin festivallerine yönelik) herhangi bir yenilik ve kalite içermeyen, vasat bir kakafoni…”, “ben artık bu festivallere gitmiyorum, üstüne para verseler de gitmem”, “rekabeti ortadan kaldırıp gençlerin cebini boşaltacak her şeyi yapıyorlar”, “genç müzikseverler bu tezgahı boykot edebilirler, kimse gitmezse festival batar” ,“yayında ve yapımda emeği geçen herkes cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalır, çakma ... tekeli kırılır, kartel dağıtılır” ifadelerle davacının gereksiz yere kötülendiği, davacı şirketin düzenlediği festivallerin boykot edilmesini, festivallere gidilmemesinin, sanatçıların festivallere katılmamasını, festivale gitmemeye davet etmesi eylemlerinin de haber verme sınırını aştığı, söz konusu gazete haberlerinin yukarıda anılan Yasa hükümleri ve Yargıtay içtihadı bağlamında haber verme özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün sınırlarını aşan subjektif ve gereksiz yere davacıyı karalayan haber olduğu, haberlerin veriliş şeklinin ve başlıklarının da kamunun bilgi almasını sağlama amacının ötesine geçen nitelikte olduğu anlaşılmakla mahkemece davalıların TTK m. 55/1-a (1) hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.TTK'nın 56/1-e maddesinde, haksız rekabet hallerinde TBK'nın 58. maddesi uyarınca manevi tazminata karar verilebileceği düzenlenmiştir. TBK'nın 58.maddesinde, "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. TTK'nın 56. Maddesinin atfı ile TBK'nın 58. Maddesindeki manevi tazminat şartları somut olayda gerçekleştiğinden, mahkemece davalının paylaşımının ifade hürriyeti kapsamında korunamayacağı gerekçesi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 170,80 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,20 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026