7. Hukuk Dairesi 2025/5268 E. , 2025/5417 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/84 E., 2024/243 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgel…
7. Hukuk Dairesi 2025/5268 E. , 2025/5417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/84 E., 2024/243 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu ve hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılan dava konusu 4 37... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 7 katlı binanın davacı tarafından yaptırıldığının tespiti ve davalılar ... mirasçılarına ait hisselerin Türk Medeni Kanunu’nun 722, 7 23... . maddeleri gereğince bedelini ödemek kaydı ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiş, 29.06.2017 tarihli duruşmada ise tapu iptali ve tescil talebinden feragat ettiklerini belirtmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; hisselerine düşen bedelin belirlenerek davacı tarafından ödenmesi ve mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin kendilerinden alınmaması şartıyla davayı kabul ettiklerini, duruşmada ise davayı kabul etmediklerini reddini savunmuşlar. 2. Davalı ... ... cevap dilekçesinde; davacının davalılardan ...'in garantisi veya sözü üzerine bina yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bina yapmadan önce diğer davalılardan hisse devri alması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş. 3. Davalı ... ve ... duruşmadaki beyanlarında davayı kabul ettiklerini beyan etmişler. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 15.03.2022 tarihli ve 2018/312 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararda özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydının 05.03.1999 tarihinde hükmen tescil yoluyla oluştuğu ancak mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu muhdesatın 1992-1993 yıllarında yapıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 27.02.2024 tarihli ve 2023/1115 Esas, 2024/1148 Karar sayılı kararla; somut olayda, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 14.01.1994 tarihinde yapıldığı, tapuya ise 05.03.1999 tarihinde tescil edildiği, kadastro tespiti sırasında muhdesata ilişkin herhangi bir şerh verilmediği, muhdesatın yapım yılı olarak her ne kadar davalılar 1990 tarihinden öncesini veya 1992 yılını bildirmişler ise de 03.03.2020 tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre muhdesatın 20-25 yıllık olduğunun belirtildiği, bu tarihe göre yapım yılının 1995-2000 yıllarına tekabül ettiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarında da muhdesatın 1992, 19 95... tarihlerinde yapıldığının açıklandığı, bu durumda, kadastro tespit tutanağında muhdesat şerhi bulunmaması ve inşaat bilirkişi raporundaki tarih gözetildiğinde yapının kadastro tespit tarihinden önce yapıldığı davalı tarafından ispat edilemediğine göre işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece 07.02.2020 tarihinde icra edilen keşifte mahalli bilirkişilerin tamamının dava konusu binanın davacı tarafından yapıldığını beyan ettikleri, yargılama esnasında davalılardan ...’in dava konusu taşınmaz üzerindeki hissesinin tamamını 27.08.2024 tarihinde davacıya sattığı, davalılar ... ve müteveffa ...’in davayı kabul ettikleri, 30.11.2017 tarihli duruşmada davalılar ... ve ...’in beyanlarında dava konusu parsel üzerinde bulunan binanın davacı tarafça yapıldığını beyan ettikleri, bir kısım davalıların davayı kabul etmesi, ... ve ...'in duruşmadaki ve aşamalardaki beyanlarına göre davacının binayı yaptırdığını ifade etmeleri, mahalli bilirkişilerinin tamamının binayı davacının kendi adına ve hesabına yaptırdığını beyan etmeleri nedeniyle dava konusu Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii 4 37... parsel üzerinde bulunan 7 katlı binanın tamamının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının tapu iptali ve tescil talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Yargıtay bozma ilamı sonrasında Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, b. Dava konusu binanın tamamının 2000 yılında yapıldığı ileri sürülmesine rağmen 5. katın davacının babası ... ... tarafından yapıldığını, bu katın kaçak olması nedeniyle 1998 yılında ilgili belediye tarafından ... ...’e idari para cezası uygulandığını, bu durumda binanın tamamının 2000 yılında yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, c. Binanın yapı kullanma izin belgesinin 2006 yılında ... ... adına düzenlendiğini, d. Dosyada binanın ... tarafından yapıldığına dair hiçbir delil bulunmadığını, tüm resmi evraklarda binanın baba ... ... tarafından yapıldığının belirtildiğini, bu durumda davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını Mahkemece davanın reddi yerine kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; tapu iptali ve tescil taleplerinden 29.06.2017 tarihinde feragat ettiklerini, feragat ettikleri tarihte davalıların vekil ile temsil edilmediklerini, davalı vekilinin feragat tarihinden sonra dosyaya vekaletname sunduğunu, bu durumda bir kısım davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın 8 numaralı bendinin düzeltilerek hükmün onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının kararı temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.