11. Hukuk Dairesi 2011/2675 E. , 2012/8475 K. MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2007 tarih ve 2004/750-2007/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindek…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2675 E. , 2012/8475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2007 tarih ve 2004/750-2007/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin Erol kelimesi ile gül figürünü ilk kez 1987 yılında marka olarak tescil ettirdiklerini, bu tarihten beri muhtelif şubeleri aracılığıyla ticari faaliyette bulunarak tanınmış bir marka haline getirdiklerini, davalının ise Erol kelimesiyle birlikte gül figürünü kullanmak suretiyle tescilli markaya tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkillerin markasına yaptığı tecavüzün önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, üretim için kullanılan alet ve edevatlar ile Erol markalı ürünlerin ve kutuların imhasına, kararın ilanına ve davalının ticaret unvanında bulunan Erol ibaresinin terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkillerinin 1970’li yıllardan itibaren Erol Ayakkabı Çanta olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili tarafından kullanılan işaretin davacıların markasından farklılık arzettiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararın uygulanması sırasında müvekkilinin dükkanında ele geçirilen ayakkabıların yanlışlık sonucunda dükkanda bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait ürünler üzerindeki markanın davacı markası ile büyük benzerlik oluşturduğu ve bu durumun markaya tecavüz niteliğinde olduğu, tarafların ürünleri arasında kalite farkının bulunduğunun tespiti karşısında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 68 inci maddesi gereğince davacılar lehine tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davalının marka hakkına tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Erol markalı ürünlerini ambalajların toplanmasına, imhasına, davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan Erol ibaresinin çıkartılması talebinin reddine, davalının Erol ayakkabı çanta olarak gösterdiği ticari faaliyet sırasında Erol kelimesini kullanmasının yasaklanmasına ve kararın ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2 – Dava, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi, davalının ticaret unvanındaki Erol ibaresinin terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili davalının müvekkiline ait markayı kendi ürünlerinde kullandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan Erol ibaresinin çıkartılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesine karşın söz konusu talep yönünden davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. . SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.