11. Hukuk Dairesi 2009/13980 E. , 2011/6725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2009 tarih ve 2008/504 - 2009/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/13980 E. , 2011/6725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2009 tarih ve 2008/504 - 2009/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 31.03.2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin 2 yıl süre için seçildiklerini, bu kişilerin görev sürelerinin 31.03.2005 tarihinde sona ermesine rağmen yerlerine yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçilmediğini, denetçi Gülşen Demirkol’un genel kurula çağrı başvurusunun İstanbul Sanayi Ticaret İl Müdürlüğü’nce reddedildiğini, müvekkilinin davalı şirketin 1/10 hissesine sahip bulunduğunu, TTK’nun 367. maddesi gereğince genel kurulu toplamaya çağrı için yetkili kılınmasını gerektirici sebeplerin mevcut olduğunu ileri sürerek, Genel Kurulu toplantıya çağırma konusunda izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının hisse sahibi olmadığını, müvekkili şirketin genel kurul toplantısının 11 Mart 2009 tarihinde yapılması için gerekli ilanların yapıldığını, azlık payına sahip olduğunu iddia eden davacının TTK’nun 366. ve 367. maddesi uyarınca olağanüstü genel kurul çağrısı yapabilmesi için öncelikle gerektirici sebepleri bildiren yazılı talepleri ile yönetim kurulu veya denetim kuruluna başvurması gerektiğini, davacının bu konuda başvurusuna dair belge bulunmadığını, yenileri seçilinceye kadar eski yönetim kurulu ve denetim kurulunun görevinin devam edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 366. maddesi uyarınca şirket sermayesinin en az 1/10 payına sahip ortağın yazılı talebi üzerine yönetim kurulunun şirket genel kurulunu toplantıya çağırmak zorunda olduğu, TTK’nun 367. maddesine göre de bu yöndeki talebin yönetim kurulunca ve TTK’nun 355. maddesi uyarınca yapılacak başvuru sonucu denetim kurulunca yerine getirilmez ise şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinden genel kurulun toplantıya çağrılmasına yetki verilmesinin istenebileceği, bu prosedürün işletilebilmesi için şirketin usulüne uygun seçilmiş, yetki ve görevi devam eden yönetim ve denetim organlarının bulunması gerektiği, TTK’nun 435 maddesine göre, şirketin yasal zorunlu organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması halinde ise paydaşlardan veya şirket alacaklılarından birinin veya Bakanlığın talebi üzerine mahkemece tanınacak uygun süre içerisinde durumun düzeltilmemesi halinde şirketin feshine karar verilebileceği, böyle bir talep değerlendirilirken mahkemece gerekli önlemlerin alınabileceği, bu önlemler arasında organsız kalan şirketi temsil etmek üzere kayyım atanması ve atanacak kayyımların eksiklikleri giderici önlemler almasının da bulunduğu, somut olayda şirketin zorunlu organlarının mevcut olmadığı nedenine dayanılarak TTK’nun 367. maddesine göre zorunlu organların oluşturulması için genel kurulu toplantıya çağrı izni istemiyle açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, AŞ’lerde görev süresi biten yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçilinceye kadar zorunlu görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerektiği, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin bitmesiyle şirketin kendiliğinden organsız kaldığından söz edilemeyeceği, yönetim kurulu ve denetim kurulunun görev süresi bitmiş olsa bile genel kurulu toplantıya davet edebileceği, yargılama sürecinde denetim kurulu üyesi Gülşen Demirkol’un şirketin genel kurulunu toplantıya çağırma girişimlerinin devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.