T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/993 - Karar No:2025/985 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/993 KARAR NO : 2025/985 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2023 NUMARASI : 2021/551 E-2023/347 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2025 Davacı veki…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/993 - Karar No:2025/985 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/993 KARAR NO : 2025/985 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2023 NUMARASI : 2021/551 E-2023/347 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı arasında 09.07.2021 tarihli alım satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca progiyotin ısıcam, eşiksiz sürme sistem, CB55 sistem seri doğrama, camlı korkuluk, fotosel kapı ve pergola kapama malzemelerinin alımı ve montajının yapılmasının kararlaştırıldığı, davacı tarafından icra takibine konu edilen ve muhtelif tarihlerde düzenlenen faturalardaki malzemelerin davalı borçlunun ... Hotel'de yapmış olduğu inşaat için teslim edildiği ve uygulamaların eksiksiz olarak yapıldığı, teslime ilişkin teslim-tesellüm belgelerinin davalı borçlunun çalışanlarınca imzalandığı, 21/09/2021 tarihli ilk teslim tutanağında eksik olan işin, 29/12/2019 tarihli teslim tutanağında eksiksiz şekilde kontrol edilerek teslim edildiği, sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından mallara karşılık olarak belirlenen bedelin icra takibine konu kısmının ödenmediği, TTK'nın 21/2.maddesi uyarınca; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." şeklinde belirtildiği, somut olay bakımından davalı tarafından tebliğ alınan faturalara karşı itirazda bulunulmayarak faturalar açık kanuni düzenlemeler uyarınca kabul edilmiş sayıldığı, bu nedenle, söz konusu fatura bedellerinin ödenmesi gerektiğini belirterek faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2021/2859 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında 09.07.2021 tarihli alım satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 2.1. maddesinde "hakları satıcıya ait ... marka ek ve/veya eklerde teknik detayları yer alan ürünün ... Otel) pazaryeri karşısı ... adresine teslimi, montajı ile garanti ve servis hizmetlerinin belirlenmesi" olarak işin konusunun belirlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1. maddesinde "Satıcı yaptığı ürünleri sözleşmeye uygun malzemelerden üretilmiş olduğunu kabul ve taaahüt etmiş" ayrıca 6.2. maddesinde "2 yıl süre garanti" verileceğinin düzenlendiğini, davacı tarafın sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, davacının yaptığı imalatlar için iki yıl garanti verdiğini, davacının yapmış olduğu imalatlardaki aşınma ve eksikliklerin tutanak altına alındığını ve eksikliklerin davacı tarafa mail yolu ve sözlü olarak bildirildiğini ancak eksiklikler giderilmediğini, davacının eksiklikleri gidermemesi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2 D.İş sayılı dosyası ile davacının imalat yaptığı otelde müvekkili tarafından tespit yaptırıldığını, bilirkişi marifeti ile yapılan tespit sonucunda davacının sözleşme hükümlerine uygun imalat yapmadığının tespit edildiğini, fatura içeriğinde belirtilen iş ve işlemlerin bir kısmı hiç yapılmadığını, bir kısmının sözleşme şartlarına uygun olarak yapılmadığı, bir kısmının da garanti süresi dolmadan aşınmaya uğradığını, davacının fatura alacağı iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra inkar tazminatının hukuki dayanağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2859 sayılı takip dosyasının incelemesinde; alacaklı ... Alüminyum Cem Oto Emlak İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, borçlu ... aleyhine 35.086,00 TL fatura bedeli, 4.593,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.679,86 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçlu yana 01.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 05.03.2021 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazı üzerine icra takibinin durduğu, süresi içinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda özetle; davaya esas yapılan tespitler neticesinde, ... Alüminyum Cam Oto. Emak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ... adına yapılan, eşiksiz sürgülü çerçeve kapı-pencere sistemlerinde, yeterli ve uygun nitelikte yalıtım ve birleşim malzemesi (conta-fitil-silikon) kullanılmadığı, giyotin camekân çerçeve sisteminin bir tanesinde kapanma sorunu olduğu, sürme açılır camekân cam balkon pencere sistemlerinde düşeyde terazi bozuklukları olduğu, balkonda dış mahalde bulunan camlı korkuluklarda ve camların bir kısmında, ısı cam imalatlarının bir kısmında kusurlar olduğu, her ne kadar sözleşmede camların tamamının temperli olacağına dair bir ibare bulunmasa da, güvenlik açısından olması gereken temperli cam imalatlarından, depo-ardiye yatakhane mahallindeki kapının camının temperli olmadığı -hali hazırda kırılmış olduğu, çerçeve camekân sisteminin taşıyıcı unsurlarının bir kısmının düşey terazisinde olmadığı, yatayda süreklilik arz etmediği, mimari estetiğe uygun olmadığı, buna mukabil, alüminyum sistem seri ve markalarının, doğramalardan kesilerek alınacak numune örneklerinde yapılacak testler sonucu belirlenebileceği, belirlenen kusurlara sebep olarak; taşıyıcı sistemi oluşturan malzeme seçiminde statik ve dinamik yükleme hesaplarının yapılmadan sistem montajı yapılmış olabileceği, ayrıca eksik kusurlu işçilik-montaj yapıldığı ve eksik-yetersiz birleşim ve tespit malzemeleri kullanıldığı şeklinde görüş bildirildiği, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi kurulunun 09.03.2023 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasında 09.07.2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, yapılan maddi olgu tespitleri ışığı altında; mahkeme tarafından davacının işi tutanakla teslim ettiği, usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak sonuca varılması gerektiği kanaatinde olunması halinde icra takip tarihi itibari ile hesaplananın; 35.086,00 TL bakiye iş bedeli olacağı, davacı yanca, icra takibinde 12.09.2019-25.02.2019 dönemi için 4.593,86TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de; dosya kapsamında cari hesabın kat edilerek, bakiye tutarın ödenmesinin talep edildiğine ilişkin ihtarnameye rastlanmamış olup, icra takip tarihinden itibaren faiz işletilebileceğinin değerlendirildiğini, icra inkar tazminatı isteği hakkındaki takdir ve değerlendirmenin münhasıran mahkemeye ait bulunduğu görüşünün bildirildiği, bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alındığı, taraflar arasında 09.07.2019 tarihli "alım satım sözleşmesi" akdedilmiş olup, sözleşme konusunun; davacı ... Alüminyum Cam Oto. Emlak ... Ltd. Şti. tarafından davalı ...'a ait ... İli, ... İlçesi'nde bulunan ... Hotel'e tente/pergola örtülü, cepheleri çelik profil konstrüksiyon taşıyıcılı kapalı kenarları alüminyum çerçeveli camekân yapılması işi olduğu, bu halde, her ne kadar sözleşme "Alım-Satım Sözleşmesi" olarak düzenlenmiş ise de; taraflarca akdedilen sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan "Eser Sözleşmesi" olduğu, kural olarak eser sözleşmesinin; taraflardan biri diğer tarafın vermeyi taahhüt ettiği bedel karşılığında bir şey imalini içeren bir akit olduğu, nitekim; eser sözleşmesinin yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerden olup yüklenicinin teslimi, iş sahibi de ödemeyi kanıtlamakla yükümlü olduğu, eserin, sözleşmede belirlenmiş olan iş süresi sonunda yani teslim tarihinde, sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edilip iş sahibine teslim edilmesi, yüklenicinin "özen borcu" gereği olduğu, yüklenicinin, eser sözleşmesiyle sadece bir faaliyette bulunmayı değil, aynı zamanda bir sonucu (eser) gerçekleştirmeyi de taahhüt ettiği, Borçlar Kanununa göre; meydana gelen eserin beklentiyi karşılamaması halinde, sözleşmedeki yarar dengesinin iş sahibi aleyhine bozulduğu, bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini -karşılar- özelliğini taşıması gerektiği, ayıbın, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunması olduğu, şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisinin kullanabileceği, TBK’nın 475. maddesine göre iş sahibinin seçimlik haklarının sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme hakları olduğu, eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibinin eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebileceği, eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılmasının gerektiği, diğer taraftan ayıbın varlığının ihbar şekil koşuluna bağlı olmadığı, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümlerinin getirildiği, bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin kabul edildiği, iş sahibinin ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabileceği, davacının, eldeki dava ile; davalı ile 09.07.2021 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, davacının satılan malların ve yapılan uygulamalara ilişkin düzenlenen faturaların bedellerini ödenmediğini, alacağın tahsiline yönelik girişilen icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalının tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, davacının "... Müvekkilim hakkında başlatılan icra takibindeki borca ve ferilerine süresi içeresinde itiraz ediyoruz. Müvekkilin karşı tarafa böyle bir borcu bulunmamaktadır. ..." şeklinde itiraz ettiği, cevap dilekçesinde ise; davacının eksik ve ayıplı iş teslim ettiğini, ayıp ve eksikliklerin tutanak altına alınarak davacıya bildirildiğini, ancak eksikliklerin giderilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istediği, davacının defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır hale getirdiği, yapılan incelemede; 2021 yılı defterlerinin e-defter ve mevzuata uygun olarak tutulduğu, davacının kendi defterlerine göre takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 185.086,00 TL alacaklı olarak göründüğü ancak dava dilekçesi ekinde sunulan 15.07.2019 tarihli 100.000,00 TL ve 16.07.2019 tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'lik ödemlerin mahsubu sonrasında davacı alacağının 35.086,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerini bilirkişi incelemesine hazır etmediği, cevap dilekçesinde fatura içeriklerine bir itirazı bulunmadığını bildirdiği, ancak davacının işi eksik ve ayıplı ifa ettiğini savunarak, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 değişik iş sayılı dosyasında aldırılan tespit raporuna delil olarak dayandığı, dava konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında 21.09.2019 tarihli tutanak düzenlendikten sonra "... Hotele 29.12.2019 tarihinde gelinip cam balkon-giyotin-korkuluk alüminyum doğrama ve sürme camların son kontrolleri yapılmış olup, su alan yerlerin camlardan kaynaklı olmadığı tespit edilmiştir. Sorunsuz bir şekilde teslim edilmiştir." açıklama ve tespitlerini içeren 29.12.2019 tarihli ikinci tutanağın düzenlendiği, böylece, dava konusu işin 29.12.2019 tarihinde eksik ve ayıp olmaksızın davalı yana teslim edildiği anlaşılmasına karşın davalının, teslim tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra ... Sulh Hukuk Mahkemesince alınan tespit raporuna dayanarak, davacı tarafın sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, yaptığı bazı imalatların ise aşındığını, tespit edilen eksik ve ayıplı işleri davacı yana bildirdiğini savunduğu , her ne kadar dosya kapsamında davalının ayıp ihbarına rastlanmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. maddesinde; davacı tarafça yapılan işler için 2 yıllık garanti süresi verildiğinden, artık davalı iş sahibi garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplar nedeniyle TBK’nın 475. maddesi uyarınca seçimlik hakları olan sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini isteme haklarını kullanabileceği, ancak, davalı iş sahibi tarafından işin tesliminden yaklaşık 1,5 yıl sonra delil tespiti yapılmış olup, işin teslim tarihindeki durumunu ortaya koyacak elverişli bilgi ve belge tespit dosyasında bulunmadığı, öte yandan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen 29.03.2021 tarihli raporunda; davalı iş sahibinin işin bir kısmında değişiklik yaptığı, davacı tarafından yapılan imalatların sökülerek, yerine başkaca imalatların yapıldığı tespitinde bulunulduğu, böylece, teslim edilen imalatların, teslim anındaki durumunu belirleme imkanı bulunmadığı gibi, ayıp ve eksik iş savunmasında bulunan ve ispat yükü altında olan davalı tarafta savunmalarının ispatına elverişli bilgi ve belge sunmadığı, bu tespitler ışığında; işin tesliminden sonra davalı iş sahibi tarafından hangi imalatların söküldüğü, hangileri üzerinde nasıl değişiklikler yapıldığının teknik olarak belirlenmesi mümkün bulunmadığı gibi, davacının yapmış olduğu imalatların durumunun 29.03.2021 tarihli tespit raporundaki verilerle belirlenmesinin mümkün olmadığının bilirkişi heyetince isabetli şekilde ortaya konulduğu, açıklanan bu nedenlerle; davacı yüklenicinin, taraflarca düzenlenen 29.12.2019 tarihli tutanakla, sözleşme konusu işi eksiksiz olarak davalı iş sahibine teslim ettiği, yapılan işlere dair düzenlediği faturaları kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun şekilde tuttuğu ticari defterlerine kaydettiği, davalının da fatura içeriklerine itiraz etmediği ancak işin tesliminde bir buçuk yıl sonra yaptırdığı delil tespitine dayanarak eksik ve ayıplı ifa savunmasında bulunduğu, işin tesliminden sonra davalı iş sahibi tarafından imalatların sökülerek yerine başkaca imalatların yapılması nedeniyle işin sözleşme şartlarına uygun yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin mümkün bulunmadığı ve davalı iş sahibinin de eksik ve ayıp savunmasının ispatına dair belge sunmadığı gözetilerek ve ayrıca davalı yan ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, davacının kendi tuttuğu defterleri lehine delil olarak kabul edilerek, davacının davalıdan 35.086,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 35.086,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat olunamadığından takip öncesi işleyen faiz yönünden davalının itirazında haklı olduğuna kanaat getirilerek bu kısma yönelik davanın reddine, takip konusu alacak faturaya bağlanmış olup, davalının da fatura içeriğine itirazı bulunmaması nedeni ile alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmemekte olup, likit olduğundan hüküm altına alınan 35.086,00 TL alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1. maddesinde "Satıcı yaptığı ürünleri sözleşmeye uygun malzemelerden üretilmiş olduğunu kabul ve taahhüt eder" ve ayrıca 6.2. maddesinde " 2 yıl süre garanti" verileceğinin düzenlendiği, davacının sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan 21.09.2019 tarihli tutanakta da açıkca görüldüğü üzere "8MM şeffaf temperli cam/kenet fitil/ral 7048 mat eşiksiz sürme sistem(66,50 m2) ve 6mm temeperli şeffaf cam /gemi ci profil/60x25 üst profil /ral 7048mat/camlı korkuluk 137 m)" işlerin teslim edilmediği, bu tutanaktan anlaşılacağı üzere davacının eksik iş teslimi yaptığı, davacının yaptığı imalatlar için sözleşme ile 2 yıl süre garanti verdiği, davacının yapmış olduğu imalatlardaki aşınma ve eksikliklerin tutanak altına alındığı, bu eksikliklerin mail yolu ile ve sözlü olarak davacıya bildirildiği ancak eksikliklerin giderilmediği, davanın eksiklikleri gidermemesi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2 D.İş dosyası ile davacının imalat yaptığı otelde müvekkil tarafından tespit yaptırıldığı, bilirkişi marifeti ile yapılan tespit sonucunda davacının sözleşme hükümlerine uygun imalat yapmadığının tespit edildiği, bu tespitin ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığı, bilirkişilerce yapılan tespitte hangi imalatların eksik olduğunun ayrıntılı olarak belirtildiği ancak bu hususun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinde ayıba dair hükümlerin, 6098 sayılı TBK'nın474-478. maddeleri arasında düzenlendiği, ayıbın eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade ettiği, TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerektiği, dosya kapsamında davalının davacıya ayıpları bildirdiği, davacının da yetkilisinin de ayıpları kabul ettiğinin yazışmalardan anlaşıldığı, bu nedenle davaya konu edilen faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olsa da eserin ayıplı haliyle kabul edilemeyeceği, ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme hakları olduğu, dosya kapsamındaki ... Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitinden, inkar edilmeyen yazışmalardan eksikliklerin davacı yetkilisince kabul edildiği, eserin ayıplı olduğu, davalının faturayı defterine kayıt etse de eserin ayıplı olarak teslim edildiğinin açık olduğu, bu hususun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.396,72 TL istinaf karar harcından peşin alınan 600,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.796,72 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır