İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; alacaklı müvekkili ile davalı borçlu arasında süregelen ticari ilişkide borçlu tarafın ödemelerini sürekli geciktirdiğini, davalı tarafın cari hesap ilişkisi neticesinde müvekkili şirkete dönem dönem müşteri çekleri ve bonolar verdiğini ve borcunu bu şekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1868 KARAR NO : 2025/1741 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/05/2022 NUMARASI : 2017/921 Esas - 2022/525 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/10/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; alacaklı müvekkili ile davalı borçlu arasında süregelen ticari ilişkide borçlu tarafın ödemelerini sürekli geciktirdiğini, davalı tarafın cari hesap ilişkisi neticesinde müvekkili şirkete dönem dönem müşteri çekleri ve bonolar verdiğini ve borcunu bu şekilde ödemeye çalıştığını, fakat bir yandan da fatura karşılığı mal alımı yapmaya devam ettiğini, müşteri çekleri ve bonolarının bir kısmının karşılıksız çıktığını, davacının talebi ve ricası üzerine bir çok çekin yazdırılmadığını, davalı tarafın borçlarını tamamen ödeyemez hale gelmesi ile bir kısım müşteri çek ve bonolarının keşidecileri ile davalı şirket aleyhine Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığını, bakiye cari hesap borcu için de davalı aleyhine dava konusu Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 1.495.622,80-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin müvekkilinin verdiği mal ve hizmetleri aldığını, takip konusu faturaları ticari defter ve kayıtlarına işlediğini, icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın bedelsiz kalan senetleri kötü niyetli olarak icra takibine konu ettiğini, davacı firma ile ticari ilişki nedeniyle gerek çek ve senet, gerekse nakit olarak ödeme yapıldığını, ödeme olarak verilen evrakların bir kısmının ödemesinin gerçekleştiğini, bir kısmı için eski çek ya da senedin iadesi karşılığında ileri vadeli başka evraklar verilmek suretiyle borcun yenilendiğini, borcun yenilenmesi sırasında davacı tarafça iade edileceği söylenen evrakların (çek, senet) müvekkiline iade edilmediğini, bedelsiz kalan bu evrakların icra takibine konu edildiğini, takibe konu evrakların kambiyo vasfına haiz olmasına rağmen ilamsız takibe konu edilmesinin sebebinin de bu olduğunu, davacının takibe konu evrakları bila bedelle iade etmesi gerekirken, takibe koymuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eski kambiyo senedinin iadesi karşılığında daha uzun vadeli yeni bir kambiyo senedi verilmesinin borcun yenilenmesi niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki borcun yenilenmesi yoluyla, icra takibe konu çeklere karşılık yeni evrakların verildiğini, bedelsiz kalan çeklerden kaynaklı olarak davacı tarafın herhangi bir alacak hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; her ne kadar tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi raporları alınmışsa da, taraflar arasındaki uyuşmazlık icra takibine konu 13 adet çekten dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkin olup, cari hesap alacağına ilişkin olmadığı gibi, alınan bilirkişi raporlarının da icra takibine konu çeklere ilişkin, uyuşmazlığı çözmeye yeterli olacak şekilde bir tespit içermediği, itirazın iptali davalarında icra takibine bağlılık kaidesi bulunduğundan, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tümünün değil, icra takibine konu çeklerden dolayı davacının alacaklı olup olmadığının incelenmesi gerektiği,davalı tarafın; bu çeklerin ilk başta davacıya verildiğini, fakat sonrasında başka çek ve bonolarla değiştirildiklerini, yeni verilen bu çeklerin ve bonoların tahsil edildiklerini ve icra takiplerine konu edildiğini, işbu dava konusu çeklerin değiştirildikten sonra davalıya iade edilmesi gereken çekler olduğunu ileri sürdüğü, icra takibine konu çek asılları incelendiğinde, çeklerin muhatap bankalara ibraz edilmediklerinin anlaşıldığı, buna göre davalının icra takibine konu çeklerin başka çeklerle değiştirildiği savunmasının incelenmesinin gerektiği, davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde sunulan çek değiştirme belgeleri incelendiğinde, icra takibine konu 10 adet çekin değiştirildiği bilgisi bulunduğu, diğer üç adet çekin değiştirildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, icra takibine konu edilen çekler yerine davacıya verildiği iddia edilen tüm çeklere ilişkin olarak ilgili bankalara müzekkereler yazıldığı, gelen cevabi yazılar ve ekinde gönderilen ibraz edilen çeklerin fotokopileri incelendiğinde, söz konusu çeklerin davalı tarafça davacıya verildiği ve davacı tarafça ciro edilerek ya da bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğinin anlaşıldığı, yine davalının savunmasına konu çek değiştirme belgelerinde belirtilen 7 adet bononun Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında, 3 adet bononun ...esas sayılı dosyasında, 4 adet çekin ise ... esas sayılı icra dosyasında davacı tarafça icra takibine konu edildiğinin anlaşıldığı, icra takibine konu 10 adet çekin başka bono ve çeklerle değiştirildiğine ilişkin davalı savunmasının ispatlandığı, diğer üç adet çeke ilişkin ise bu savunmanın ispatlanamadığı anlaşılmakla, 10 adet çek yönünden davanın reddine, bu çekler davalıya iadesi gerekirken ve üstelik yerine alınan çekler tahsil edilmişken icraya konulması nedeniyle davacının kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, davalı lehine bu çek bedellerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, diğer üç çeke ilişkin davanın ise kabulüne karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının ... Bankasına ait 94.500-TL bedelli ... no'lu, 102.750-TL bedelli 0394684 no'lu, 50.372,80-TL bedelli 0394683 no'lu çekler bedeli 247.622,80-TLiçin itirazın iptaline ,alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine %20 orandaki 49.524,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı icra takibine konu diğer çeklere ilişkin istemin reddine, reddedilen 1.248.000-TL'nin %20'si oranındaki 249.600-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar verildiğini, takibin dayanağının cari hesap alacağı olduğunu,davalı tarafın işbu dava ile hiçbir ilgisi olmayan çek değiştirme belgelerini ileri sürerek yaptığı savunmaya itibar edilerek, davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın iddia ettiği çek değiştirme belgelerinin gerçek dışı olduğunu, bu belgeler üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının şirket yetkilisinin isticvabı neticesinde kesinlik kazandığını, davalı tarafın değiştirildiğini iddia ettiği çeklerin de başka icra dosyalarına konu edilmediğini,müvekkili şirketin, davalı şirketten dava konusu edilen miktardan daha fazla alacağının olduğunun 16.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiğini, dava konusu alacağın dayanağı da cari hesap olduğundan, davalının mesnetsiz olan çek değiştirme iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, icra takibi kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile değil, ilamsız takip ile başlatılmış ve tüm aşamalarda alacağın dayanağının cari hesap olduğu açıkça ifade edilmesine rağmen çekler üzerinden tahkikata devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda çek değiştirme belgelerinde yer alan bonoların Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ..., 2805 ve 2807 esas sayılı dosyalarına konu edildiği belirtilmişse de, belgelerde buna ilişkin bir durum bulunmadığını, yine müvekkili şirketin davalıdan takibe konu alacaktan daha fazla alacağı olduğu sabit olduğu halde müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, çeke dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya mal satışı yapıldığı, oluşan cari hesap borcuna mahsuben davalı tarafça davacıya değişik tarihlerde muhtelif çek ve bonolar verildiği, taraflarca imzalanan belgeler ile dönem dönem davalı tarafça davacıya verilmiş olup tahsil edilmemiş çek ve bonoların ileri tarihli olanlarla değiştirildiği, davacı tarafça işbu dava konusu Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasınsa davalı aleyhine toplam 13 adet çeke dayalı olarak 1.495.622,80-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde ödeme emrine itirazı üzerine açılan işbu davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takip konusu 10 adet çekin başka bono ve çeklerle değiştirildiği, yeni verilen çek ve bonoların başka icra takiplerine konu edildiği, dolayısıyla 10 adet çek yönünden davalının bu çekler yerine başka bono ve çekler verildiği yönündeki savunmasının ispatlandığı gerekçesiyle, yerine çek veya bono verilmemiş olan 3 adet çek bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında; davacı şirketin BS formları ile 100 adet toplam tutarı 2.900.524-TL olan fatura beyan edildiği, davalı şirketin ise BA formları 98 adet toplam 2.652.075-TL alış beyan ettiği, tarafların beyanları arasında 2 adet faturadan kaynaklanan 248.500-TL fark bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre 31.12.2017 itibariyle davalıdan davacının davalıdan 1.861.622,80-TL alacaklı olduğu, alacağın dayanağı olan faturalar ile davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin (çek, senet, nakit, banka vb.) davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin 2016 yılına ait BS formlarında yer aldığı halde davalı şirketin BA formlarında bildirilmeyen faturaların, davacı şirketin düzenlediği 02.06.2016 tarihli KDV hariç 86.400-TL tutarlı ve 28.02.2016 tarihli KDV hariç 162.050-TL tutarlı faturalar olup her iki faturanın da vade farkı faturası olarak düzenlendiği tespit edilmiştir. Davalı şirket ise ticari defterlerini inceleme için ibraz etmemiştir.Davacı tarafça, takip konusu alacağın cari hesap alacağı olması nedeniyle cari hesaba göre değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, dayanak icra takibi cari hesap alacağına dayalı olarak değil, davalının keşidecisi olduğu ve süresinde ibraz edilmeyen çeklere dayalı olarak başlatılmıştır. İtirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu dikkate alındığında, işbu itirazın iptali davasında mahkemece takip dayanağı çeklere dayalı inceleme yapılması yerindedir. Eldeki davada davalı tarafça, takip konusu çekler yerine başka kambiyo senetleri verilmek suretiyle borcun yenilendiği ileri sürülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 133. maddesinde düzenlenmiş olan yenileme, yeni bir borcun ihdası suretiyle eski bir borcun ıskatıdır. Alacaklının kendisine yapılması lazım gelen bir eda yerine borçluya karşı yeni bir alacak elde etmesi; borçlunun da edayı yerine getirmeksizin alacaklıya karşı yeni bir borç taahhüt etmek suretiyle borcundan kurtulmasıdır. Kural olarak açık bir anlaşma olmaksızın salt yeni bir senet düzenlenmesi yenileme anlamına gelmemektedir. Yenilemenin varlığını kabul için, yeni bir alacak olmalı ve yenilemenin ıskat etmesi lazım gelen eski bir alacak da mevcut olmalıdır. Kısacası yenileme ile yenilenen borç ilişkisi değil, bu ilişkiden doğmuş borç veya borçlardır. Borcun yenilenmesi alacaklı veya borçlu arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşir. Bu sözleşme tarafların eski bir borç yerine yenisini geçirme iradelerinden oluşur. Yenilemenin varlığını kabul için öncelikle eski bir borç olmalı, yeni borç onun yerine geçmeli ve taraflar yenileme iradesine sahip olmalıdır. 6098 sayılı TBKnın 133. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, mevcut bir borç için salt poliçe taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi düzenlemek tek başına yenileme anlamına gelmez. Yenilemenin varlığını kabul için bu konuda yenileme sözleşmesi yapılması gerekir.Bu sözleşmenin varlığını ispat yükü iddia edene aittir. Bu kapsamda işbu dava konusu Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, davacı tarafça 06.03.2017 tarihinde davalı aleyhine bankaya ibraz edilmeyen, keşidecisi davalı ve lehtarı davacı şirket olan ... Bankasına ait ... no'lu, 05.01.2016 keşide tarihli, 94.500-TL bedelli, 0394684 no'lu, 05.01.2016 keşide tarihli, 102.750-TL bedelli, 0394683 no'lu, 05.01.2016 keşide tarihli, 98.500-TL bedelli, ... Bankasına ait 5756 no'lu, 15.10.2015 keşide tarihli, 150.000-TL bedelli,5439 no'lu, 25.10.2015 keşide tarihli, 103.000-TL bedelli, 5757 no'lu, 30.10.2015 keşide tarihli, 150.000-TL bedelli, 5431 no'lu, 30.10.2015 keşide tarihli, 90.000-TL bedelli, 5758 no'lu, 15.11.2015 keşide tarihli, 150.000-TL bedelli,5759 no'lu, 30.11.2015 keşide tarihli, 150.000-TL bedelli, ... Bankasına ait 5432 no'lu, 30.11.2015 keşide tarihli, 90.000-TL bedelli, 5760 no'lu, 15.12.2015 keşide tarihli, 150.000-TL bedelli, 5761 no'lu, 30.12.2015 keşide tarihli, 150.000-TL bedelli ve ...'ya ait 8052889 no'lu, 30.12.2015 keşide tarihli, 65.000-TL bedelli çeklere dayalı olarak ilamsız takip başlatılmıştır. Davalı tarafça delil olarak sunulan ve her iki şirket kaşesi altında imza bulunan çek değişim belgelerine göre; 29.12.2015 tarihinde takip konusu çeklerden 5760, 5761 ve 8052889 numaralı çeklerin, listede belirtilen çek ve senetlerle değiştirildiği, 08.10.2015 tarihinde takip konusu 5756 numaralı çekin, listede belirtilen çeklerle değiştirildiği, 07.11.2015 tarihinde 5758 ve 5759 numaralı çeklerin, listede belirtilen çeklerle değiştirildiği, 30.11.2015 tarihinde 5432 numaralı çekin, listede belirtilen çeklerle değiştirildiği, 09.10.2015 tarihinde 5739 (doğrusu 5439), 5431 ve 5757 numaralı çeklerin, listede belirtilen çeklerle değiştirildiği görülmüştür. Davacı tarafça çek değiştirme belgelerinin şirket yetkilisinin imzasını içermemesi nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de, şirket yetkilisinin isticvabında, bu belgelerdeki imzaların şirketin muhasebe ve finans bölümü çalışanlarınca imzalanmış olabileceği yönündeki beyanı, çek değişim belgelerinde yenisi ile değiştirilen bir kısım çeklerin davacının ticari defterlerinde müşteriye iade edilen çek olarak kayıtlı oluşu birlikte değerlendirildiğinde, çek değişiminin davacı şirketçe benimsendiği sabit olmakla, bu belgelerin geçersizliğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Taraflarca imzalanan 29.12.2015, 08.10.2015, 07.11.2015, 30.11.2015 ve 09.10.2015 tarihli çek değişim belgeleri kapsamında, tarafların karşılıklı iradeleri doğrultusunda takip konusu 10 adet çek yönünden davacının iade borcunun doğduğunun kabulü gerekir. Bu doğrultuda takip konusu ... Bankasına ait ... no'lu, 05.01.2016 keşide tarihli, 94.500-TL bedelli, 0394684 no'lu, 05.01.2016 keşide tarihli, 102.750-TL bedelli ve 0394683 no'lu, 05.01.2016 keşide tarihli, 98.500-TL bedelli (talep edilen alacak 50.372,80-TL) çekler dışında kalan çekler bakımından, yenileme sonucunda söz konusu çeklere dayalı alacak sona ermiş olup, davacının bu çeklere dayalı olarak alacak talebi yerinde değildir. Bu nedenle mahkemece yenileme konusu olan çeklere dayalı alacak isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Diğer yandan davacının yerine yeni tarihli çek alarak iade borcu altına girdiği eski çekleri takip konusu yapmakta haksız olmasının yanında kötü niyetli olduğu da kabul edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025