T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/499 - Karar No:2026/430 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/499 KARAR NO : 2026/430 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2025 NUMARASI : 2024/791 E-2025/150 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/499 - Karar No:2026/430 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/499 KARAR NO : 2026/430 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2025 NUMARASI : 2024/791 E-2025/150 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davalının talebi doğrultusunda müvekkili tarafından ... Açık Amfi Tiyatro Mimari Projesi kapsamında avan-fikir projesinin müvekkili tarafından çizilerek davalı tarafça bildirilen yere 13.05.2020 tarihinde elektronik ortamda teslim edildiğini, aynı tarihte e-arşiv faturasının düzenlenerek e-posta ile gönderildiğini, fatura bedelinin yatırılacağı banka hesabının da bildirildiğini, sözlü görüşmelere rağmen fatura ödenmediğinden 10.07.2020 tarihinde 2020/677 sayılı icra takibinin başlatıldığını, sözlü görüşmeleri takiben davalının 16.07.2020/16455 yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek e-arşiv faturasına konu projenin kendilerine teslim edilmediğini öne sürerek 3 gün içerisinde teslim edilmediği taktirde fatura bedelinin ödenmeyeceğini bildirdiğini, müvekkili tarafından 29.07.2020/8311 yevmiye numaralı ihtarname ile projenin 13.05.2020 tarihinde teslim edildiği belirtilerek onay alınmaksızın kullanılmaması ve çoğaltılmaması hususlarının ihtar edildiğini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; davacının haksız şekilde fatura düzenleyerek gönderdiğini, müvekkilinin posta yoluyla gönderilen faturayı sehven defterlerine kaydettiğini, yanlışlığın fark edilmesi üzerine 16.07.2020/16455 yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasında iş ya da hizmet sözleşmesi bulunmadığının, iddia edilen projelerin kendilerine teslim edilmediğinin bildirildiğini, 21.09.2020 tarihinde aynı tutarda iade faturası düzenlenerek gönderildiğini, davacının başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme, ticari ilişki bulunmadığını, iddia edilen projenin usulüne uygun şekilde teslim edilmediğini, müvekkilinin ... projesinde taşeron olarak çalıştığını, yüklenici olmadığından uygulanacak herhangi bir projeyi teslim alma ve uygulama yetkisinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemesince davanın reddine dair verilen 05/07/2022 tarih, 2021/412 Esas -2022/535 Karar sayılı kararı davacı vekilince istinaf edilmiş olmakla, Dairemizin 18/09/2024 tarih, 2022/1092 esas ve 2024/709 karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince: takip konusu fatura davalı yan defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davalı tarafından anılı faturaya ilişkin alış bildiriminde (BA) bulunulduğu, 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği, bu halde faturaya ilişkin defter kaydı, BA bildirim formu ve davalı ihtarının içeriği itibariyle akdi ilişkinin varlığı sabit görülmekle birlikte yine yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda, davacının takibe dayanak fatura içeriğinin teslim olgusunu ve bu suretle faturaya dayalı alacağının varlığını karineten ispatladığı, diğer bir anlatımla davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı ve bu yönde takibe konu fatura içeriği, teslim olgusu ve fatura tutarı bakımından davacı lehine karine oluştuğu, dosya kapsamı itibariyle davacı lehine olan karine çürütülmediğinden kesinleşen fatura içeriği ve tutarı bakımından davalı yanın tutarın fahiş olduğu yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği, davalı tarafça faturaya ilişkin süresinden çok sonra iade faturası düzenlemesinin sonuca etkili olmadığı ,yapılan açıklamalar kapsamında davacının takibe konu faturaya dayalı 25.960,00 TL alacağının bulunduğu, dava konusu takibin aynı tutar üzerinden başlatıldığı, işin ticari niteliğine göre takip tarihinden itibaren istenilen faiz tür ve oranının yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne , yine ihtilaf temelde eser sözleşmesinden doğmuş ise de davaya ve takibe konu alacağın faturaya bağlanmış olduğu, takip talebi ekinde faturanın takibin dayanağı belge olarak sunulduğu, faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu , davalı tarafça ba formu düzenlendiği, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediği, bu itibarla davalı yanın kendi defter ve kayıtları ile de alacağın belirlenebilir durumda olduğu, dolayısıyla likit olarak kabul edilmesi gerektiği kanaat edilerek icra inkar tazminatına da hükmedildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafın ”... Açık Amfi Tiyatro Mimari Projesi” kapsamında avan-fikir projesi çizdiği ve müvekkili şirkete teslim ettiği iddiası ile haksız bir şekilde GIB2020000000003 nolu faturayı düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin ticari işlerden kaynaklanan muhasebe bölümünün yoğunluğuna istinaden, dava konusu tarafına düzenlenerek posta yolu ile gönderilen faturayı sehven ticari defterlerine işlediğini, muhasebe bölümündeki yanlışlık fark edilir fark edilmez davacı tarafa 16/07/2020 tarihli 16455 yevmiye nolu ihtarname ile davacı taraf ile herhangi bir iş ya da hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, iddia edildiği gibi herhangi bir avan-fikir projesinin teslim edilmediğinin ihtaren bildirildiğini, ayrıca 21/09/2020 tarih ve GIB2020000000005 nolu KDV dahil 25.960,00 TL bedelli iade faturası düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini, ancak mahkemenin davalı tarafından anılan faturaya ilişkin alış bildiriminde (BA) bulunulduğu, 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği, bu halde faturaya ilişkin defter kaydı, BA bildirim formu ve davalı ihtarının içeriği itibariyle akdi ilişkinin varlığı sabit görülmekle birlikte yine yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda, davacının takibe dayanak fatura içeriğinin teslim olgusunu ve bu suretle faturaya dayalı alacağının varlığını karineten ispatladığı, diğer bir anlatımla davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı ve bu yönde takibe konu fatura içeriği, teslim olgusu ve fatura tutarı bakımından davacı lehine karine oluştuğu, dosya kapsamı itibariyle davacı lehine olan karine çürütülmediğinden kesinleşen fatura içeriği ve tutarı bakımından davalı yanın tutarın fahiş olduğu yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Davalı tarafça faturaya ilişkin süresinden çok sonra iade faturası düzenlemesinin sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir düşüncesi ile sadece iade faturasının 8 günlük süreyi geçmesine istinaden; taraflar arasında hiçbir ticari sözleşme, yazışma olmamasına rağmen... hatta davacının beyanları ile söz konusu projenin müvekkil şirket ile hiçbir bağı olmadığı sgk kayıtları ile de tespitli ... adına mail ile gönderildiğinin bilirkişi raporları ile tespit edilmesine rağmen ,iade faturasının sadece 8 günlük süre zarfından sonra kesilmesinin yerel mahkeme tarafından müvekkili aleyhine karar verilmesinin haksız ve mesnetsiz olup,bozmayı gerektirdiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir geçerli sözleşme bulunmadığını,TTK m.21/1 uyarınca,ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf bedeli ödemiş ise bunun da gösterilmesi sureti ile kendisine bir fatura verilmesini isteyebileceğini, sırf bu hükümdeki bazı tabirlerden faturanın iş görüldükten veya mal teslim edildikten sonra istenebileceği yada verilebileceği sonucuna varılamayacağını, TTK md.21/1 deki hüküm tümü ile değerlendirildiğinde varılan sonucun ;fatura istenebilmesi ve düzenlenip verilebilmesi için, geçerli bir sözleşmenin varlığının şart olması gerektiğini, bu hükme dayanılarak itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiği veya işin görüldüğü anlamına geleceği de söylenemeyeceğini, Yargıtay 19.H.D. 2013/17289 E. 2014/619 K.sayılı 06/01/2014 tarihli ilama istinaden;”Akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde,fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesinin tek başına alacağın varlığını göstermeyeceğini ,fatura muhteviyatının malın teslim edildiğinin ispatı davacıya aittir dendiğini ,davacı tarafından hazırlandığı iddia edilen ... Açık Amfi Tiyatro Mimari Projesi” kapsamında avan-fikir projesi taraflarına usulüne uygun bir şekilde teslim edilmediğini, TTK.md.21/2 de ise “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.”hükmünün yer aldığını, buradaki kabul edilmiş sayılan içeriğin satılan malın yada yapılan işin adeti,türü,tutarı gibi faturaya yazılması olağan hususlar olabileceğini, yani bu hükme göre de itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü vs. borcun ifa edildiğini göstermediğini, uyuşmazlık halinde TMK md.6, HUMK md.190/1 gereğince işin yapıldığını, hizmetin teslim edildiğini, faturayı düzenleyip gönderenin usulüne uygun olarak ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili şirket ile arasında herhangi bir sözleşmeye dayanmayarak yapılan proje çizim işini, yine hiçbir hukuki yanı olmayan bir şekilde mail yolu ile gönderdiği ve teslim ettiği iddiası ile haksız kazanç sağlamak ve müvekkili şirketi mağdur etme niyetinde olduğunu, müvekkili şirketin, ... Projesinde taşeron firma olarak çalışmakta olduğunu davacı tarafın iddiasının aksine, müvekkili şirketin, (projeyi yüklenici esas şirket) olmamasından dolayı bu alanda uygulanacak herhangi bir projeyi teslim alma ve uygulama yetkisi bulunmadığını, davacının bu alana ilişkin mimari proje çizimi hizmetinde bulunduğunu iddia ediyorsa bu hizmeti esas yüklenici firmaya teslim etmeli ve faturayı da o yüklenici firma adına kesmesi gerektiğini, sonuç olarak müvekkili şirket ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu avan projesini teslim almadığı gibi hiçbir yerde de kullanmadığını, davacı tarafından hazırlanan ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan projeye istinaden; haksız yere müvekkili şirket adına fatura düzenlendiğini, muhasebe bölümünde sehven yapılan yanlışlık nedeni ile müvekkilinin temerrüde düşürülmek istendiğini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemesince Dairemiz kaldırma kararına uygun inceleme yapılmış bulunmasına, davalının projesinin teslimine ilişkin Gölbaşı Ankara Noterliği'nin 18.07.2020 tarih 16455 yevmiye numaralı ihtarından sonra davacı tarafından gönderilen Ankara 6. Noterliğinin 29.07.2020 tarih 08311 yevmiye numaralı ihtarında avan projenin düzenlenerek teslim edildiği onayı olmadan projede değişiklik yapılmaması yönündeki ihtarın davalıya tebliğ edildiğinin anlaşılmasına, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere sözleşme ilişkisine dair düzenlenen faturanın davalıya gönderilmiş süresi içinde iade edilmemiş ve BA formunda gösterilmiş olmasının teslime karine teşkil etmesine, karinenin aksinin de davalı tarafça yasal delillerle kanıtlanamamış bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 15.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır