11. Hukuk Dairesi 2020/489 E. , 2020/4995 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2018 tarih ve 2017/348 E- 2018/174 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/11/2019 tarih ve 2018/1629 E- 2019/1139 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekil…
**11. Hukuk Dairesi 2020/489 E. , 2020/4995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2018 tarih ve 2017/348 E- 2018/174 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/11/2019 tarih ve 2018/1629 E- 2019/1139 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirketin “ARI” ibareli birden çok tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 2016/12581 sayılı “ARIVAR+şekil” ibareli başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın nihai olarak TPMK tarafından reddedildiğini, oysaki başvuru markasındaki ibarenin “arı bulunuyor” ve “arı ürünleri burada”anlamlarına geldiğini, arı ibaresine vurgu yapıldığını, “var” ibaresinin sadece vasıf kattığını, davalı markasının davacı markalarının serisi olarak algılandığını, taraf markalarının birbirini çağrıştırdığını, ortak, benzer ve ilişkili türden malları kapsadığını, malların aynı raflarda ve aynı tür mallarla birlikte satılacağını ileri sürerek 2017-M-6180 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraf marka kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı/benzer olduğu, “ARI” ibaresinin ayırt edici gücünün düşüklüğü nedeniyle markalar arası benzerliğe bütünsel olarak yaklaşıldığı, 556 sayılı KHK 8/l-b maddesi anlamında markalar arasında bir benzerlik ve iltibas tehlikesi oluşmadığı, zayıf marka seçen ya da markası yaygın kullanımla zayıflayan tarafın bu markanın farklı unsurlarla kullanımına katlanmak mecburiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.