11. Hukuk Dairesi 2011/1247 E. , 2012/9039 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2010 tarih ve 2009/191-2010/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1247 E. , 2012/9039 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2010 tarih ve 2009/191-2010/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Müvekkilinin “FLORFEN” ibareli marka tescil başvurusunun resmi marka bülteninde ilan edildiğini, ancak davalı şirketin “LORFEN” ibareli markasına dayalı olarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğunu, söz konusu itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edilmediğini ancak itiraz üzerine TPE YİDK kararı ile başvurudan “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler ve elementler” ürünlerinin çıkartıldığını, bu kararın hukuka uygun bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan başvuruda yer alan ve piyasaya sunulan ilacın etken maddesinin davalıya ait markanın etken maddesinden farklı olduğunu, ilaçların doktor, veteriner ve eczacılara hitap ettiğini, birbirinin yerine kullanmasının objektif olarak mümkün bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararın iptaline ve reddedilen ürünler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunup bulunmadığının tespitinde anılan ürünlerin kullanılmasına muayene ve düzenlediği reçetelerle yol veren eczacı, hekim ve veteriner hekim gibi kişilerin algısının dikkate alınmasının icab ettiği, davacının başvurusunun florfen, redde dayanak markanın ise lorfen sözcüklerinden oluştuğu, aralarındaki tek farkı f harfi olduğu ancak okunuşta bu harfin niteliği gereği tam ve net olarak farklılık ortaya koymasının mümkün olmadığı, başvuru konusu işaretin flofenikol etken maddesinden üretilmiş olmasının işaretle markayı farklı kılmaya yetmediği zira aynı etken maddeden üretilmelerine karşın iltibası önleyecek kadar farklılaştırmalarının da mümkün olduğu, işaretle markanın görsel ve sesçil olarak benzerliklerinin hemen ilk bakışta ve derhal göze çarptığı, farklı zamanlarda iki ayrı marka olduğunun veya birbirinden bağımsız işletmelere ait ürünleri simgeleyen işaret olduklarının algılanmasının mümkün olmadığı, davalıya ait markanın tıbbi müstahzar emtialarını içerdiği, bu ürünlerin esasen davacının başvuru kapsamında olup reddedilen “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler ve elementleri” içerdiği, bu bağlamda ürünlerin aynı tür olduğu, ürünlerin her birinin ilaç satışına has, eczane vb iş yerlerinde satışa sunulması, benzer alıcı iş çevrelerine hitap etmeleri, aynı ve benzeri ile ihtiyaçları gidermeleri, birbiriyle rekabet etme ve birinin diğerini tamamlama işlevleri ile özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimali gözetildiğinde davalı markasının kapsamında bulunan ürünler ile başvuru kapsamında yer alan ürünlerin aynı tür olarak kabul edilmelerinin zorunlu bulunduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, başvuru konusu işaretle davacı markasını aynı anda görüp detaylarını karşılaştırmayan ve daha önce yararlandığı 5/1 sınıf mallarla ilgili davalıya ait markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki mal ve hizmet alımlarında aynı markayı taşıyan ürünlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki doktor, veteriner hekim ve eczacı gibi alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, ürünler ile ilgili satın alma süresi içerisinde davalı markasını taşıyan ürünlerden satın almak isterken davacının işaretini taşıyan ürünleri satın alma yönünde tercihte bulunabilecekleri, bir kısım alıcıların iki marka karşısında bulunduklarını anlayabilseler bile markanın ve işaretin birbiriyle idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunmalarının kaçınılmaz olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.