T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2030 KARAR NO : 2025/2482 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 13.11.2025 NUMARASI : 2025/203 ESAS DAVA KONUSU : Tespit|Tapu İptali Ve Tescil KARAR YAZIM TARİHİ : 26.12.2025 İSTEM: Davacılar vekili, müvekkillerinin 11.02.2010 tarihinde .... AŞ’de kurucu ortak olduklarını, bu şirketi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2030 KARAR NO : 2025/2482 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 13.11.2025 NUMARASI : 2025/203 ESAS DAVA KONUSU : Tespit|Tapu İptali Ve Tescil KARAR YAZIM TARİHİ : 26.12.2025 İSTEM: Davacılar vekili, müvekkillerinin 11.02.2010 tarihinde .... AŞ’de kurucu ortak olduklarını, bu şirketin pişir marka isimli bir fikir ürettiklerini ve .... Adi Ortaklığını kurduklarını, ortaklarının ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu, şirket ortaklarının başka şirketlere de ortak olduklarından birbirlerine hisse vermeyi taahhüt ettiklerini, müvekkilinin sahip oldukları ... AŞ’den bütün diğer ortaklara eşit hisse olacak şekilde bila bedel hisse verdiklerini, altışar orta olacak şekilde anlaştıklarını, ancak davalıların taahhüt ettikleri pay devirlerini yapmadıklarını, davalıların, davalı şirket ... AŞ.’nin hisselerini müvekkillerine devretmeyi taahhüt ettikleri halde yerine getirmediklerini, müvekkillerine ve adi ortaklığa ait mal varlıklarını ele geçirdiklerini, ... şirketinde ... ve ...’ın 3/6 şar ve 750’şer pay sahibi (toplam 1500 pay) iken genel kurul sonrası müvekkillerinin hisselerinin 4500 payda 750’ye yani 1/6 ya düştüğünü, diğer davalıların (..., ..., ..., ...’ın) pay sahibi olduğunu, davalıların taahhüt ettikleri davalı olan ... AŞ.’ye ait paylarını müvekkillerine devretmediklerini, tedbiren bu payların müvekkillerine devredilmesi gerektiğinden üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için tedbir konulmasını, yine davalı şirketin tek mal varlığı olan .... Mah. ... ada ... parseldeki taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu şirkete ait hisselerin %50'sine tekabül eden kısmının müvekkilleri adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesi, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacılar vekili, karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, mahkeme kararının gerekçe içermediğini, dosyaya sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, belirtip ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık adi ortaklık iddiasına dayalı davalı şirket hisselerinin üçüncü kişiye devrinin önlenmesi bakımından sicil kayıtlarına ve yine yine davalı şirkete ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 6100 sayılı HMK.'nun 389. maddesi; "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." 6100 sayılı HMK.'nun 390. maddesi; "tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmünü içermektedir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri; ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Dosyadaki bilgi, belgelere göre somut olayda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla davacıların istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/203 esas sayılı dosyasında verilen 13.11.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan tahsil edilen istinaf karar ve ilam harcı yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacılar tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.