15. Ceza Dairesi 2013/27131 E. , 2016/2905 K. MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hileli İflas Hileli iflas suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçi iflas idaresi vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu …
**15. Ceza Dairesi 2013/27131 E. , 2016/2905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hileli İflas Hileli iflas suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçi iflas idaresi vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, ........ yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı tarihte defterleri kanuna uygun muhasebe–teknik kurallarına, muhasebe prensiplerine uygun tutturmadığı, şirket sözleşmesine aykırı doldururak kar payı çektiği ve şirket aktifini eksilttiği, ........ ve ...... aykırı hareket ederek şirketin aktif tarafını kendi çıkarlarına harcadığı, şirketin alacaklılarını zarara sokacak ve uğratacak şekilde hareket ettiği, şirketin aktif tarafını azaltmasına ve boşaltmasına rağmen ve aktif hale getirmesine rağmen alacaklar göstererek aktifi fazla gösterdiği, ilk bakışta özvarlığını kaybetmiş şirket olarak gözükmesini sehven engelllediği, 2007 yılı defterlerini tutturmadığı, defterlerin boş olduğu, bu şekilde sanığın hileli iflas suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 161/1 maddesinde öngörülen hileli iflas suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.