11. Hukuk Dairesi 2019/3718 E. , 2020/1103 K. "" MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada... 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/09/2018 tarih ve 2017/666 E- 2018/612 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/2488 E- 2019/722 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vek…
**11. Hukuk Dairesi 2019/3718 E. , 2020/1103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada... 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/09/2018 tarih ve 2017/666 E- 2018/612 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/2488 E- 2019/722 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı ...'a... 29. Noterliği'nin 12867 yevmiye numaralı ve 11/07/2000 tarihli işlemi ile vekaletname verdiğini, davalı ...'ın vekalet yetkisini kötüye kullanmak suretiyle, kendisinin rızası dışında... 29. Noterliğinin 20/10/2000 tarihli ve 20623 yevmiye numaralı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile dava dışı Turaç Dış Tic. Ltd. Şti'deki 30.000,00 TL'lik payının 29.250,00 TL'lik kısmını davalı ...'a devrettiğini, hisse devir sözleşmesinde “bedelini nakten ve tamamen aldım” şeklinde ibare olduğu, ancak vekalette ahzu kabz, sulh ve ibra yetkisinin verilmediğini, müvekkiline de bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, söz konusu hisse devir sözleşmesinin iptali ile devre konu hisselerin kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının söz konusu pay devrinden sonra gerçekleşen ortaklar kurulu toplantılarına devirden sonraki pay durumuna karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın katıldığını, dolayısıyla devirden haberdar olmamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle yapıldığı iddia edilen hisse devir işlem tarihinin 20/09/2000 olduğu, dava tarihinin ise 17/10/2017 olduğu, somut olayda Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesinde düzenlenen 10 (on) yıllık zaman aşımı süresinin dahi dolduğu ve davalı tarafın yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde zaman aşımı defini ileri sürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.